İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tanı · Genel Göz Hastalıkları

Optik Koherens Tomografi (OCT) - Uzmanlar ve Bilgiler

Sabine_Schneider.pngBaş editörSabine Schneider

Kısa özet — önce en önemlisi

Optik koherens tomografi (OCT), retina katmanlarını görüntülemek için kullanılan, temassız ve yüksek çözünürlüklü bir tanı yöntemidir. Bu görüntüleme yöntemi, göz dibi bölgesinin üç boyutlu bir görüntüsünü oluşturmak için kızılötesi ışık kullanır. OCT'nin kullanımı, diyabetik retinopati veya glokom gibi durumlarda retina üzerindeki en küçük değişiklikleri bile erken aşamada tespit etmeyi mümkün kılar. Bu nedenle OCT, modern oftalmolojide vazgeçilmez bir inceleme yöntemidir.

Optik koherens tomografi (kısaca: OCT), göz muayenesi için kullanılan temassız ve hassas bir yöntemdir. OCT’nin en önemli özelliği, retinanın her bir tabakasını kesin bir şekilde görüntülemesidir.

Aşağıda, optik koherens tomografi hakkında daha fazla bilgi ve bu alanda uzmanlaşmış seçkin uzmanların listesini bulabilirsiniz.

Lazer destekli bu yöntem, retina hastalıklarının teşhisinde çok büyük öneme sahiptir. 

Aşağıdaki alanlarda kullanılmaktadır:

  • Makula (en keskin görmenin sağlandığı bölge) muayeneleri
  • Glokom gibi görme siniri hastalıkları 


Makula des Auges

 Merkezi retina bölümü: Görme çukuru (Fovea), koroid (Choroid), sklera (Sclera), retina (Retina), sarı nokta (Makula) @ rob3000 /AdobeStock

Optik koherens tomografinin çalışma prensibi

Optik koherens tomografi, doku katmanlarını optik olarak görüntülemek için lazer ışığı kullanır. Farklı katmanlar, gelen ışığı farklı şekillerde yansıtır. İnterferometri ilkesi – yani ışık dalgalarının girişimlerinin değerlendirilmesi – dokunun kesitini hesaplamayı ve görüntülemeyi mümkün kılar. Bu tür bir rekonstrüksiyona tomografi denir. Teknik olarak, OCT cihazındaki ışık ışınları bir ışın ayırıcı tarafından iki yola ayrılır: Bir kısmı, dokunun nokta nokta taranacağı retina üzerine yönlendirilirken, diğer kısmı bir referans yoluna yönlendirilir. Cihaz, her iki yoldan geri dönen girişim sinyalinden dokunun derinlik yapısını hesaplar.

Ses dalgalarıyla çalışan ultrason teşhisinden farklı olarak, OCT ışık kullanır ve bu nedenle temassızdır.

Farklı doku katmanları, kırılma indisleri birbirinden farklı olduğu için sınır yüzeylerinde yansımalar oluşturur. Kullanılan ışık kaynağının koherans uzunluğu eksenel çözünürlüğü belirlerken, penetrasyon derinliği dalga boyuna bağlıdır. Modern yüksek çözünürlüklü OCT cihazları bu sayede mikrometre düzeyinde görüntüleme sağlar. Işın yolundaki yoğun saçılma gösteren malzemeler, örneğin lens opasitesi gibi durumlar, görüntü kalitesini sınırlayabilir.

Retina muayenesi ve floresan anjiyografi, retinaya ve yapılarına “üstten bakış” imkanı sağlar. Ancak bunlar, incelenen dokunun üç boyutlu yapısını göstermez. 

İşte burada OCT devreye girer. Koherens tomografi göze yük bindirmez ve gözün vitreus sıvısı içinden yapılan ölçümde herhangi bir engel oluşmaz.

Optik koherens tomografinin avantajları

Optik koherens tomografi, gözün arka bölümündeki yapıları görüntülemek için uygundur ve bu nedenle göz dibi muayenesi için idealdir. Retinanın ince katmanlarının mikroskobik düzeyde hassas bir şekilde görüntülenmesini sağlar. Ayrıca, tek tek katmanların kesin ölçümleri de mümkündür.

Yüksek hassasiyet ve ölçüm doğruluğu sayesinde, retinanın katmanlı görüntülenmesi, doktorun dokudaki küçük değişiklikleri bile erken aşamada tespit etmesini sağlar.

Böylelikle hekim, sinir hücrelerinde geri dönüşü olmayan hasarları önleyen veya yavaşlatan tedbirleri erken aşamada alabilir.

Yüksek hassasiyeti sayesinde ultra yüksek çözünürlüklü optik koherens tomografi, oftalmolojide devrim yaratmıştır. Göz doktorları artık daha önce sadece ders kitaplarından tanıdıkları doku katmanlarını canlı olarak inceleyebilmektedir.

Konfokal mikroskoba kıyasla, yüksek çözünürlüklü bir görüntüleme cihazı olan OCT, dokuyu daha derinlemesine görüntüleme avantajı sunarken aynı zamanda temassız bir uygulama sağlar.

Bu yöntemin bir diğer özelliği ise gözün ön segmentinin görüntülenmesidir. Özellikle kornea (kalınlık ölçümü, kornea greftlerinin yerleştirilmesi) ve göz odacığı açısı (glokom atağı sırasında tıkanma) açısından önemlidir.

Muayenenin Yapılması

Muayene, yarık lamba muayenesine benzer şekilde yapılır: Hasta, küçük hareketlerin görüntüyü bozmaması için başını sabit tutarak cihazın önünde oturur. Temassız bir muayene olduğu için anesteziye gerek yoktur.

Doktor, görüntüleri çeker ve ardından bunları inceleyip değerlendirir.

Sonuç

Optik koherens tomografi, oftalmolojide rakipsiz bir yöntemdir. Göze herhangi bir yük bindirmeden ciddi hastalıkların erken teşhisini mümkün kılar.

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu teşhisi konulduğunda, sağlık sigortası muayene masraflarını karşılar. Diyabet durumunda da OCT, retina hasarlarının erken teşhisinde önemli bir araçtır. Bunun dışındaki durumlarda ise bu, hastanın kendisi tarafından ödenmesi gereken bir IGEL hizmeti (bireysel sağlık hizmeti) olarak kabul edilir.

Sağladığı büyük faydalar nedeniyle, bu yöntem artık retina ve görme siniri hastalıklarının teşhisinden vazgeçilmez hale gelmiştir. Ayrıca OCT, diğer tıbbi alanlarda da en önemli görüntüleme yöntemlerinden biri olarak yerini almıştır.

Kardiyolojide, koroner arterlerin damar duvarını yüksek çözünürlükte görüntülemek için intravasküler optik koherens tomografi kullanılmaktadır. Bu sayede plaklar değerlendirilebilir ve koroner girişimlerden sonra stentlerin doğru şekilde yerleştirilip yerleştirilmediği kontrol edilebilir.

Dermatoloji, onkoloji ve anjiyoloji alanlarında da OCT, tamamlayıcı bir tanı yöntemi olarak giderek daha fazla kullanılmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

OCT nasıl çalışır?

OCT'de ışık dalgaları retinaya gönderilir. Yansıyan ışık bir interferometre ile analiz edilir ve yüksek çözünürlüklü bir kesit görüntüsü – bir tomografi – oluşturulur.

OCT ne için kullanılır?

OCT, göz dibi muayenesi için kullanılır ve özellikle retina hastalıklarının, makula dejenerasyonunun teşhisinde ve glokomun seyrinin izlenmesinde uygundur.

Muayene rahatsız edici midir?

Hayır. OCT, anestezi gerektirmeyen ve göze yük bindirmeyen, yüksek çözünürlüklü, temassız bir yöntemdir. Görüntüleme işlemi sadece birkaç saniye sürer.

Masraflar karşılanır mı?

Yaş kaynaklı makula dejenerasyonu teşhisi
konulmuşsa, masraflar sağlık sigortası tarafından karşılanır. Diğer tüm durumlarda ise bu, hastanın kendisi tarafından karşılanması gereken bireysel sağlık hizmeti (IGeL) kapsamındadır.

Sabine_Schneider.png

Tıp yazarı hakkında

Sabine Schneider

Baş editör

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları