Fakoemülsifikasyon, günümüzde katarakt tedavisinde standart yöntemdir ve modern oftalmolojinin en önemli prosedürlerinden biridir. Fakoemülsifikasyonda, gözdeki bulanıklaşmış mercek ultrason yardımıyla parçalanır ve ardından emilerek çıkarılır. Cerrahi olarak gerçekleştirilen bu işlem, katarakt ameliyatının temel bir parçasıdır ve bulanıklaşmış göz merceğinin etkili bir şekilde çıkarılmasını sağlar.
Ardından, doğal merceğin yerine genellikle bir göz içi merceği yerleştirilir. Fakoemülsifikasyon, özellikle gözü koruyan bir yöntem olarak kabul edilir ve katarakt tedavisinde rutin olarak uygulanır. Modern teknolojinin kullanımı sayesinde birçok hastanın görme yetisi önemli ölçüde iyileşir. Oftalmolojide bu yöntem, güvenli ve hassas bir çözüm olarak kendini kanıtlamıştır.
Katarakt Ameliyatı Yöntemleri
Almanya’da her yıl 900.000’e yakın katarakt ameliyatı gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla bu müdahale, ülkedeki en sık yapılan ameliyatlardan biridir.
Sağlıklı göz ile kataraktlı gözün karşılaştırması @ Alessandro Grandini /AdobeStock
Bulanıklaşmış merceğin çıkarılması için iki ana yöntem bulunmaktadır:
- fakoemülsifikasyon ve
- femtosaniye lazer
Her iki yöntem de benzer derecede güvenli ve etkili kabul edilmektedir.
Tıpta katarakt, gözdeki merceğin giderek bulanıklaşması olarak tanımlanır. Bu süreç yavaş ilerleyebileceğinden, bu hastalıkta acil bir ameliyat gerekmez.
Genellikle hastalar, “göz merceği değişimi” için doğru zamanın ne olduğunu kendileri belirler. Görme yetisinin kısıtlanması, kendi sağlıkları ve başkalarının sağlığı için tehlike oluşturmaya başlayana kadar beklememelidirler.
Belirli bir beslenme şeklinin veya ilaçların katarakt tedavisinde yardımcı olduğuna dair haberler sık sık duyulmaktadır. Ancak günümüz bilgilerine göre bu konuda yeterli kanıt bulunmamaktadır. Katarakt için şu anda tek tedavi yöntemi, bulanıklaşmış göz merceğinin değiştirilmesidir.
Buna ek olarak, çok uzun süre beklemek mercek sertleşmesini artırır. Bu da daha sonraki bir ameliyatta, katarakt ameliyatının başarısını olumsuz etkileyebilecek komplikasyonlara yol açabilir.
Fakoemülsifikasyon
Fakoemülsifikasyon, katarakt tedavisinde en yaygın olarak kullanılan ayakta tedavi ameliyat yöntemidir. Bu yöntem, klinik uygulamada adeta klasik tedavi şekli olarak kabul edilmektedir.
Ameliyat, damla anestezisi altında gerçekleştirilir. Ameliyat başlamadan önce hastaya, göz hareketlerini durdurmaya yarayan uyuşturucu göz damlaları verilir.
Ardından, fakoemülsifikasyon uzmanı, fako iğnesini göz küresinin sklerası (beyaz kısmı) içinden gözün içine doğru ilerletir. Merceğe ulaştığında iğne etkinleştirilir ve ultrason dalgaları yayar.
Kataraktta lens daha sert olduğundan, ultrason dalgaları lensin iç kısmını parçalamak için çatlaklar oluşturur. Lens parçaları son olarak bir emme cihazı ile dışarı atılır.
Göz merceğini yerinde tutan ince kapsül kesesi, fakoemülsifikasyon sırasında korunur. Bu kapsül, işlem sırasında yapay merceğin yerleştirilmesi için kullanılır.
İşlem toplamda 20 ila 30 dakikadan fazla sürmez. Çıkarılan lensin yapay lensle değiştirilmesi, tedavinin son aşamasını oluşturur.
Fakoemülsifikasyon, ultrasonla uyarılan bir kanül yardımıyla göz merceğinin çekirdeğini parçalar; bir emme-yıkama cihazı ise parçaları emer @ RFBSIP /AdobeStock
Femtosaniye lazer ve fakoemülsifikasyon karşılaştırması
Her zaman olduğu gibi, tıp alanındaki ilerlemeler oftalmolojide de devam etmektedir. Bu nedenle, gelecekte “femtosaniye lazer” adı verilen yöntem, fakoemülsifikasyona rakip olabilir.
2019 yılında İngiltere’de yapılan bir çalışmada, her iki yöntemin de katarakt tedavisinde eşit derecede etkili olduğu ortaya çıktı.
Tek fark, işlem sırasında kapsül yırtılmasının görülme sıklığıdır. Femtosaniye lazerle yapılan ameliyatlarda hiçbir hastada bu durum görülmezken, fakoemülsifikasyon uygulanan hastaların yaklaşık %3’ünde bu tür bir komplikasyon yaşandı.
Femtosaniye lazerle katarakt ameliyatı @ romaset /AdobeStock
Fakoemülsifikasyonun riskleri
Fakoemülsifikasyon, iyi yerleşmiş bir standart tedavi yöntemi olduğu için komplikasyon oranı yalnızca yaklaşık %2’dir.
Bununla birlikte, her invaziv işlemde olduğu gibi, elbette bazı riskler ortaya çıkabilir.
Olası riskler arasında şunlar yer alır:
- Kanamalar
- Enfeksiyonlar
- Kornea sıyrıkları
- Arka lens kapsülünde yırtılma
- Kullanılan anestezik maddelere karşı alerjik reaksiyon
- Artmış parlaklık hassasiyeti (özellikle genç hastalarda)
- Yapay lensin yer değiştirmesi durumunda tekrar düzeltme ameliyatı veya
- Sekonder katarakt (görme bozukluğuna yol açan, ameliyattan sonraki ilk 3 yıl içinde vakaların %3'ünden azında görülen, kalan arka lens kapsülünün bulanıklaşması)
Fakoemülsifikasyonda prognoz
Fakoemülsifikasyonda prognoz, büyük ölçüde ameliyat sonrası bakım sürecine bağlıdır. Bu süreçte hastalar, işlemin başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.
Bu nedenle hastalar, ameliyat sonrası bakım sürecinde düzenli olarak göz damlası kullanmalıdır. Bu damlalar, iltihap önleyici, antibiyotik etkisi olan ve yara iyileşmesini destekleyen bileşenler içerir.
Ayrıca, cerrah ve tedaviyi yürüten göz doktoru ile olan kontrol randevularına mutlaka gitmelisiniz. Kontroller başlangıçta daha sık aralıklarla yapılsa da, zamanla kontrol aralıkları giderek uzar. Yaklaşık 6 ila 8 hafta sonra uzmanlar yeni görme yardımcısını ayarlar.
Komplikasyonsuz bir seyir ve genel sağlık durumunun iyi olması durumunda, başka tedavilere gerek kalmaz. Bu nedenle fakoemülsifikasyon, katarakt hastalarının görme yeteneğini korumak için iyi bir seçenektir.
Fakoemülsifikasyon Yöntemiyle Katarakt Ameliyatı Uzmanları
Katarakt, göz hastalıkları (oftalmoloji) uzmanlık alanına girer. Fakoemülsifikasyon uzmanları, göz cerrahisi uzmanlığı bulunan göz doktorlarıdır.
Günümüzde katarakt ameliyatları genellikle kliniklerde veya özel muayenehanelerde ayakta tedavi olarak gerçekleştirilmektedir. Bu ameliyatlarda fakoemülsifikasyon, tercih edilen ameliyat yöntemidir.
Sonuç
Fakoemülsifikasyon, günümüzde katarakt tedavisinde standart yöntemdir ve bulanıklaşmış merceğin nazik bir şekilde çıkarılmasını sağlar. Bu modern ultrason ameliyatında, bulanıklaşmış mercek küçük bir kesikten ultrason enerjisiyle, daha doğrusu bir ultrason probu aracılığıyla parçalanır ve ardından emilerek çıkarılır. Cerrah, hassas bir kesi açar ve bir emme-yıkama cihazı ile mercek çekirdeğinin bir kısmını çıkarır; ardından kapsül kesesi içine yapay bir göz içi merceği yerleştirilir.
Bu göz içi lensinin yerleştirilmesi, doğal merceği değiştirmek ve görme yetisini geri kazanmak amacıyla yapılır. Modern katarakt cerrahisi, kırılma gücünü en uygun şekilde ayarlamak için astigmatizm durumunda torik lensler gibi özel yapay lens çeşitlerinin de kullanılmasına olanak tanır. Ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu (ECCE) gibi eski yöntemlere kıyasla, bu yöntem çok daha az invaziv ve daha hassastır. İmplantasyon sayesinde lens kapsülü korunur; bu da stabilite sağlar ve görme yetisinin geri kazanılmasını destekler.
Lensin çıkarılmasından sonra, iltihaplanmayı önlemek ve en iyi sonuçları elde etmek amacıyla göz damlası ile takip tedavisi uygulanır. Bazı durumlarda, örneğin kalan lens epitel hücrelerinin çoğalması nedeniyle lensin yeniden bulanıklaşması gibi durumlarda, daha sonra YAG lazer kapsülotomi gibi bir lazer tedavisi gerekli olabilir. Genel olarak bu tür katarakt ameliyatları sadece görme keskinliğini iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda gözlük kullanımını azaltmaya ve net bir görüşün geri kazanılmasına da yardımcı olur.
Olası riskler ve komplikasyonlara rağmen, katarakt tedavisi, kataraktın başarılı bir şekilde giderilmesi açısından çok güvenli ve etkili kabul edilir.
SSS
Fakoemülsifikasyon nedir?
Fakoemülsifikasyon, katarakt durumunda bulanıklaşmış göz merceğinin çıkarılmasına yönelik bir cerrahi işlemdir. Bu işlemde, göz merceği ultrason yardımıyla parçalanır ve ardından emilerek çıkarılır. Ardından, görme yetisini geri kazanmak için bir göz içi merceği yerleştirilir.
Fakoemülsifikasyon nasıl yapılır?
Fakoemülsifikasyonda korneaya küçük bir kesi yapılır. Ultrason probu yardımıyla lens çekirdeği parçalanır ve çıkarılır. Ardından, genellikle lokal anestezi altında kapsül kesesine yapay bir lens yerleştirilir.
Fakoemülsifikasyon güvenli midir?
Fakoemülsifikasyon, modern katarakt cerrahisinin çok güvenli bir yöntemidir. İşlem hassas bir şekilde gerçekleştirildiği ve oftalmolojide kendini kanıtladığı için riskler ve komplikasyonlar nadirdir.
Fakoemülsifikasyon ne zaman uygulanır?
Fakoemülsifikasyon, göz merceğinin bulanıklaşması, yani katarakt durumunda uygulanır. Amaç, bulanıklaşmış merceğin çıkarılması ve görme yetisinin iyileştirilmesidir.
Ameliyat sonrası bakım nasıl yapılır?
Ameliyat sonrası, iltihaplanmayı önlemek ve iyileşmeyi desteklemek için göz damlası kullanılır. Görme yetisi genellikle hızla düzelir ve ek bir lazer tedavisi nadiren gereklidir.
Tıp yazarı hakkında
