Prostat biyopsisi, prostatındaki değişikliklerin teşhisi ve prostat kanserinin saptanması için önemli bir işlemdir. Biyopsi sırasında ürolog, prostattan birkaç örnek alır ve bu örnekler daha sonra patolog tarafından incelenir. Prostat biyopsisi genellikle ayakta tedavi kapsamında lokal anestezi altında ve sıklıkla MRG, ultrason veya TRUS yardımıyla gerçekleştirilir.
Özellikle PSA değerinde belirgin bir artış olduğunda veya prostat kanseri şüphesi bulunduğunda, doku örneği çok önemli bilgiler sağlar. İşlem güvenli bir yöntem olarak kabul edilir, ancak enfeksiyon, kanama veya diğer komplikasyonlar gibi belirli riskler mevcuttur. Transperineal veya transrektal prostat biyopsisi gibi modern yöntemler, tanının doğruluğunu artırır. Sonuçlar, prostatın iyi huylu ve kötü huylu bölgelerini ayırt etmeye yardımcı olur.
Tanım: Ultrason kılavuzluğunda transrektal prostat biyopsisi
Prostat biyopsisi, prostat kanseri tanısını kesinleştirebilir. Bu, ürolojide en sık uygulanan işlemlerden biridir.
Bu işlemin uygulanmasında genel olarak kabul gören standart, rektum yoluyla erişimdir. Bu işlemde biyopsi, endorektal prob aracılığıyla ultrason kontrolü altında incelenir ve yönlendirilir.
Ayrıca günümüzde tıbbi müdahalelerde ağrıyı önlemek standart bir uygulamadır. Amerikan ve Avrupa üroloji dernekleri, örneğin konduksiyon anestezisi yoluyla güvenli ağrı giderilmesini şart koşmaktadır.
İki taraflı lokal kanal anestezisi, ağrının etkili bir şekilde azaltılmasından tamamen ortadan kaldırılmasına kadar uzanan basit bir yöntemdir.

Prostat kanseri tanısında prostat biyopsisinin önemi
Tüm ilerlemelere rağmen, prostat kanseri ancak tümör erken bir aşamada teşhis edildiğinde tedavi edilebilir. Bu durumda tümör prostatla sınırlıdır ve henüz diğer organlara yayılmamıştır. Prostat taraması, prostat kanserinin erken evrelerinin giderek daha sık teşhis edilmesini mümkün kılmaktadır. Bu erken evreler genellikle dijital rektal muayene sırasında tespit edilemez.
Prostat kanserinin evrelerinin daha küçük, erken evrelere kaymasıyla birlikte, yeterli tanının konulabilmesi için yüksek tanısal değere sahip bir prostat biyopsi tekniği temel öneme sahiptir. Bu bağlamda, primer tümörün tedavi öncesi doğru bir şekilde evrelenmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak bu şekilde doktorlar, hasta için en uygun tedavi seçeneklerini belirleyebilir ve bunları hastanın tümörüne göre bireysel olarak uyarlayabilirler.
Eskiden, transrektal ultrason (TRUS) kontrolü altında yapılan sekstant biyopsisi, prostat kanserinin histolojik tanısını doğrulamak için kabul görmüş altın standart olarak kabul ediliyordu. Günümüzde kılavuzlar, prostatın ilk biyopsisinde 10-12 silindir numune alınmasını önermektedir. Karsinomların en az yüzde 70’i prostatın periferik bölgesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, ilk biyopsi sırasında hekim sadece prostatın periferik bölgesinden en az 10 silindir örnek almalıdır.

Prostat biyopsisi yapılmasına yönelik endikasyonlar
Aşağıdaki durumlarda prostat biyopsisi yapılmalıdır:
- muayene eden hekim prostat içinde sert bir nodül palpe ettiğinde (anormal rektal muayene bulgusu),
- kontrollerle doğrulanmış, yaşa bağlı olarak 3 ila 4 ng/ml'den yüksek bir PSA değeri varsa,
- prostatın transrektal ultrasonunda dikkat çekici bir bulgu görülürse (karsinomlar genellikle çevreleyen prostat dokusundan daha koyu renklidir)
Prostat biyopsisine hazırlık
Prostat biyopsisi öncesinde ve sonrasında hasta 5 gün boyunca yüksek dozda antibiyotik profilaksisi uygulamalıdır. Bu amaçla giraz inhibitörleri (kinolon antibiyotikler) kullanılır.
Tüm invaziv işlemlerde olduğu gibi, kan pıhtılaşması kontrol edilmeli ve normal değerlerde olmalıdır. Bu, hastanın kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçları kesmesi gerektiği anlamına gelir.
Prostat biyopsisi prosedürü
Transrektal ultrason kılavuzluğunda yapılan ve en az 10 örnek alınan standart prostat biyopsi protokolü aşağıdaki adımlardan oluşur:
- Hasta sol yan yatış pozisyonuna getirilir.
- Anal mukoza, mukoza anesteziği uygulanarak uyuşturulur.
- Transrektal ultrason için, üzerine kılavuz yerleştirilmiş bir endorektal prob kullanılır.
- Prostat hacmi, transrektal ultrasonografi ile elipsoid formülü kullanılarak belirlenir. Ultrason tanısı kapsamında morfolojik olarak dikkat çeken alanlar belgelenir.
- Ağrıyı etkili bir şekilde önlemek için prostatın her iki tarafına lokal konduksiyon anestezisi uygulanır. Bunun için ultrason kontrolü altında ince bir iğne ile prostat tabanına yüzde bir konsantrasyonlu 5 ila 10 ml lokal anestezik enjekte edilir. İlaç birkaç dakika içinde etkisini gösterir.
- Prostatın 10'lu biyopsisi, TRUS rehberliğinde, her bir yan lobun periferik bölgesinden beşer silindir alınarak gerçekleştirilir. Prostat biyopsisi için, piyasada bulunan standart bir biyopsi tabancasına 18 Gauge 24 cm'lik bir biyopsi iğnesi takılır.

Genellikle biyopsi ayakta tedavi kapsamında gerçekleştirilir.
Prostat biyopsisinin olası komplikasyonları
Antibiyotik profilaksisine rağmen, 10 ila 12 kesme silindirinin alındığı prostat biyopsilerinin yaklaşık yüzde 2'sinde şiddetli prostatit (prostat iltihabı) gelişir. Bu durum, yüksek dozda intravenöz antibiyotik tedavisi için hastaların hastaneye yatırılmasını gerektirir.
Transrektal prostat biyopsisinin korkulan, ancak günümüzde çok nadir görülen bir komplikasyonu, hemoroidal damarlardan kaynaklanan rektal kanamadır. Bu durum, hasta ve ürolog için başlangıçta rektum ampulünde gizli bir şekilde ilerlediği için tehlikelidir.
Kanama, ancak dışkıda büyük miktarda kan görülmesi ve muhtemelen dolaşımla ilgili semptomların ortaya çıkmasıyla fark edilir. Ancak, yüzde 1'in altındaki görülme sıklığıyla bu, çok nadir bir komplikasyondur. Genellikle konservatif önlemlerle kontrol altına alınabilir.
Sık Sorulan Sorular
Prostat biyopsisi ne zaman gereklidir?
Prostat biyopsisi, yüksek PSA değeri, muayenede dikkat çeken bulgular veya prostat içinde şüpheli odakların prostat kanseri şüphesine işaret etmesi durumunda yapılır. Üroloji uzmanı, kılavuzlara ve MRG, ultrason veya TRUS ile yapılan tanıya dayanarak prostat biyopsisinin uygun olup olmadığına karar verir.
Prostat biyopsisi nasıl yapılır?
“Prostat biyopsisi nasıl yapılır?” diye merak edenler, bu işlemin genellikle ayakta tedavi kapsamında gerçekleştirildiğini bilmelidir. Lokal anestezi uygulandıktan sonra veya bazı durumlarda genel anestezi altında, perineal veya transrektal yoldan bir biyopsi iğnesi sokulur. Transperineal biyopsi veya transrektal prostat punch biyopsisinde, prostatın çeşitli bölgelerinden doku örnekleri alınır.
Prostat biyopsisinin riskleri nelerdir?
Prostat biyopsisi güvenli bir işlem olmakla birlikte, yine de bazı riskleri bulunmaktadır. Riskler ve yan etkiler arasında kanama, enfeksiyon, idrar yaparken rahatsızlık hissi veya nadiren prostat iltihabı sayılabilir. Önlem olarak genellikle bir antibiyotik verilir ve işlem steril koşullar altında gerçekleştirilir.
Prostat biyopsisinin sonucu ne zaman çıkar?
Alınan örnekler ve prostat dokusu, patolog tarafından mikroskop altında incelenir. Prostat biyopsisinin sonucu genellikle birkaç gün içinde hazır olur ve dokudaki değişikliklerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu gösterir. Biyopsi sonuçları ayrıca prostat kanserinin yayılma olasılığı hakkında da bilgi verir.
Tekrar prostat biyopsisi gerekli olabilir mi?
Evet, bulgular şüpheli olmasına rağmen kesin bir tanı konulamamışsa veya yeni değişiklikler ortaya çıkarsa, tekrar biyopsi yapılması gerekebilir. Özellikle MRG kılavuzlu prostat biyopsisi veya tekrar biyopsi sonrasında doku alınması, daha fazla önemli bilgi sağlayabilir ve tedavi planlaması açısından prostat biyopsisinin sonuçlarını iyileştirebilir.
Tıp yazarı hakkında
Sabine Schneider
Baş editör
