Sanki ayakkabınızda sürekli küçük bir taş varmış gibi hissedersiniz; her adımda baskı yapar ve acı verir. Ancak baktığınızda ayakkabının içi boştur. Bunun yerine, derinin altında sertleşmiş yumrular hissedersiniz. Bu durum genellikle Ledderhose hastalığına işaret eder. Bu, ayak tabanında görülen iyi huylu bir doku değişikliğidir; hayati tehlike oluşturmasa da, yürürken hissedilen ağrı nedeniyle yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlayabilir. Genellikle hastalık uzun süre göz ardı edilir veya basit bir aşırı yüklenmeyle karıştırılır; ta ki ayak tabanındaki yumrular o kadar büyüyüp normal yürümeyi bir işkenceye dönüştürene kadar. Adını Alman cerrah Georg Ledderhose’dan alan bu hastalık, eldeki benzer bir rahatsızlıkla yakından ilişkilidir. Ayağınızda tam olarak neler olduğunu, tabanlıkların nasıl yardımcı olabileceğini ve ne zaman ameliyatın kaçınılmaz olduğunu size açıklıyoruz.
Ledderhose hastalığı nedir?
Ledderhose hastalığı, ayak tabanındaki bağ dokusunda görülen iyi huylu bir büyümedir. Hastalık, topuktan ayak parmaklarına kadar uzanan ve ayağın uzun kemerini sabitleyen sert bir tendon tabakası olan plantar fasyayı (plantar aponevroz olarak da bilinir) etkiler. Dokudaki düzensiz bir düzenleme nedeniyle iyi huylu nodüller ve şeritler oluşur; bunlar zamanla büyüyüp sertleşebilir.
Hastalık ilk kez 1894 yılında Alman cerrah Georg Ledderhose tarafından tanımlanmış ve bu nedenle onun adını almıştır (İngilizce'de Ledderhose Disease olarak da bilinir). Ledderhose hastalığı kronik bir hastalıktır; bu, genellikle yavaş ilerlediği ve alevlenmelerle seyredebileceği anlamına gelir. Bu hastalık, avuç içinde benzer değişikliklerin ortaya çıktığı ve parmakların bükülmesine neden olan Dupuytren hastalığı ile yakından ilişkilidir. Nitekim birçok hasta aynı anda hem elinde hem de ayağında değişiklikler yaşar.
Nedenleri: Hastalık neden ortaya çıkar?
Ledderhose hastalığının ortaya çıkmasının kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak uzmanlar, hastalığın bazı ailelerde sıkça görülmesi nedeniyle genetik bir yatkınlık olduğunu düşünmektedir. Bağ dokusunun en ufak yaralanmalara (mikro travmalar) aşırı yara izi oluşumu ile tepki verdiği bir yatkınlık olduğu görülmektedir.
Buna ek olarak, fibromatozların ortaya çıkmasını kolaylaştırabilecek bazı risk faktörleri de bulunmaktadır:
-
Diyabet
-
Düzenli alkol tüketimi (karaciğer hasarı)
-
Epilepsi (veya buna karşı kullanılan belirli ilaçlar)
-
Sigara
Her ne kadar nodüller bir tümör gibi görünse de, Ledderhose hastalığı iyi huylu bir lezyondur. Nodüller kötü huylu bir dönüşüme uğramaz, yani metastaz yapmaz.
Ledderhose hastalığının belirtileri ve seyri
Başlıca belirti, ayak tabanında, genellikle ayak kemerinin orta kısmında elle hissedilebilen nodüller ve sertleşmelerdir. Başlangıçta bunlar genellikle küçüktür ve ağrısızdır. Ancak hastalık ilerledikçe nodüller büyüyebilir ve nodüller ile şeritler oluşturabilir.
Tipik şikayetler şunlardır:
-
Ayak tabanındaki nodüller: Derinin altında kaydırılabilen veya tendon plakasına sıkıca yapışmış, sert ve genellikle birden fazla nodül.
-
Yürürken ağrı: Şişlikler belirli bir boyuta ulaştığında veya elverişsiz bir konumda bulunduğunda, ayak basıldığında baskı ağrısı ortaya çıkar.
-
Gerginlik hissi: Plantar fasyanın sertleşmesi, ayak parmaklarına kadar yayılan bir gerginlik hissine yol açabilir.
Eldeki Dupuytren hastalığından farklı olarak, Ledderhose hastalığında görülen şeritler nadiren ayak parmaklarının bükülmesine neden olur; çünkü ayağındaki tendon tabakası farklı bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, günlük yaşamda şiddetli ağrı ve yürüme zorluğu sıklıkla görülür.

Ledderhose hastalığında ayak tabanında zararsız ancak rahatsız edici nodüller oluşur @ Farantsa /AdobeStock
Teşhis: Ledderhose hastalığı nasıl teşhis edilir?
Ledderhose hastalığı şüphesi genellikle semptomların tanımlanması ve ayağın muayenesi ile ortaya çıkar. Doktor, nodüllerin tam olarak nerede olduğunu ve dokunun ne kadar sertleştiğini kontrol eder.
Teşhisi kesinleştirmek ve diğer hastalıkları (kötü huylu tümörler veya kistler gibi) dışlamak için doktorlar görüntüleme yöntemlerinden yararlanır.
-
Ultrason (sonografi): Bu yöntemle plantar aponevrozdaki nodüller iyi bir şekilde görüntülenebilir.
-
MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme): MRG, derinlikteki yayılımın kesin görüntülerini sağlar. Bu, özellikle bir ameliyat planlandığında, fibromatozun ayak kaslarına ne kadar derine uzandığını görmek açısından çok önemlidir.
Kesin bir tanı için genellikle bir ayak cerrahisi veya radyoloji kliniğine başvurmak tavsiye edilir. Burada ultrason veya MRG gibi yöntemler netlik sağlayabilir.
Ledderhose hastalığının tedavisi: Konservatif
Tedavi, hastanın yaşadığı rahatsızlık derecesine göre belirlenir. Nodüller küçük ve ağrısız olduğu sürece genellikle beklemede kalınabilir. Ancak şikayetler ortaya çıkarsa, ilk adım konservatif tedavidir.
Ortopedik tabanlık En önemli yardımcı araç tabanlıklardır. Bunlar kişiye özel olarak uyarlanır ve nodülün bulunduğu yerde bir oyuk (yumuşak yastıklama) bulunur. Bu sayede yürürken nodüller üzerindeki baskı azaltılır. Ortopedik tabanlıkların büyümeyi durdurması mümkün olmasa da, Morbus Ledderhose'da ağrıları genellikle önemli ölçüde hafifletebilir.
Radyoterapi Erken evrelerde, nodüllerin hala aktif olarak büyüdüğü durumlarda, düşük dozda röntgen ışınlaması hücre büyümesini yavaşlatabilir ve nodüllerin boyutunu küçültebilir. Bu konu hakkında daha fazla bilgiyi Radyoterapi bölümümüzde bulabilirsiniz.
Fizyoterapi: Baldır kasları ve plantar fasya için germe egzersizleri, tendon plakasındaki gerginliği azaltmaya ve şikayetleri hafifletmeye yardımcı olabilir.
Cerrahi Tedavi: Ne Zaman Ameliyat Gerekir?
Tabanlık ve fizyoterapi gibi konservatif önlemler artık yeterli gelmediğinde ve hasta sürekli ağrı çekiyorsa, cerrahi tedavi düşünülür. Ayrıca, nodlar o kadar büyümüşse ki hiçbir ayakkabı ayağa sığmıyorsa da cerrahi müdahale uygun olur.
Ledderhose hastalığının cerrahi tedavisi için çeşitli yaklaşımlar vardır:
-
Düğümlerin çıkarılması: Bu yöntemde sadece gözle görülebilen düğümler kesilerek çıkarılır. Bunun dezavantajı, nüks oranının (hastalığın tekrar etme sıklığı) çok yüksek olmasıdır. Plantar fasyanın geriye kalan dokusundan hızla yeni Morbus Ledderhose oluşabilir.
-
Kısmi veya tam fasiyektomi: Nüksü önlemek için uzmanlar genellikle etkilenen tendon tabakasının (plantar aponevroz) tamamını çıkarır. Bu daha büyük bir ameliyattır, ancak hastalığın tekrarlama riskini önemli ölçüde azaltır.
Ayak tabanındaki yara iyileşmesi genellikle zor olduğundan ve cilt gergin durumda olduğundan, cerrahi olarak çıkarılması zorlu bir işlemdir. Ameliyat sonrası genellikle birkaç hafta boyunca ayağa tam yük bindirilmemesi gerekir.

Ledderhose hastalığında şok dalgası tedavisi @ Dan Race /AdobeStock
Prognoz ve hastalıkla yaşamak
Ledderhose hastalığı kronik bir hastalıktır. Bu, Ledderhose hastalığının başarılı bir şekilde tedavi edilmesinden sonra bile hastaların dikkatli olmaları gerektiği anlamına gelir. Ameliyattan sonra bile, çıkarılan fasyanın kenarlarında yeni nodüller oluşabilir.
Bununla birlikte, hastalık genellikle iyi bir şekilde yönetilebilir. Yumuşak ayakkabılar, tabanlık ve erken tedavi sayesinde çoğu hasta ağrısız bir yaşam sürebilir. Ledderhose hastalığı iyi huylu bir hastalık olduğu için genel yaşam beklentisi etkilenmez. Nodüllerin yeniden büyümesini erken aşamada tespit etmek için düzenli kontroller önemlidir.
SSS: Ledderhose hastalığıyla ilgili en önemli 8 soru
Ledderhose hastalığı nedir?
Ledderhose hastalığı, ayak tabanındaki bağ dokusunda görülen iyi huylu bir hastalıktır (plantar fibromatoz). Bu hastalıkta, tendon tabakasında (plantar fasya) sert nodüller ve şeritler oluşur ve bunlar yürürken ağrıya neden olabilir.
Ledderhose hastalığı tehlikeli midir?
Hayır, Ledderhose hastalığı iyi huylu bir hastalıktır. Bu nodüller kötü huylu bir tümör değildir ve metastaz yapmazlar. Asıl sorun, ağrı ve yürüme yeteneğinin kısıtlanmasıdır.
Topaklar kendiliğinden geçer mi?
Genellikle nodüller kendiliğinden gerilemez. Ledderhose hastalığı, sıklıkla alevlenmelerle seyreden kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmezse nodüller büyüyebilir veya sayısı artabilir.
Ledderhose hastalığında ortotik tabanlıkların faydası var mı?
Evet, ortopedik tabanlıkların kullanımı konservatif tedavide altın standarttır. Şişliğin bulunduğu yerde hedefli bir oyuk (delik veya yumuşak dolgu) oluşturulması sayesinde, basarken uygulanan basınç azaltılır ve bu da ağrıyı önemli ölçüde hafifletir.
Ne zaman ameliyat gerekir?
Tabanlık gibi konservatif önlemler artık rahatlama sağlamadığında, yürürken ağrı dayanılmaz hale geldiğinde veya nodüller o kadar büyüdüğünde ayakkabı giymeyi imkansız hale getirdiğinde, nodüllerin veya tüm tendon plakasının cerrahi olarak çıkarılması önerilir.
Dupuytren hastalığından farkı nedir?
Her iki hastalık da fibromatozlara aittir ve sıklıkla birlikte görülür. Dupuytren hastalığı elin avuç içini etkiler ve parmakların bükülmesine yol açar. Ledderhose hastalığı ise ayak tabanını etkiler ve öncelikle baskı ağrısına, daha nadiren de ayak parmaklarının bükülmesine neden olur.
Ledderhose hastalığını hangi doktor tedavi eder?
İlk başvurulacak kişi genellikle bir ortopedi uzmanı veya ayak cerrahıdır. Erken evrelerde radyoterapistler de tedaviye dahil edilebilir. MRG ile teşhis için bir radyolog sorumludur.
Ledderhose hastalığı önlenebilir mi?
Kesin nedeni bilinmediği ve genetik faktörlerin büyük rol oynadığı için kesin bir önleme yöntemi yoktur. Ancak aşırı alkol tüketimi ve sigara içme gibi risk faktörlerinden kaçınmak, genel olarak fibromatoz riskini azaltabilir.
Yazıyı paylaş
