Keratoprotez, korneadaki ciddi hastalıklarda görme yeteneğini geri kazandırmaya yönelik özel bir yöntemdir. Özellikle klasik kornea nakli mümkün olmadığında, göze bir keratoprotez yerleştirilir. Osteo-odonto-keratoprotez ise, diş gibi vücuda ait bir materyalin kullanıldığı özel bir yöntemdir.
Bu yöntem klinik olarak nadiren uygulanmakla birlikte, seçilmiş hastalarda tercih edilmektedir. İmplantasyon genellikle bu karmaşık müdahale konusunda zaten geniş deneyim kazanılmış olan Almanya dahil olmak üzere, uzmanlaşmış merkezlerde gerçekleştirilir.
Protez, gözde ciddi hasarlar söz konusu olduğunda görme yetisini yeniden sağlamak amacıyla kullanılır. Yanık veya kimyasal yanık gibi ciddi yaralanmalar nedeniyle bu işlem gerekli hale gelebilir.
Anatomik Arka Plan
Kornea, gözün “ön camı”dır. Hassas göz içini dış etkenlerden korur. Şeffaf olduğu için ışığın içinden geçerek göze ulaşmasını sağlar. Korneanın arkasında bulunan göz merceği, ışığı odaklayarak gözün arka kısmındaki retinaya yansıtır.
Burada alınan bilgiler sinyallere dönüştürülür ve görme sinirleri aracılığıyla beyne iletilir. Dolayısıyla, düzenli yapılı, berrak ve şeffaf bir kornea, net bir görüntü elde etmek için büyük önem taşır.
Gözün görme yeteneğini etkileyebilecek birçok hastalık ve bozukluk vardır. Bunlardan biri de kornea opasitesidir. Bu durum, korneadan geçen ışık miktarını azaltır ve ayrıca ışığın saçılmasına neden olur. Sonuç olarak, görme azalır veya bulanıklaşır. Kornea opasitesi,
- yara izleri,
- enfeksiyonlar,
- asit yanıkları veya
- diğer hastalıklar
neden olabilir.
Kornea bulanıklığı durumunda kornea nakli yardımcı olabilir. Bu işlemde bulanıklaşmış kornea çıkarılır ve yerine berrak bir kornea yerleştirilir. Ne yazık ki insan donör kornealarının sayısı sınırlıdır. Çoğu durumda, kornea nakli sırasında korneanın tamamı (kalınlık: yaklaşık 500 mikrometre) değiştirilmez. Çoğu vakada, sadece 10-20 mikrometre kalınlığındaki ince bir tabaka (lamel olarak adlandırılır) yeterlidir.

Kornea, irisi ve hassas göz içini korur © Ramona Heim | AdobeStock
Ancak, kornea naklinin başarısız olduğu bazı hastalıklar veya yaralanmalar da vardır. Korneanın en üst tabakasını nakil alıcısının kendisi oluşturmalıdır. Bu tabaka nakledilemez. Nadir durumlarda ise, örneğin ciddi kimyasal yanıklarda, göz bunu başaramaz. Bu durumda, yapay bir kornea (keratoprotez) hastanın görme yeteneğini yeniden iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Son çare olarak keratoprotez
Araştırmacılar, çeşitli yapay kornea türleri geliştirmiştir. Birçok hasta, yapay kornea implantasyonu sonrasında görme yeteneğini önemli ölçüde iyileştirebilmektedir.
Korneanın özel yapısı nedeniyle bu tür bir keratoprotez uygulaması temel olarak zordur, ancak mümkündür. Vücut dokusu genellikle yapay malzemeyle sıkı bir şekilde birleşemez.
Bu nedenle vücutta yapay malzemelerin kullanılması sorunludur. Bağışıklık reaksiyonları ortaya çıkar ve sıklıkla yabancı malzemenin reddedilmesine yol açar. Dolayısıyla, vücut dokusuyla birleşebilecek bir malzeme kullanılmalıdır. Ancak bu şekilde malzeme sağlam bir şekilde sabitlenir ve hasta görme yetisinde bir iyileşme elde edebilir.

Keratoprotez ameliyatından önce kapsamlı bir göz muayenesi yapılması gerekir.
Keratoprotezden iyi bir sonuç elde edebilmek için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir:
- Etkilenen göz hâlâ ışığı algılayabilmelidir
- Göz içi basıncı normal seviyede olmalıdır (basınç çok yüksek olmamalıdır!)
- Gözde iltihap olmamalıdır, çünkü bu durum yapay korneanın yerine oturmasını engelleyebilir
Bu yazımızda, bazı keratoprotez yöntemlerini tanıtacağız.
Boston KPro (Boston Keratoprotezi)
En yaygın yöntem, Boston Keraprotezi olarak da bilinen Boston KPro'dur. Bu yöntem, 1992 yılından beri ABD'de uygulanmakta ve o zamandan beri sürekli olarak geliştirilmektedir. Almanya’da Boston KPro, 2015 yılından beri CE işareti taşımaktadır. Ancak bu yöntem, artık etkilenen hastalar için güvenilir bir alternatif sunmaktadır.
Sağlıklı iris, göze giren ışığı kontrol eder. Pupili genişletir ve daraltır. Boston KPro uygulamasında hastanın irisi de çıkarılır. Bu işlev, protezin bir parçası tarafından üstlenilir.
Boston keratoprotezi şu durumlarda kullanılır:
- hasta her iki gözünde de körse (görme keskinliği %5'in altında) ve
- kornea nakli başarısız olmuşsa veya başarı şansı çok düşükse.
Boston KPro, ameliyat sonrası titiz ve yoğun bir takip gerektirir. Ancak bu şekilde uzun vadeli başarılar elde edilebilir. Son yıllarda dünya çapında 11.000'den fazla Boston KPro tedavisi gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, bu prosedür normal bir kornea nakline kıyasla daha yüksek bir komplikasyon oranıyla ilişkilidir.


Boston KProtez: Arka metal plaka, dikilmiş donör kornea ve şeffaf ön plastik çubuk görülebilir. Günümüzde metal yerine şeffaf plastik kullanılmaktadır © Mariagessa | Wikimedia CC4.0
Temel ilke
Boston KPro'da bir keraprotez, yani yapay korneadan söz edilse de, bu tedavinin sadece bir parçasıdır. Yine de bu işlem, donör korneasına bağlıdır.
Donör kornea, kornea naklinde olduğu gibi implante edilir. Ancak bu, asıl protezin sabitlenmesi için bir araç olarak işlev görür. Donör korneanın optik bir işlevi yoktur.
Bu protez iki parçadan oluşur:
- Şeffaf plastikten yapılmış ön kısım: Üzerine bir ön plaka takılmış bir tür çubuk
- Arka kısım: Delikli, daha büyük, dairesel bir plaka (günümüzde şeffaf plastikten, eskiden metalden yapılmış) ve metal bir sabitleme halkası
Ön kısım, korneanın ışığı ileten işlevini üstlenir. Arka kısım ise tüm yapıya stabilite sağlar. Arka plaka ayrıca, daha önce çıkarılan irisin işlevini de üstlenir.
Donör kornea ve protezin arka kısmının ortasında, göz bebeği büyüklüğünde dairesel bir delik bulunur. Protez ön kısmının gövdesi bu delikten geçirilir. Bir halka, protezi halka plakasının arkasında sabitler. Protez ön kısmının plastik başlığı, dikilmiş donör kornea ve halka plakası tarafından yerinde tutulur.
Boston KPro’nun amaçları ve sonuçları
Hedef grup, kornea hastalığı nedeniyle kör olarak tanımlanan hastalardır.
Çoğu durumda hastalar protezi iyi tolere eder. Komplikasyonlar arasında şunlar sayılabilir:
- göz içi basıncının artması (glokom),
- optik parçanın mukoza ile kaplanması,
- makula ödemi veya
- retroprotez membran
şeklinde ortaya çıkabilir. Ancak birçok durumda bu sorunlar giderilebilir.
Boston KPro, kusursuz bir görüş sağlamaz. Hastalar, ameliyat sonrasında yeniden yön bulma yeteneğine sahip olabilirler.
Boston protezi takılan hastaların %57–83’ü, görme test tablosunda 6 metre mesafeden harfleri tanıyabilirken, sağlıklı kişiler bunları 60 metreden tanıyabilir. Hastaların %19-23’ü, sağlıklı kişilerin 12 metreden ayırt edebildikleri harfleri 6 metreden bile ayırt edebilmektedir. Boston KPro’nun maliyeti yaklaşık 3000 €’dur.
Osteo-Odonto-Keratoprotez
Bu tedavide tıp uzmanları, diş hekimliğinden elde edilen bilgilere başvururlar. Metal kronlar ve dolgular, dişin mineral yapısına kalıcı olarak yapıştırılabilir. İtalyan göz doktoru Benedetto Strampelli, 1963 yılında bu gözlemi kendi lehine kullanmıştır. O, bir diş kökünü kullanarak yapay bir korneayı göz yüzeyine sabitlemiştir.
Bu Osteo-Odonto-Keratoprotez, günümüzde bazı kliniklerde uygulanmaktadır. Bunun için hastanın görme siniri ve sinir hücre tabakasının sağlam olması gerekir. Bu işlem sırasında göz merceği ve irisin çıkarılması gereklidir. Nakil materyali olarak hastanın kendi dişi kullanılır. Diş, diş kökü ve çevresindeki çene kemiği ile birlikte cerrahi olarak çıkarılır.
Ardından, pleksiglastan yapılmış bir optik silindirin yapıştırılabilmesi için diş kökü uygun şekilde işlenir. Bu şekilde elde edilen yapay kornea, daha sonra hastanın hastalıklı korneasının üzerine yerleştirilir. Genellikle bu keratoprotez, yön bulmaya yarayan bir görme yeteneği sağlar. Hastaların %20-40’ı, 10 yıl sonra %5’in üzerinde bir görme keskinliğine sahiptir. Ancak kozmetik açıdan bakıldığında, bu tür bir keratoprotez ameliyatının sonucu pek çekici değildir. Ten renginde yanak mukozası gözün üzerine uzayarak beyaz bölgeleri ve renkli irisi örter.
Hastanın bu amaç için uygun dişleri yoksa, tibia kemiğinden kemik materyali de alınabilir. Bu işlem türü “Tibia corticalis” keratoprotezi olarak da adlandırılır. Bir kemik parçası, optik silindirin sabitlenmesi için kullanılabilir.
Su emici malzemeden yapay kornea
Aşağıda tanıtılan yöntem, şu ana kadar henüz deneysel aşamadadır.
Burada yapay kornea için, yapısı sayesinde suyu iyi emebilen bir malzeme kullanılmaktadır. Yüzeye uygulanan özel bir kaplama ve kenarlarında yapılan kimyasal bir değişiklik sayesinde, çevre dokularla daha kolay birleşebilir.
Yeni geliştirilen yapay kornea türlerinin uyumluluğu laboratuvarda test edilmiştir. Bu amaçla, çeşitli deney hayvanlarına implante edilmiştir. İmplante edilen varyantlar, büyük ölçüde başarılı bir şekilde çevre dokuya entegre olmuştur. Bu süreçte, yeterince ışık geçirgen oldukları ve sağlam bir şekilde sabitlendikleri görülmüştür.
Altı aylık bir süre boyunca keratoprotezin reddedilmesi gibi bir durum gözlenmedi. Hayvanlar genel olarak keratoprotezi iyi tolere etti.
Kollajen liflerinden yapay kornea
Kollajen proteininden oluşan gözenekli bir matristen üretilen bir keratoprotez oldukça umut vericidir. Kollajen, doğal korneanın da ana bileşenidir. Bu nedenle keratoprotez için özellikle uygundur.
Kollajen matrisinden üretilen yapay kornea, şu ana kadar yalnızca bir pilot çalışmada kullanılmıştır. Henüz deneysel aşamadadır. Kollajen liflerinden üretilen yapay korneanın avantajları şunlar olabilir:
- Donör kornea naklinde olduğu gibi görme yetisinde iyileşme
- Bu yapay korneanın daha iyi tolere edilmesi: Hastaların reddi önlemek için ilaç almasına gerek kalmaz ya da çok az ilaç alması yeterlidir
- Bu yapay kornea türünde patojenlerin bulaşması mümkün değildir
- On hastadan dokuzunda, ameliyat sırasında kesilen sinirler yeni dokuya entegre oldu. Böylece implantın dokunma duyarlılığı kazanmasını sağladılar
On denekten sadece ikisinde implantasyonun ardından görme yetisinde bir bozulma gözlemlendi. Ancak bu sorun, kontakt lensler kullanılarak giderilebildi.
Uygulama sırasında dikiş kullanılmaması halinde daha da iyi sonuçlar elde edilebilir. Şu ana kadar kullanılan dikişler, yapay korneanın göze yerleşmesini geciktirmektedir. Bu durum sonuçta iyileşmeyi olumsuz etkiler ve komplikasyon riskini artırır. Bunun yerine, implantın sabitlenmesi için biyolojik bir yapıştırıcı kullanılabilir.
Komplikasyonlar ve Ameliyat Sonrası Tedavi
Keratoprotez implantasyonu ameliyatı genellikle hastanede ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta, ameliyat sonrası seyrine bağlı olarak dört ila altı gün arasında hastanede kalmalıdır. Bu süre, herhangi bir komplikasyonun ortaya çıkıp çıkmamasına bağlıdır.
Enfeksiyonlar genel olarak ameliyat sonrası en büyük sorunu oluşturmaya devam etmektedir. Bu nedenle antibiyotikle yapılan takip tedavisi çok önemlidir. Tedavi edilmeyen veya fark edilmeyen bir enfeksiyon, bazı durumlarda etkilenen gözün körlüğüne yol açabilir.
Ayrıca, keratoprotez ameliyatından sonra hastaların yoğun bir şekilde takip edilmesi gerekir. Bu kontroller sırasında
- yapay korneanın yerinde durup durmadığı,
- göz içi basıncı ve
- görme keskinliği
kontrol edilir.
Gelecek Beklentileri
Yapay kornea nakli sayısı genel olarak hâlâ azdır. Keratoprotez ameliyatının karmaşıklığı nedeniyle, ameliyat merkezinin belirli bir deneyime sahip olması gerekir.
Genel olarak, yapay kornea alanında daha fazla gelişme beklenmektedir. Özellikle malzeme ve dolayısıyla vücut uyumluluğu, araştırma projelerinin odak noktasıdır. Bu karmaşık müdahalenin maliyetini düşürmeyi başarabilirsek, bu yöntem daha yaygın olarak uygulanacak ve yaygınlaşacaktır.
Mevcut sorunlar da gelecekteki gelişmelerle çözülebilecektir. Bunlar arasında yapay korneanın nispeten düşük dayanıklılığı da yer almaktadır. Son olarak, mevcut donör kornea eksikliği de bu sayede giderilebilecektir.
SSS
Keratoprotez nedir?
Keratoprotez, kornea ciddi şekilde hasar gördüğünde onun yerini alan yapay bir protezdir. Görmeyi yeniden sağlamak amacıyla göze yerleştirilir.
Osteo-odonto-keratoprotez ne zaman kullanılır?
Osteo-Odonto-Keratoprotez, örneğin kimyasal yanık veya ateş yanığı nedeniyle kornea nakli yapılamadığında kullanılır.
İmplantasyon nasıl gerçekleştirilir?
İmplantasyon sırasında öncelikle bir diş ile birlikte bir parça çene kemiği hazırlanır, ardından implant göze yerleştirilir. Bu işlem karmaşıktır ve klinik ortamda birkaç aşamada gerçekleştirilir.
Bu işlem kimler için uygundur?
Bu işlem, gözünde ciddi hasar bulunan ve diğer tedavilerden fayda görmemiş hastalar için uygundur. Genellikle bu hastalarda glokom veya ciddi bir tıbbi geçmiş de mevcuttur.
Keratoprotez ne sıklıkla kullanılır?
Keratoprotez nadiren kullanılır ve Almanya’da bu işlem konusunda yeterli deneyime sahip uzman merkezlerde uygulanır.
Tıp yazarı hakkında
Prof. Dr. med. Siegfried Priglinger
Tıp alanında uzman yazar
