İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tanı · Üroloji

Doku sertliğini ve karaciğer fibrozu ölçmek için karaciğer elastografisi

Sabine_Schneider.pngBaş editörSabine Schneider

Kısa özet — önce en önemlisi

Elastografi, doku sertliğini ve esnekliğini ölçmeye yönelik bir ultrason yöntemidir. Özellikle karaciğer elastografisi, karaciğer fibrozu ve karaciğer sirozunun teşhisinde kullanılır. Bu yöntem, kPa cinsinden nicel ölçüm değerleri sağlar ve klasik ultrasonografiyi tamamlar. Muayene ağrısızdır, klinik olarak kabul görmüştür ve yüksek tanısal değere sahiptir.

Elastografi, dokuların esnekliğini değerlendirmek için kullanılan modern bir yöntemdir ve özellikle karaciğer hastalıklarında uygulanır. Elastografi, ultrason yardımıyla karaciğer biyopsisine gerek kalmadan doku sertliğinin ağrısız bir şekilde incelenmesini sağlar. Karaciğer elastografisi, karaciğer fibrozu ve karaciğer sirozu ile diğer kronik karaciğer hastalıklarının teşhisine yardımcı olur. Muayene sırasında bir prob, karaciğer dokusunun elastikiyetini ölçer ve değerlendirme için nicel değerler sağlar.

Bu tanı yöntemi klinik olarak kabul görmüştür ve doku esnekliğinin objektif bir ölçümüyle klasik ultrasonografiyi tamamlar. Modern ultrason yöntemleri, hassas görüntüleme imkanı sunar ve çeşitli hastalıkların seyrinin izlenmesine yardımcı olur. Elastografi, hasta için hızlı, non-invaziv ve radyasyona maruz kalma riski olmadan gerçekleştirilebilir.

Prostat elastografisi ne zaman gereklidir?

Prostat elastografisi, geleneksel ultrason ve damar görüntüleme (Doppler) ile birlikte,

  • PSA (Prostat Spesifik Antijen) değerinde açıklanamayan artışlar,
  • prostatın muayenesinde belirsiz bulgular,
  • daha önce yapılan prostat biyopsisinde kanser saptanmamış olması ve
  • yüksek riskli hastalarda (ailede prostat kanseri öyküsü olanlar) tarama sırasında kanser şüphesinin devam etmesi durumunda

kullanılır.

Elastographie
Şekil 1: Prostat dokusunun elastikiyetinin renkli gösterimi

Prostat elastografisinin önemi

Anormal prostat bulgularının aydınlatılması, günümüzde de hâlâ bir tanı sorunu teşkil etmektedir. Anormal bulgular arasında yüksek PSA değeri veya palpasyonda sertlik sayılabilir. Rektum yoluyla ultrason (TRUS) ile yapılan prostat muayenesi, umulan tanısal atılımı sağlamamıştır.

Prostat elastografisi, TRUS temelli ek bir görüntüleme yöntemidir. Şüpheli prostat bulgularının değerlendirilmesini iyileştirir.

Bu tür bir elastografi 

  • ağrılı değildir,
  • radyasyona maruz kalma riski yoktur ve
  • hastanın herhangi bir özel hazırlık yapmasını gerektirmez.

Prostat elastografisi nasıl yapılır?

Muayenenin uygulanış şekli, geleneksel TRUS'tan önemli ölçüde farklı değildir. Ancak biraz daha uzun sürer. Doktor önce geleneksel bir TRUS gerçekleştirir.

Elastografi için prostat üzerine neredeyse hissedilmeyecek kadar hafif bir basınç uygulanır. Prob başlığındaki özel bir basınç sensörü, dokunun esnekliğini kaydeder. Cihaz daha sonra ölçülen değerleri normal ultrason görüntüsünün üzerine renkli olarak yansıtır. Böylece doktor, elle hissedilemeyen şüpheli sertleşmeleri ultrasonla tespit edebilir.

Muayene herhangi bir risk taşır mı?

Prostat elastografisi hiçbir risk veya yan etki barındırmaz. Muayene sonrası herhangi bir tedavi gerekmez.

Prostat elastografisi ile ilgili bilgiler

TRUS ve Doppler muayenesi ile birlikte, çoğu durumda prostat bulgularına ilişkin ayrıntılı bir tablo ortaya çıkar.

Elastographie
Şekil 2

Prostat kanseri şüphesi varsa, prostat dokusundan örnek alınması (=biyopsi) gerekir. Doktor genellikle “rastgele biyopsi” adı verilen bir yöntem uygular. Bu yöntemde, kanserin belirli bir olasılıkla bulunabileceği bölgelerden, doku örnekleri büyük ölçüde rastgele alınır.

Elastografi, biyopsi sırasında gerçek zamanlı hedefleme için kullanılabilir. Doktor, şüpheli bölgelerden görsel kontrol altında hedefli bir şekilde örnekler alır. Bu, biyopsinin doğruluğunu önemli ölçüde artırır ve böylece tekrar biyopsilerin yapılmasını önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Elastografi nedir?

Elastografi, çeşitli organların esnekliğini ve doku sertliğini ölçmeye yönelik bir tanı yöntemidir. Özellikle karaciğer elastografisi, karaciğer fibrozu, karaciğer sirozu ve diğer kronik karaciğer hastalıklarını erken aşamada tespit etmek için kullanılır. Muayene, ultrason ve dokudaki kesme dalgalarının yayılma hızını ölçen bir prob yardımıyla gerçekleştirilir. Sonuçlar kPa (kilo-pascal) cinsinden nicel olarak verilir.

Elastografi ne zaman yapılır?

Elastografi, karaciğer hastalıkları, fibroz, siroz veya karaciğer dokusunda diğer değişikliklerden şüphelenildiğinde kullanılır. Kronik hastalıkların klinik değerlendirmesine destek olur ve sıklıkla karaciğer biyopsisini önleyebilir. Ayrıca bu yöntem, prostat kanseri, meme kanseri veya kas ve tümör dokularının incelenmesinde de kullanılır. Muayene, modern bir ultrason cihazı ile ayakta yapılır.

Elastografi nasıl çalışır?

Elastografinin çalışma prensibi, doku esnekliğinin ölçülmesine dayanır. Prob aracılığıyla ultrason dalgaları veya mekanik olarak üretilen kesme dalgaları organa iletilir. Geçici elastografi, Akustik Radyasyon Kuvveti Darbesi (ARFI) veya 2-D kesme dalgası elastografisi (Shear Wave Imaging) gibi yöntemler, yayılma hızına göre dokunun sertliğini belirler. Görüntüleme, ultrasonografinin B-görüntüsünü tamamlayıcı niteliktedir.

Elastografi ne gibi avantajlar sunar?

Elastografi, yüksek tanısal değere sahip, ağrısız bir ultrason yöntemidir. İnvaziv bir müdahaleye gerek kalmadan karaciğer sertliği, doku sertliği ve doku esnekliğinin nicel olarak değerlendirilmesini sağlar. Bu yöntem klinik olarak kabul görmüştür, tekrarlanabilir sonuçlar verir ve kronik karaciğer değişikliklerinin seyrinin izlenmesi için uygundur. Bir çalışma, elastografinin karaciğer fibrozunun teşhisini önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermektedir.

Elastografinin sınırları var mı?

Elastografi yüksek bir tanısal doğruluğa sahip olsa da, obezite, karaciğer dokusunda belirgin bir yeniden yapılanma veya elverişsiz muayene koşulları değerlendirmeyi etkileyebilir. Bu nedenle, muayeneyi yapan hekim sonuçları her zaman ultrasonografi, MRG veya diğer görüntüleme yöntemlerinden elde edilen bulgularla birlikte değerlendirir. Özel durumlarda, ek olarak bir biyopsi gerekebilir.

Sabine_Schneider.png

Tıp yazarı hakkında

Sabine Schneider

Baş editör

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları