Obsesif-kompulsif bozukluk, tekrarlayan takıntılı düşünceler ve kompulsif davranışların görüldüğü bir ruhsal hastalıktır. Bu bozukluğun tipik belirtileri, kontrol edilmesi zor olan takıntılı düşünceler ve ritüellerdir. Tedavi öncelikle, takıntıları tetikleyen durumlarla yüzleşmeyi içeren davranışçı terapi ile yapılır.
Kompulsif davranışlar günlük hayatı önemli ölçüde etkileyebilir ve yakınlara da yük oluşturabilir. Düşünceler veya ritüeller hayatı giderek daha fazla belirlemeye başlarsa, psikoterapi seansları uygun bir ilk adımdır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?
Obsesif-kompulsif bozuklukta, düşünceler tekrar tekrar akla gelir veya hastalar belirli eylemleri ve ritüelleri yapmak zorunda hissederler. Genellikle bu bozukluk, takıntılı düşünceler ve kompulsif davranışları içerir. Her iki tür de birlikte ortaya çıkabilir ve birbirlerini pekiştirebilir.
Zorlayıcı düşünceler, tekrar tekrar ortaya çıkan ve zihinden uzaklaştırılması zor olan ısrarcı düşüncelerdir. Zorlayıcı eylem ise, kompulsif bir şekilde gerçekleştirilen davranış veya ritüeldir. Çocuklarda kontrol edici eylemler sık görülen belirtiler arasındadır. Düzenleme ve sayma davranışları da sıklıkla görülür.
Düzen ve temizliğe olan her türlü eğilim bir obsesif kompulsif bozukluk değildir. Tıbbi sınıflandırmada, semptomun ne sıklıkta ortaya çıktığı ve bu kompulsif davranışların günlük yaşamı etkileyip etkilemediği önemlidir. Düzen ve simetriye aşırı derecede önem vermek, tanısal görüşmede bir ipucu olabilir.
Hastalık erken yaşlarda başlayabilir. İlk belirtiler genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar. Hasta kılavuzuna göre kadınlar genellikle erkeklerden daha geç yaşta hastalanır. Dolayısıyla, kompulsif belirtiler kişiye göre farklı yaşam evrelerinde ortaya çıkabilir.
Tipik belirtiler nelerdir?
Tipik belirtiler, zihne zorla giren ve kontrol edilmesi zor olan düşünceler veya eylemlerdir. Belirtilerin görünümü kişiden kişiye farklılık gösterir. Belirleyici olan, ortaya çıkan kompulsif davranışların günlük yaşamı ne kadar etkilediğidir.
- Kompulsif düşünceler: zihne zorla giren düşünceler sürekli tekrar eder
- Kompulsif eylemler: belirli eylemler tekrar tekrar yapılır
- Kontrol kompulsyonu: İşler defalarca kontrol edilir
- Düzen takıntısı: Düzen veya simetri çok fazla dikkat gerektirir
- Yıkama ve temizlik takıntısı: Yıkama veya temizlik bir ritüele dönüşür
- Sayma takvisi: Nesneler veya işlemler sayılmak zorundadır
Çocuklarda yıkama ve temizlik takıntıları sık görülen belirtiler arasındadır. Kontrol, düzen ve sayma takıntıları da sıklıkla görülür. Ebeveynler, el yıkama veya başka bir ritüelin çocuğun günlük yaşamını giderek daha fazla belirlemeye başladığında dikkatli olmalıdır.
Bu hastalık ve beraberindeki kompulsif ritüeller, aile üyeleri için de büyük bir yük oluşturabilir. Ayrıca, bu davranışların ne kadar zaman aldığını da bizzat yaşarlar. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte izolasyon ve sosyal geri çekilme ortaya çıkabilir.
Kompulsif davranışları ne tetikler?
Obsesif-kompulsif bozukluğun nedenleri tek bir tetikleyiciye bağlanamaz. Hangi etkenlerin önemli olduğu kişiden kişiye değişir.
- Genetik etkenler: olası bir biyolojik katkı
- Çevresel etkenler: deneyimler ve dış yaşam koşulları
- Yaşam olayları: Kişisel deneyimler, diğer etkenlerle bir araya gelebilir
Genetik faktörler, yaşam olayları gibi çevresel etkilerle birlikte hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir. Bundan tek bir neden çıkarımı yapılamaz. Ayrıca, bu şekilde hastalığın kesin bir şekilde öngörülmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla, tetikleyici olduğu düşünülen bir olay, şikayetleri otomatik olarak tam olarak açıklamaz.
Obsesif-kompulsif bozukluk nasıl teşhis edilir?
Teşhis, öncelikle düşünceler ve davranışlar üzerine yapılan hedef odaklı bir görüşmeye dayanır. Bu görüşmede, bunların günlük yaşamdaki sonuçları da ele alınır. Olası belirtiler açıkça sorgulanmalıdır. Bir kendi kendine test, bu klinik görüşmenin yerini alamaz.
Uzman, örneğin kişinin düzen ve simetriye ne kadar önem verdiğini sorar.
Zihninize hangi düşüncelerin dayatıldığını ve bunların ardından hangi kompulsif eylemlerin geldiğini mümkün olduğunca açık bir şekilde anlatın. Şikayetlerin hayatınızda ne kadar yer kapladığını belirtmeniz de yararlı olacaktır. Aile veya iş hayatındaki stresler, tanının konulmasında önemli olabilir. Aynı durum okul, eğitim ve sosyal ilişkiler için de geçerlidir.
Ne zaman profesyonel yardım almalısınız?
Düşünceler veya ritüeller tekrarlıyorsa ve günlük hayatınızı olumsuz etkiliyorsa, profesyonel yardım almak mantıklıdır. Psikoterapi muayenehanesi, psikolojik bir rahatsızlık şüphesi durumunda ilk danışma görüşmesini sunar.
Psikoterapi muayene saatinden randevu almak için doktor sevkine gerek yoktur. Tedavi için psikiyatri ve psikoterapi alanından tıbbi psikoterapistler ile psikolojik psikoterapistler tercih edilebilir.
Ebeveynler, çocuklarında tedaviye ihtiyaç duyulacak düzeyde kompulsif davranışlar olduğundan şüphelenirlerse, profesyonel yardım almaktan çekinmemelidir. Yakınlar, etkilenen kişilere sakin ve net bir şekilde profesyonel bir değerlendirme yapılması gerektiğini anlatabilir.

Obsesif-kompulsif bozuklukta hangi tedavi yardımcı olur?
İlk tercih edilen tedavi olarak, bozukluğa özgü maruz kalma terapisi içeren bilişsel davranışçı terapi önerilmelidir. Maruz kalma, hastaların terapi sırasında kompulsif davranışları tetikleyen durumlarla yüzleşmeleri anlamına gelir. Tepki yönetimi kapsamında ise, hastalar alışılmış kompulsif davranışlarını sergilememeyi öğrenirler.
Psikoterapi, ayakta veya yatarak yapılabilir. İlaç tedavisi de bir seçenek olabilir. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri, kısaca SSRI, beyindeki serotonin adlı sinyal maddesinin konsantrasyonunu artırır.
| Yöntem | Kimler için | Süre | Avantajlar ve dezavantajlar |
|---|---|---|---|
| Maruz Kalma Yöntemi ile Bilişsel Davranışçı Terapi | Obsesif-kompulsif bozukluklarda ilk tercih | Genellikle haftada bir seans; bireysel görüşme yaklaşık bir saat sürer | Kompulsif davranışları doğrudan hedef alır |
| İlaç Tedavisi | Doktorun bireysel değerlendirmesine göre | Tedavi süresi, tedavi ekibi tarafından kişiye özel olarak belirlenir | Terapötik amaçla kullanılabilir; yan etkiler görülebilir |
| Davranış terapisi ve ilaçların birleşimi | Her iki yöntem de kişiye özel tedavi planının bir parçasıysa | Genel olarak, tek başına bilişsel davranışçı terapiden daha etkili değildir |
Ne zaman bir obsesif kompulsif bozukluk kliniği düşünülmelidir?
Klinikte tedavi, yatılı bir bakım şekli olarak değerlendirilebilir. Bozukluğa özgü bilişsel davranışçı terapi, hem ayakta hem de yatarak sunulmaktadır. Kişinin durumuna hangi şeklin uygun olduğu, tedavi ekibi tarafından hasta ile görüşülür.
Ayakta tedavide seanslar genellikle haftada bir kez yapılır. Bireysel seanslar çoğunlukla yaklaşık bir saat sürer. Toplam tedavi süresi, hastalığın türüne bağlıdır. Hastalığın ciddiyeti ve seçilen yöntem de bu süreyi etkiler.
Obsesif kompulsif bozukluk kliniği, yatarak tedaviyi üstlenir. Bu tedavi biçiminin mi yoksa ayakta tedavinin mi uygun olacağı konusunda genel bir karar verilemez. Tedavi ekibi, kişisel duruma göre bu seçimi açıklamalıdır.
İyileşme süreci ve prognoz nasıldır?
Uygun bir tedavi uygulanmadığında, obsesif kompulsif bozukluklar genellikle kronik seyreder. Bu durumda şikayetlerin şiddeti dalgalanabilir. Bu nedenle, hastalığın tamamen gerileyip gerilemeyeceği veya ne zaman gerileyeceği konusunda genel bir açıklama yapmak mümkün değildir.
Süren kompulsif davranışlar sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebilir ve kişinin kendini geri çekilmesine veya izole olmasına yol açabilir. Aile üyeleri de obsesif kompulsif bozukluktan dolayı büyük bir yük altında kalabilir. Aile üyelerinin tedaviye dahil edilip edilmeyeceği ve nasıl dahil edileceği konusunda hastalar, tedavi ekibiyle görüşmelidir.
Tedavi tamamlandıktan sonra, destek grupları nüksetmeyi önlemeye yardımcı olabilir. Ancak bunlar, profesyonel tedavinin yerini tutmaz.
Kompulsif Bozuklukla İlgili Sık Sorulan Sorular
Kompulsif düşünceler ile kompulsif davranışlar arasındaki fark nedir?
Kompulsif düşünceler, tekrarlayan ve zihni işgal eden düşüncelerdir. Kompulsif davranışlar ise, hastaların kendilerini yapmak zorunda hissettikleri ritüeller veya davranış biçimleridir. Obsesif kompulsif bozuklukta genellikle her iki tür de görülür.
Düşünceler veya ritüeller ne zaman bir alışkanlıktan öteye geçer?
Belirleyici olan, şikayetlerin ne sıklıkta ortaya çıktığı ve günlük yaşamı ne kadar etkilediğidir. Değerlendirme, uzman bir görüşme sırasında yapılmalıdır; çünkü tek başına bazı alışkanlıklar bir tanıya yol açmaz.
Obsesif kompulsif bozukluk çocuklarda da görülebilir mi?
İlk belirtiler genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. Tipik örnekler arasında yıkama veya temizlik takıntıları sayılabilir. Tekrarlayan kontrol etme, düzenleme ve sayma davranışları da görülür. Şüphe duyulması halinde ebeveynler profesyonel yardım almalıdır.
Obsesif kompulsif bozukluk ilaçsız tedavi edilebilir mi?
Evet. Bozukluğa özgü maruz kalma terapisi içeren bilişsel davranışçı terapi, ilk tercih edilen psikoterapi yöntemi olarak kabul edilir. İlaçlarla birlikte uygulanması, tek başına davranışçı terapiden ilke olarak daha etkili değildir.
Seçici serotonin geri alım inhibitörlerinin hangi yan etkileri olabilir?
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri kullanıldığında mide bulantısı veya sinirlilik görülebilir. Uyku bozuklukları da mümkündür. Her bir vakada hangi şikayetlerin ortaya çıkabileceği konusunda tedavi eden doktorunuzla görüşmelisiniz.
Nüksü önlemek için ne yapılabilir?
Tedavi sonrasında, destek grupları nüksetmeyi önlemeye yardımcı olabilir. Kişisel durumunuza uygun diğer adımların neler olacağı konusunda tedavi ekibiyle görüşmelisiniz.
Yazıyı paylaş
