İlk trimester taraması, gebeliğin ilk üç ayında yapılan önemli bir prenatal tıp muayenesidir. İlk trimester taraması, Trizomi 21, Trizomi 18 veya Trizomi 13 gibi kromozom bozuklukları riskinin kişiye özel olarak değerlendirilmesine yarar.
Tanı, ultrason muayenesi ile anne kanından alınan kan örneğinin analizini birleştirir. Bu süreçte, boyun şeffaflığı, PAPP-A ve serbest β-HCG gibi faktörler dikkate alınır. Sonuç, bir risk hesaplaması sağlar ancak invaziv tanı yöntemlerinin veya NIPT’nin yerini almaz. Riskin belirgin şekilde yüksek olması durumunda, ek tetkikler yapılması uygun olabilir.
Tarama, gebeliğin 11+0 ile 13+6. haftaları arasında yapılır.
İlk trimester taraması ne zaman yapılır?
İlk trimester taraması, gebeliğin erken bir aşamasında anne ve doğmamış çocuğa yönelik yapılan bir tetkiktir. Bu tetkikte doktor, aşağıdakiler için riski değerlendiren çeşitli faktörleri inceler:
- konjenital anomaliler,
- kromozom değişiklikleri ve
- gebeliğe bağlı hipertansiyon hastalıkları (örneğin preeklampsi)
belirlenebilir.
İlk trimester taraması, invaziv tanı yöntemlerinden ayrılmalıdır. İnvazif, bir müdahalenin gerçekleştirilmesi anlamına gelir. İnvazif tetkikler arasında örneğin amniyosentez veya koryon villus biyopsisi sayılabilir. İnvazif yöntemlerin aksine, ilk trimester taraması invazif değildir ve düşük riski taşımaz.
Ancak kromozom bozukluğunun dışlanması veya teşhisi için ilk trimester taraması yeterli değildir. Bu taramada doktor yalnızca riski hesaplar. Gerçek teşhis ancak invaziv tanı yöntemleriyle mümkündür. İlk trimester taramasını tercih eden ebeveynler, sonuçların zorlu kararlar gerektirebileceğinin farkında olmalıdır. Bu nedenle, önceden ayrıntılı bir tıbbi danışmanlık almak önemlidir.

Muayene, ilk trimesterin sonunda yapılır. Muayenelerin yapılabileceği süre, 12. ile 14. gebelik haftaları arasında sınırlıdır. Bu durum, özellikle boyun kıvrımı şeffaflığı ölçümünün özellikleriyle ilgilidir. Bu ölçüm, yalnızca bu süre zarfında anlamlı sonuçlar verebilir.
İlk trimester taraması muayeneleri
Muayene, ayrıntılı bir ultrason muayenesini içerir. Bu sayede doktor, diğer şeylerin yanı sıra ense katı kalınlığını ve fetüsün organlarını ölçer ve değerlendirir.
Ciddi malformasyonların yaklaşık yarısı, hamileliğin bu aşamasında zaten tespit edilebilir. Gebelik kaynaklı hipertansiyon riskinin değerlendirilmesi için, ultrason yoluyla rahimdeki kan akışı da incelenir.
Ardından hamile kadından kan alınır. Bu sayede çeşitli laboratuvar değerleri belirlenebilir. Kan basıncı ölçümü de önemli bilgiler sağlayabilir. Birkaç gün sonra sonuçlar hazır olur ve kadın doğum uzmanı bu sonuçları hamile kadınla görüşür.
Sonuçların Yorumlanması
Bu tetkiklerin sonucu bir risk değeri olarak bildirilir. Riskler 2'de 1 ile birkaç binde 1 arasında değişebilir. Kromozom bozuklukları riski 150'de 1'in üzerindeyse, kadın doğum uzmanı daha ileri bir inceleme önerir. Bu, örneğin amniyosentez olabilir.
Risk bu değerin biraz altında ise, ileri düzey ultrason muayeneleri veya ek kan tahlili yapılması tavsiye edilebilir.
Gebeliğe bağlı hipertansiyon riski de aynı şekilde hesaplanır. Değerin yüksek çıkması durumunda kadın doğum uzmanı, günlük aspirin alımını sizinle görüşecektir.

Boyun kıvrımı şeffaflığı neyi gösterir?
Neck fold kalınlığı, aşağıdakiler için risk değerlendirmesinde önemli bir kriterdir
- kromozom bozuklukları ve
- konformasyon bozuklukları açısından risk değerlendirmesinde önemli bir kriterdir.
Her fetüsün boynunda bir sıvı birikimi bulunur. Bu birikimin kalınlığı genellikle yaklaşık 2 mm’dir. Sıvı birikiminin daha fazla olması durumunda kromozom bozuklukları ve konjenital anomaliler riski artar.
Trizomi 21'e işaret eden diğer belirtiler şunlardır:
- kısa burun kemiği ve
- kalbe giden ve kalp içindeki belirgin kan akışıdır.
Önemli olan nokta, bu belirteçlerin kendilerinin birer malformasyon olmadığıdır. Kromozom bozuklukları riskindeki artış da bir gelişim bozukluğu ile eşdeğer değildir. Bu sadece daha ayrıntılı bir şekilde araştırılması gereken bir ipucudur. Aslında, risk düzeyi yüksek olan çocukların çoğu normal bir şekilde gelişir.
Örneğin, 1’e 20’lik bir risk durumunda, aynı durumda bulunan 20 fetüsten sadece birinde sorun görülürken, diğer 19’unda herhangi bir sorun yoktur. Ancak belirlenen risk temelinde, hangi ileri tetkiklerin yararlı olabileceği konusunda ortak bir karar verilebilir.
İlk trimester taramasının sonucu ne gibi sonuçlar doğurur?
Kromozom bozuklukları açısından riskin yüksek olması durumunda, anne ve baba adayları ileri tetkiklerin yapılmasının uygun olup olmadığını değerlendirmelidir.
Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- 21. gebelik haftasında ayrıntılı bir ultrason muayenesi,
- anne kanından alınan hücresiz DNA analizi veya
- amniyosentez veya koryon villus biyopsisi gibi invaziv tanı yöntemleri.
Belirleyici olan, çiftin anormal bir sonuçla nasıl başa çıkacağıdır. Ebeveynler, anormal bir sonuç durumunda hamileliği sonlandırıp sonlandırmayacaklarına karar vermelidir. Bunun için jinekolog veya psikososyal danışma merkezlerinden uygun bir uzman danışmanlığı alınması gerekir.
İlk trimester taramasının masraflarını kim karşılar?
İlk trimester taraması genellikle yasal sağlık sigortaları tarafından karşılanmaz. Bu, sözde IGeL hizmeti olarak adlandırılır. Kendi cebinden ödeme zorunluluğuna rağmen, birçok hamile kadın, aslında yaşa bağlı risk faktörleri olmasa bile bu taramadan yararlanmaktadır.
Sonuç: Non-invaziv, ancak her zaman anlamlı sonuçlar vermeyebilir
İlk trimester taraması, çeşitli bozukluklar, malformasyonlar ve hastalıklar için riski belirlemek amacıyla yapılabilir. Bu, invaziv olmayan bir yöntemdir; dolayısıyla tarama, düşük yapma riskiyle ilişkilendirilmez. Ancak aynı zamanda “sadece” riskler belirlenir. Bu yöntemle kesin bir değerlendirme yapılamaz.
Belirlenen riskler, hamileliğin ilerleyen dönemlerindeki takibin optimize edilmesine yardımcı olur. Örneğin kromozom bozuklukları gibi risklerin yüksek olduğu durumlarda, invaziv tanı yöntemleri veya hücresiz DNA analizi seçenekleri değerlendirilebilir.
Şu anda, hücresiz DNA analizinin belirli koşullar altında sağlık sigortası kapsamında sunulup sunulmayacağı tartışılmaktadır. Gebeliğe bağlı hipertansiyon riskinin yüksek olduğu durumlarda, günlük aspirin alımı değerlendirilir.
Yüksek risk, ebeveynler için her zaman bir yük teşkil eder. Bu nedenle, ilk trimester taraması öncesinde sonuçlarla nasıl başa çıkılacağı konusunda mutlaka görüşmelidirler.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk trimester taraması nedir?
İlk trimester taraması, kromozom bozuklukları riskini değerlendirmek amacıyla yapılan bir doğum öncesi tetkiktir. Bu tanı yöntemi, ultrason muayenesini anne kanından alınan kan örneğiyle birleştirir ve aralarında ense kalınlığı, PAPP-A, serbest β-HCG ve annenin yaşını değerlendirir. Amaç, Trizomi 21, Trizomi 18 veya Trizomi 13 ile belirli malformasyonlara yönelik bireysel riski hesaplamaktır.
İlk trimester taraması ne zaman yapılır?
En uygun zaman, gebeliğin 11+0 ile 13+6. haftaları arasındadır. Gebeliğin bu erken aşamasında, ense kalınlığı, burun kemiği, venöz kanal ve diğer organ yapıları gibi belirteçler güvenilir bir şekilde değerlendirilebilir. Tarama, gebeliğin ilk üç ayında yapılır ve modern doğum öncesi tıbbın bir parçasıdır.
Hangi hastalıklar tespit edilebilir?
İlk trimester taraması, Down sendromu, trizomi 21, trizomi 18 ve trizomi 13 gibi kromozom bozuklukları riskinin değerlendirilmesini sağlar. Ayrıca kalp kusurları, konjenital anomaliler veya preeklampsi riskine dair bulgular da tespit edilebilir. Henüz doğmamış bebek için yapılan risk hesaplaması da hamileliğin sonraki aşamalarında alınacak önlemlerde dikkate alınır.
Anormal bir sonuç çıkarsa ne olur?
Riskin anormal derecede yüksek olması, otomatik olarak bir kromozom bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Test sonucuna bağlı olarak NIPT, amniyosentez, koryon villus biyopsisi veya diğer invaziv tanı yöntemleri gibi ek tetkikler önerilebilir. İnvaziv tanı yöntemleri sayesinde, Trizomi 21 veya başka bir kromozom bozukluğunun varlığı kesin olarak tespit edilebilir.
Sağlık sigortası masrafları karşılar mı?
Yasal sağlık sigortalarının masrafları karşılayıp karşılamayacağı, bireysel duruma ve tıbbi endikasyona bağlıdır. İlk trimester taraması, her hamilelikte standart hizmetler arasında yer almaz. Bu nedenle anne ve baba adayları, doğum öncesi tanı, prenatal tanı ve olası masraflar hakkında erken bir aşamada doktorlarından bilgi almalıdır.
Tıp yazarı hakkında
Sabine Schneider
Baş editör
