Miyelografi, omurga ve omuriliğin incelenmesi için nöroradyolojide kanıtlanmış bir tanı yöntemidir. Bu işlemde, omurga kanalı ve sinir köklerini görünür hale getirmek amacıyla beyin omurilik sıvısına (likör) bir kontrast madde enjekte edilir.
Miyelografi, özellikle MRG veya BT’nin belirli sorulara yeterli yanıt veremediği durumlarda kullanılır. Bu inceleme sıklıkla bilgisayarlı tomografi ile birleştirilerek miyelo-BT olarak gerçekleştirilir. Böylelikle omurga bölgesindeki daralmalar, kitleler veya değişiklikler hassas bir şekilde değerlendirilebilir.
Tanı, steril koşullar altında gerçekleştirilir ve ileri tedavi için önemli bilgiler sağlar. Modern nöroradyolojide miyelografi, omurga ile ilgili en önemli yöntemlerden biri olmaya devam etmektedir.
Tanım: Miyelografi nedir?
Miyelografi, omurilik kanalında ve içindeki omurilikte patolojik değişiklikleri tespit eden, kontrast madde kullanılan bir röntgen muayenesidir.
Geleneksel röntgen, miyelo-bilgisayarlı tomografi ile birlikte de uygulanabilir. Doktorlar şu anda omurga ve omurilikteki değişiklikleri çoğunlukla manyetik rezonans tomografi (MRG) ile teşhis etmektedir. MRG, miyelografinin aksine omurga kanalına iğne batırılmadan gerçekleştirilebilir. Ancak bazı alanlarda miyelografi hâlâ gereklidir.
RARE MR miyelografi (Rapid Acquisition with Enhanced Relaxation Myelography), suya özgü görüntüleri hızlı bir şekilde kaydeden bir MRG sekansıdır.
Bu yöntem, geleneksel miyelografi gibi, kontrast madde kullanılmadan subaraknoidal boşluktaki daralmaları (örneğin tümörler nedeniyle) net bir şekilde gösterebilir.
Miyelografi Yapılmasının Nedenleri
Miyelografi, MRG ve BT'nin omurganın uzamsal ve dinamik durumları hakkında bilgi sağlamadığı durumlarda kullanılır. Omurga kemikleri, omurlararası diskler, omurilik ve sinirler arasındaki etkileşimi analiz etmek için doktorlar omurgayı dinamik olarak inceler.
Örneğin, öne eğilme sırasında omurlararası disk, disk boşluğundan omurga kanalına doğru çıkıntı yapabilir ve orada bir siniri sıkıştırabilir. Aynı zamanda dik pozisyondayken tamamen fark edilmeden kalabilir. Ayrıca, her omurlararası disk hernisi tedavi gerektirmez. Bu durum, her zaman komşu sinirlere ne kadar boşluk kaldığına bağlıdır.
Birbirine bağlı omurlar, iç kısımda omurilik kanalının kemik zarını oluşturur. Bu zar, omuriliği ve buradan çıkan sinir köklerini barındıran bir dural kese içerir. Omurilik, beyin omurilik sıvısı ile çevrilidir. Kontrast madde kullanılmadan, omurilik kanalının içeriği röntgen filminde görülemez.
Omurilikte, sinir köklerinde veya omurilik kanalında bir daralma meydana gelirse, bu durum ağrıya ve felce yol açabilir. Omuriliğin daralmasının veya yer değiştirmesinin kesin boyutu miyelografi ile belirlenebilir. MRG ve BT gibi modern, non-invaziv transversal görüntüleme yöntemlerinin ortaya çıkmasıyla miyelografinin önemi azalmıştır. Bununla birlikte, miyelografi halen beyin cerrahisinde özel sorunların teşhisinde kullanılmaktadır. BT veya MRG'nin uygulanamadığı durumlarda da miyelografiye başvurulur.
Temel olarak miyelografi, esas olarak omurilik kanalındaki neoplazilerin teşhisinde kullanılır. Değerlendirme sırasında doktorlar, kontrast maddesinde boşluk olup olmadığına dikkat etmelidir. Spinal kök kompresyon sendromlarında, miyelografide dinamik görüntülemenin sağladığı avantaj yararlı olabilir. Özellikle kök ceplerindeki dolum kusurlarını tespit etmek için.
Bu nedenle miyelografi, ameliyat öncesinde belirsizliği gidermek amacıyla kullanılır. Özellikle de skolyoz gibi durumlarda MRG veya BT'nin uygulanamadığı durumlarda. Kontrast madde enjeksiyonu ve miyelografi sonrasında, ek kesitler elde etmek amacıyla bilgisayarlı tomografi de yapılabilir.

Miyelografi İşlemi
Muayene, oturur pozisyonda veya yan yatarak yapılır. Pansiyon bölgesine lokal anestezi uygulandıktan sonra, doktor bel omurları arasındaki omurilik kanalına ince bir içi boş iğne sokar.
Bu bölgede omurilik bulunmaz, sadece sinir kökleri vardır. Doktor, önce bir şırınga ile birkaç mililitre beyin omurilik sıvısı (BOS) alır ve bunu laboratuvarda incelettirir.
Bu işlem, iğnenin doğru konumda olduğunu doğrular. Ardından, doktor içi boş iğne aracılığıyla omurilik kanalına bir kontrast madde enjekte eder.
Hasta, kontrast maddesinin göğüs ve boyun omurgasına yayılması için başı aşağıda yatırılır. Ardından röntgen ve kesit görüntüleri alınır.
Muayeneden sonra hasta birkaç saat uzanmalı ve gün sonuna kadar yatakta kalmalıdır. Aksi takdirde, omurilik kanalındaki basınç değişikliği şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmaya neden olur. Vücut, kontrast maddesini birkaç saat içinde idrar yoluyla atar.
Sinir kökleri arasındaki uzamsal ilişkileri değerlendirmek için miyelografi, postmiyelografik BT ile birlikte kullanıldığında diğer görüntüleme yöntemlerinden daha üstündür. Güçlü kontrast sayesinde doktorlar, sinirleri çevreleyen yapılardan milimetre hassasiyetinde ayırt edebilir.

Miyelografi öncesi ve sonrası hasta davranışları
Muayene genellikle bir hastanede yapılır. Muayeneden bir gün önce, doktorunuzla bir görüşme gerçekleştirilir; bu görüşmede doktor, prosedürü ve olası riskleri sizinle görüşür. Dezenfektanlara, iyot içeren kontrast maddelere ve yamalara karşı herhangi bir intoleransınız (alerjiniz) varsa, bunu önceden bildirmeniz gerekir.
Muayene için aşağıdaki kan parametrelerinin bilinmesi gerekir:
- Kan pıhtılaşması: Trombosit sayısı; PTT, INR değeri
- Tiroid: TSH
Laboratuvar sonuçları dört haftadan daha eski olmamalıdır. Bu sonuçları önceden poliklinikte yaptırabilirsiniz. Muhtemelen birkaç gün öncesinden antikoagülan ilaçların kullanımını kesmeniz gerekebilir.
Miyelografi sonrasında 6 saat boyunca yatak istirahati yapmalı ve yeterli miktarda sıvı almalısınız. Hamile olmamalısınız.
Miyelografinin olası komplikasyonları ve riskleri
Miyelografi, düşük riskli bir tanı yöntemidir. Her ne kadar özen gösterilse de, bazı durumlarda genellikle kolayca kontrol altına alınabilen komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
Olası yan etkiler şunlardır:
- Baş ağrısı
- Mide bulantısı
- Alerjik reaksiyonlar
- Enfeksiyonlar
- Kanamalar
- Çok nadiren omurilik iltihabı ve menenjit ve
- Daha da nadiren, geçici veya kalıcı işlev kaybına yol açan sinir hasarları (duyu bozuklukları, felçler)
1922 civarında ilk miyelograflar için kullanılabilir olan ilk kontrast maddeleri yağ bazlıydı. Vücut bunları ememiyordu. Kontrast maddesinin enjeksiyonundan çok daha zahmetli olan, ponksiyon kanülüyle yağlı sıvının çıkarılmasıydı. Çoğu durumda bu da işe yaramadı. Birkaç damla, dural kese içinde kalarak yara izlerine neden oluyordu. Günümüzde ise bu sorunun artık ortaya çıkmadığı, vücut tarafından emilebilen kontrast maddeler kullanılmaktadır.
Sağlam cildi delen her işlem enfeksiyona yol açabilir. Omurilik kanalında irin oluşumuna neden olan patojenler ciddi bir sorundur, çünkü irinli menenjit ölümcül olabilir. Ancak günümüzde bu komplikasyon son derece nadirdir. Dural kesenin ponksiyonundan sonra sıklıkla beyin omurilik sıvısı kaybı meydana gelir. Beyin omurilik sıvısı, su gibi açıklıktan dışarı akar ve kafatası içinde bir negatif basınç oluşturur. Bunun sonucu olarak şiddetli baş ağrıları (postdural ponksiyon baş ağrısı) ortaya çıkar.
Bu inceleme yönteminin MRG ve bilgisayarlı tomografiye kıyasla avantajlarının yanı sıra dezavantajları da vardır. Miyelografi, bir röntgen incelemesi ve invaziv bir tanı yöntemidir.
Sık Sorulan Sorular
Miyelografi nedir?
Miyelografi, omurilik, sinir kökleri ve omurilik kanalını incelemek için kullanılan bir nöroradyoloji tanı yöntemidir. Miyelografide, ince bir içi boş iğne yardımıyla iyot içeren bir kontrast madde beyin omurilik sıvısı boşluğuna enjekte edilir. Ardından, daha ayrıntılı tanı için röntgen çekimi ve sıklıkla miyelo-BT olarak adlandırılan bilgisayarlı tomografi yapılır.
Miyelografi ne zaman yapılır?
Miyelografi, omurilikte daralma, baskı, kitle veya baskı olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılır. Bu inceleme, özellikle MRG veya BT ya da MRG ve BT ile kesin bir sonuca ulaşılamayan durumlarda avantajlar sunar. Ayrıca, implantların varlığı veya metal kaynaklı MRG kısıtlamaları durumunda da uygundur.
Miyelografi nasıl yapılır?
Muayene steril koşullar altında gerçekleştirilir. Lokal anestezi uygulandıktan sonra, bel omurgası bölgesine kontrast madde enjekte edilir. Ardından, çeşitli pozisyonlarda, farklı projeksiyonlarda, yan ya da yüzüstü pozisyonda görüntüler alınır. Ardından, omurilik ve sinir çıkış kanallarını çevreleyen alanı ayrıntılı olarak görüntülemek için omurga kanalının bilgisayarlı tomografisi çekilebilir.
Miyelografinin riskleri nelerdir?
Miyelografi düşük riskli bir işlem olarak kabul edilir, ancak yine de komplikasyonlar veya olası riskler ortaya çıkabilir. Bunlar arasında mide bulantısı, kontrast maddeye karşı alerjik reaksiyonlar veya nadiren de olsa iğne giriş yerinde enfeksiyonlar sayılabilir. Muayeneden sonra, şikayetleri azaltmak için yatak istirahati ve yeterli sıvı alımı önerilir.
Miyelografinin avantajları nelerdir?
Miyelografinin bir avantajı, omurga kanalı, omurilik kanalı ve sinir köklerinin dinamik olarak görüntülenebilmesidir. Boyun omurgasında veya omurga bölgesinde meydana gelen değişiklikler hakkında da kesin bilgiler sağlar. Özellikle tercih edilen yöntem olan MRG’nin uygulanamadığı durumlarda, konvansiyonel miyelografi tanı sürecine değerli bir katkı sağlar.
Tıp yazarı hakkında
Sabine Schneider
Baş editör
