İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tedavi · Fleboloji

RFITT | Uzmanlar ve Tedavi Bilgileri

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPGTıp alanında uzman yazarProf. Dr. med. Susanne Regus

Radyofrekansla indüklenen termoterapi (RFITT), varis tedavisi için kullanılan minimal invaziv bir radyo dalgası yöntemidir. RFITT yönteminde, etkilenen damar, damar duvarında alternatif akım üreten bir prob aracılığıyla kapatılır. Bu işlem sırasında 80-100 derece arasında bir sıcaklık oluşur.

Aşağıda daha fazla bilgi ve seçilmiş RFITT uzmanlarını bulabilirsiniz.

 

Radyofrekansla indüklenen termoterapi nedir?

Çoğu zaman cerrahlar, patolojik olarak genişlemiş damarları (varisler ve örümcek damarlar) cilt kesileri yaparak çıkarırlar. Bu, en eski ve halen başarıyla uygulanan tedavi yöntemidir.

Ancak geçen milenyumun sonundan beri, deri kesisi gerektirmeyen, minimal invaziv ve daha nazik bir tedavi yöntemi de mevcuttur. Bu yöntemde doktorlar, patolojik olarak genişlemiş damarları içeriden kapatır. Radyofrekans kaynaklı termoterapi (RFITT) de bu yöntemlerden biridir.

Radyofrekansla indüklenen termoterapi ne zaman uygun bir seçenektir?

Radyofrekansla indüklenen termoterapinin önemli bir uygulama alanı varislerin tedavisidir. Ancak bununla sınırlı değildir; RFITT yöntemi aşağıdaki alanlarda da kullanılmaktadır:

  • Burun konka
  • Damak
  • Dil kökü
  • Damak bademcikleri

Özellikle damar rahatsızlıklarında RFITT yöntemi, damarın cerrahi olarak çıkarılmasına gerek kalmadığı için oldukça popülerdir.

Radiofrequenzinduzierte ThermotherapieRadyo Frekansı İndüklü Termoterapi (RFITT), varisli damarları kalıcı olarak kapatmaya yönelik minimal invaziv bir termal işlemdir @ Svitlana /AdobeStock

RFITT nasıl çalışır?

RFITT yönteminde doktorlar, varisli damara iğne başı büyüklüğünde bir prob ucu sokar. Bu işlem bir ponksiyon (delme) yoluyla gerçekleştirilir. Ardından doktorlar, damar duvarını içeriden uyarmak için yüksek frekanslı akım (radyo frekans ışınımı) kullanır. Isının etkisi (80-100 santigrat derece) ile damar duvarları birbirine yapışır. Ardından damarlar kapanır.

RFITT, varis tedavisi için endolüminal (içeriden etki eden) termal (hedefli ısı uygulaması) bir yöntemdir. Tedavinin amacı, hastalıklı damarların kalıcı olarak kapatılmasıdır.

Isı nedeniyle ciltte hasar oluşur mu?

Özel bir prob, etkilenen damarın duvarlarına kontrollü radyofrekans enerjisi verir. Isının etkisi damara zarar verir, böylece damarın atrofiye uğramasına yol açar. Bunu, varisin tamamen kapanması izler. Kapanmanın ardından eski damar bağ dokusuna dönüşür. Vücut daha sonra bu dokuyu parçalar.

Yakındaki dokularda hasar oluşması mümkündür ve bu, istenmeyen yan etkiler arasında sayılır. Bu nedenle doktorlar, varislerin çevresine lokal anestezikler içeren fizyolojik salin solüsyonu enjekte ederler. Böylece sağlıklı bağ dokusunu korumaya çalışırlar.

Bu sayede damarın çevresinde koruyucu bir tabaka oluşur. Ayrıca, enjekte edilen fizyolojik tuz çözeltisi serinletici bir etkiye de sahiptir. Lokal anestezik ilavesiyle yapılan tedavi, hasta için daha az ağrılıdır.

İstenmeyen yan etkileri azaltan modern bir yöntem, Olympus firmasının Celon yöntemidir. Doku içindeki sürekli direnç ölçümü, akım salınımını düzenler ve kontrol eder. Bu sayede yanıklar daha nadir görülür.

Celon'a göre RFITT yöntemi nasıl uygulanır?

RFITT yöntemi ile damar tedavisi ayakta yapılır. İlk olarak, doktor ve hasta arasında ayrıntılı bir anamnez alınır.

Ardından doktorlar, durumu tam olarak değerlendirebilmek için ultrason çekimi yaparlar. Radyofrekansla indüklenen termoterapi ile asıl tedaviye geçilmeden önce, doktor hastayı riskler ve işlem akışı hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirir.

İşlem günü, doktorlar damarlara tekrar ultrason görüntülemesi yapar. Hasta ayakta dururken, doktorlar patolojik olarak genişlemiş damarları işaretler. Celon yöntemi lokal anestezi altında uygulanır ve toplamda yaklaşık bir saat sürer.

Lokal anestez uygulandıktan sonra doktorlar damara iğne batırır, çok küçük bir açıklık açar ve elektrodu yerleştirir. Elektrot, dokuya hedefli bir şekilde radyofrekans akımı gönderir. Verilen akım, ilgili bölgeyi ısıtır ve sınırlı bir pıhtılaşma (koagülasyon) sağlar.

İşlem sırasında doktorlar, akım verimini sağlamak için direnç ölçümü yaparlar. Tedavi süresince sürekli ölçüm, etki süresi, enerji seviyesi ve konumun optimal olmasını sağlar.

İşlem sırasında akustik empedans sinyali, çevre dokuların zarar görmemesini sağlar. Herhangi bir sapma tehlikesi durumunda bir alarm çalar.

Tedavi edilen damar, tedavi süresince termal olarak tahrip olur ve tamamen kapanana kadar büzülür. Hücre sıvısı buharlaşır ve damar kapanır. İşlemin sonunda doktorlar, delme kesiğini yara yapıştırıcısı veya küçük bir dikişle kapatır.

Tedavi sonrasında hastalara, kanın pıhtılaşmadan akışını sağlayan sıkı bir kompresyon bandajı uygulanır.

RFITT yönteminin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Radyofrekansla indüklenen termoterapi, minimal invaziv bir işlemdir. Cerrahi yöntemlere kıyasla birçok avantaj sunar.

Bunlar arasında şunlar yer alır:

  • Özellikle kasık bölgesinde daha az sinir hasarı
  • Lokal anestezi sayesinde daha az risk
  • Kardiyovasküler sistem üzerinde daha az yük
  • Ayakta tedavi edilebilirlik
  • Hızlı rehabilitasyon sayesinde kısa iyileşme süresi
  • Kesik ve yara izi olmaması sayesinde estetik açıdan iyi sonuçlar

Stripping gibi klasik varis ameliyatlarına göre hasta dostu olan bu alternatifin de bazı dezavantajları olabilir. Bunlara örneğin tedavi bölgesinde geçici renk değişiklikleri dahildir. Bu renk değişiklikleri, hastanın vücudu sönümlenmiş damarları tamamen parçalayana kadar devam eder.

Ayrıca, tüm yasal sağlık sigortaları tedavinin masraflarını karşılamamaktadır; bu da maddi dezavantajlara yol açabilir.

RFITT yönteminin komplikasyonları ve yan etkileri

Doktorlar, RFITT yöntemlerini 80'li yıllardan beri başarıyla uygulamaktadır. Özellikle Celon yöntemi, günümüzde termal tedavinin standart bir prosedürü haline gelmiştir. Diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında, bu işlem, kıl damarları ve varisler bağlamında az sayıda risk ve yan etkiyle ilişkilidir. Bununla birlikte, minimal invaziv prosedürde, diğer her işlemde olduğu gibi, bazı durumlarda aşağıdaki gibi komplikasyon riskleri mevcuttur:

  • Büyük damarlarda aşırı duyarlılık ve sertleşme
  • Çevredeki damarlarda varis oluşumu
  • Tedavi bölgesinde iltihaplanma veya enfeksiyon
  • Anestezik alerjisi nedeniyle dolaşım yetmezliği
  • Cilt yüzeyinde yanıklar
  • Kan pıhtılarının oluşumu
  • Kalıcı sinir felçleri

Celon yöntemi ile yukarıda belirtilen komplikasyonların ortaya çıkma olasılığı son derece düşüktür. Buna karşın, anestezik maddeye karşı aşırı reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan baş dönmesi, kaşıntı veya mide bulantısı gibi yan etkiler daha yaygındır. Geçici his bozuklukları veya geçici ağrılar da yaygın yan etkiler arasında sayılabilir.

RFITT sonrası tedavi süreci nasıldır?

RFITT minimal invaziv bir işlem olduğu için özel bir tedavi gerekmez. Genellikle çalışma yeteneği korunur ve bacak hareket ettirilebilir.

Kompresyon çorabı giyilmesi yine de tavsiye edilir. Deneyimlere göre, bu çorap ilk 1-2 hafta boyunca gündüzleri giyildiğinde, şikayetlerde öznel bir hafifleme sağlar. Bazen ağrıyı dindirmek ve şişliği azaltmak için Diklofenak (Voltaren®) gibi ağrı kesiciler gerekebilir.

RFITT tedavisinden sonra doktorlar, bacakta kalan kılcal damarları alkollü bir çözelti ile tıkar. Bu işleme skleroz tedavisi de denir. Bu işlem de ayakta ve anestezi olmadan yapılabilir.

SklerosierungstherapieSklerozasyon, varislerin “yapıştırılması” anlamına gelir @ rh2010 /AdobeStock

RFITT tedavisinden sonra varisler tekrar ortaya çıkabilir mi?

RFITT tedavisinden sonra varislerin devam etme veya ortaya çıkma riski yüzde 10 ila 30 arasındadır. Bunun nedeni, tedavinin başarılı olmaması ve damar duvarlarının birbirine yapışmaması olabilir. Bu durumda, radyofrekans tedavisi ile tekrar tedaviye gerek kalabilir. Cerrahi tedavi de mümkündür.

Tedavi başarılı olsa bile, bacakta diğer damarlar genişlerse yeni varis oluşumu (nüks) görülebilir. Bu durum özellikle hamile kadınlarda daha sık görülür. Aile öyküsü de bu konuda önemli bir rol oynar.

Uzmanlar, risk altındaki kişilere tıbbi kompresyon çorapları giyilmesini önermektedir. Böylelikle, özellikle uzun uçak veya araba yolculukları gibi yorucu durumlarda nüksetmeyi önleyebilirler.

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPG

Tıp yazarı hakkında

Prof. Dr. med. Susanne Regus

Tıp alanında uzman yazar

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları