İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tedavi · Fleboloji

Mini flebektomi: Uzmanlar ve tedavi bilgileri

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPGTıp alanında uzman yazarProf. Dr. med. Susanne Regus

Kısa özet — önce en önemlisi

Kanca yöntemi, özellikle bacaklardaki büyük damarların yan dallarında bulunan yüzeysel varislerin giderilmesinde kendini kanıtlamış bir yöntemdir. Doktor, birkaç milimetre büyüklüğündeki küçük kesikler aracılığıyla, hastalıklı damar bölümlerini minik bir kanca yardımıyla çıkarır. İşlem genellikle lokal anestezi altında ayakta yapılır; genel anesteziye gerek yoktur. İşlemden sonra hastalar bir süre kompresyon çorabı giyerler. Bu yöntem, vücuda zarar vermeyen ve risk oranı düşük bir yöntem olarak kabul edilir; küçük kesi yerleri genellikle fark edilmeyecek şekilde iyileşir. Tipik ve çoğunlukla geçici yan etkiler arasında morluklar ve hafif şişlikler bulunur; ciddi komplikasyonlar nadirdir.

Mini flebektomi, yüzeysel damar sistemindeki küçük ve kısa mesafeli varislerin hedefli bir şekilde çıkarılmasını sağlayan minimal invaziv bir işlemdir.

Bu tedavinin kimler için uygun olduğunu, nasıl uygulandığını ve işlem sonrasında nelere dikkat etmeniz gerektiğini buradan öğrenebilirsiniz.

Vena sistemi hakkında temel bilgiler: Varisler (varisler) nasıl oluşur?

Kalp, oksijen bakımından zengin kanı arterler aracılığıyla vücudun tüm organlarına ve dokularına pompalar. Oksijen buraya verildikten sonra, kullanılmış venöz kan damarlar yoluyla kalbe geri döner ve oradan da akciğerlere ulaşır. Orada tekrar oksijenle zenginleştirilir ve döngü baştan başlar.

Bacaklarda iki damar sistemi vardır: kasların arasında uzanan derin damar sistemi ve deri altı yağ dokusunda bulunan yüzeysel damar sistemi. Her ikisi de bağlantı damarları, yani perforan damarlar aracılığıyla birbirine bağlıdır. Yüzeysel damarlar, deriden ve deri altı dokusundan gelen venöz kanı derin sisteme yönlendirir. Kan akışının yerçekimine karşı kalbe doğru gerçekleşebilmesi için, ven kapakçıkları küçük valfler gibi işlev görerek kanın geri akışını engeller.

Bu kapakçıklar artık düzgün kapanmazsa, venöz kanın bir kısmı bacaklarda birikir. Damar duvarları gevşer, damarlar genişler ve giderek kıvrımlı veya düğümlü bir hal alır. Böylece, tıbbi adıyla varis olarak bilinen damar genişlemeleri ortaya çıkar. Bunlar genellikle derinin altından mavimsi bir parıltı verir ve çıplak gözle kolayca fark edilebilir. Uzmanlar, etkilenen damara göre, büyük ana damar genişlemeleri, yan dal varisleri ve en ince şekli olan kılcal damar genişlemeleri gibi türleri ayırt eder.

Bu tür bir damar hastalığı tedavi edilmezse, zamanla ilerleyebilir. Olası sonuçlar arasında kaşıntılı cilt egzamaları, damar iltihapları ve kan pıhtıları, kalıcı bacak şişlikleri, alt bacakta zor iyileşen açık yaralar ve varis kanamaları sayılabilir.

Mini cerrahi flebektomi (miniflebektomi) nedir?

Flebektomi terimi, Yunanca’da damar (phleb-) ve çıkarma (-ektomi) anlamına gelen kelime parçalarından oluşur. Bu yöntemde, bir uzman doktor veya damar cerrahı, ince, kanca şeklindeki aletler yardımıyla genişlemiş yüzeysel damarları çıkarır; bu nedenle bu yönteme “kanca yöntemi” adı da verilir. Bu işlem için sadece çok küçük deri kesikleri gerektiğinden, minimal invaziv müdahaleler arasında yer alır ve mini cerrahi flebektomi olarak da adlandırılır.

Krampfadern
Mini flebektomi, varis tedavisinde kullanılabilir © Solarisys | AdobeStock

Cerrah, küçük kesikler aracılığıyla hastalıklı damara (varis) ulaşır. Kanca şeklindeki aletle damarı kavrar ve parça parça dışarı çekebilir. Böylece patolojik olarak değişime uğramış bölümler kalıcı olarak çıkarılır ve damar kanının taşınması bundan sonra sağlıklı damarlar tarafından üstlenilir. Bu yöntem özellikle yan dal varisleri, yani bacaktaki büyük ana damarların genişlemiş dalları için uygundur.

Bu ameliyat yöntemi, 1950’li yıllarda İsviçreli dermatolog Robert Muller tarafından geliştirilmiştir. Bu nedenle, Muller flebektomisi olarak da bilinir. Günümüzde kanca yöntemi, ven cerrahisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. İyileşme sonrasında genellikle çok küçük izler kaldığı için hem tıbbi hem de estetik beklentileri karşılar. İşlem ayakta yapılabilir ve genel anestezi gerektirmez, bu da vücuda çok az yük bindirir.

Mini flebektomi ne zaman uygulanır?

Kanca yöntemi, yalnızca deri altı dokusunda yüzeysel olarak bulunan varisler (kılcal damar genişlemeleri) için uygundur. Tipik uygulama alanları arasında yan dal varisleri ile bacakta bulunan iki büyük ana damarın kısa mesafeli genişlemeleri yer alır: bacağın iç tarafındaki Vena saphena magna ve alt bacağın arka tarafındaki Vena saphena parva. Yüzeysel ve derin sistem arasındaki sızıntı yapan bağlantı damarları (perforan varis) ve deri altı dokusunda izole damar genişlemeleri (flebektaziler) de kısmen bu yöntemle tedavi edilebilir. Retiküler varislerde, yani derinin hemen altında bulunan ince, ağ benzeri damarlarda da bu yöntem uygun olabilir. Buna karşın, en ince damarlar için genellikle sönendirme gibi başka yöntemler tercih edilir.

Çoğu zaman kanca yöntemi, lazer tedavisi veya radyo dalgaları yoluyla hastalıklı ana damarın kapatılması gibi başka yöntemlerle birleştirilir. Her bir vakada hangi yaklaşımın uygun olduğu, hastalıklı damarların seyrine ve damar kapakçıklarının hangi noktada artık düzgün kapanmadığına bağlıdır.

Akut derin ven trombozu, ağır sistemik hastalıklar veya tedavi bölgesinde cilt iltihapları durumunda bu tedavi uygulanamaz. Daha önce geçirilmiş bir derin ven trombozu (derin ven trombozu) sonucu oluşan varisler, bazı durumlarda önemli bir yan dolaşım görevi görebileceğinden, yalnızca istisnai durumlarda ameliyatla tedavi edilir. Tersine, bazı komplikasyonlar tedaviyi daha acil hale getirebilir. Bu durum, örneğin tromboflebit (ven iltihabı), yani pıhtı oluşumu ile birlikte yüzeysel bir venin iltihaplanması ve bu iltihabın derin ven sistemine doğru yayılması gibi durumlarda geçerlidir.

Flebektomi için hangi hazırlıklar gereklidir?

İlk adım, damar cerrahisi, fleboloji veya dermatoloji muayenehanesinde veya kliniğinde yapılacak ayrıntılı bir danışma randevusudur. Bu randevuda şikayetleriniz, geçmiş hastalıklarınız ve kullandığınız ilaçlar, planlanan işlem akışı ve olası riskler hakkında konuşulur.

Teşhis sürecinin en önemli parçası, bacak damarlarına yönelik özel bir ultrason muayenesi olan dupleks sonografidir. Bu muayene, damar kapakçıklarının hangi noktalarda sızıntı yaptığını ve kan akışının hangi yönde olduğunu gösterir. Böylece damar cerrahı, kanca yönteminin uygun olup olmadığını ve buna karşı herhangi bir neden olup olmadığını belirler.

Bazı ilaçlar kan pıhtılaşmasını etkiler; bunların arasında kan inceltici ilaçlar ve ağrı kesici asetilsalisilik asit (ASA) bulunur. Bu tür ilaçları işlemden önce kesip kesmemeniz ve ne kadar süreyle kesmeniz gerektiği, doktorunuz tarafından belirlenir. Lütfen reçeteli ilaçları asla kendi başınıza kesmeyin. Ayrıca, işlemden önce alkol veya kullandığınız uyku ilacını bırakmanız gerekip gerekmediğini de ön görüşmede doktorunuzla görüşün. Sigara içenler, mümkünse birkaç hafta öncesinden itibaren sigara tüketimini önemli ölçüde azaltmalıdır; çünkü nikotin kan dolaşımını bozar ve yara iyileşmesinde sorunlara yol açabilir.

Tedavi gününde, doktorunuz ayakta dururken çıkarılacak varisleri bir kalemle cilt üzerinde işaretler; çünkü damarlar bu pozisyonda en belirgin şekilde ortaya çıkar. Gerekirse, tedavi bölgesindeki tüyler alınır. Ardından cilt iyice dezenfekte edilir ve steril bir örtü ile kapatılır.

Mini cerrahi flebektomi nasıl yapılır?

İlk olarak tedavi bölgesi lokal anestezik ile uyuşturulur. Bu işlemde sıklıkla, cilt altındaki dokuya bol miktarda seyreltilmiş anestezik solüsyon enjekte edilen “tumesans anestezisi” yöntemi kullanılır. Bazı merkezlerde, istek üzerine ek olarak analgo-sedasyon da uygulanabilir. Bu durumda, bir damar yoluyla sakinleştirici ve ağrı kesici bir ilaç verilir, ancak hasta bilinçli kalır.

Ardından doktor, işaretler boyunca çok küçük deri kesileri, yani "delme insizyonları" yapar. Her bir delik sadece birkaç milimetre büyüklüğündedir ve mikrocerrahi aletleri için giriş yolu görevi görür. Doktor, ince bir kanca veya küçük bir damar klemensi (sivrisinek klemensi) kullanarak varisi deri altından dışarı çıkarır ve parçalar halinde alır.

Küçük yaraların genellikle dikilmesine gerek yoktur. Bu yaralar yapışkan bant, cilt yapıştırıcısı veya yara bandı ile kapatılır ve üzerine bir kompresyon bandajı uygulanır. Ameliyatın süresi, kapsamına bağlı olarak genellikle 30 ila 60 dakika arasında sürer. Kısa bir dinlenme süresinin ardından genellikle eve gidebilirsiniz. Analgo-sedasyon uygulandıysa, birinin sizi almasını sağlamalısınız ve aynı gün kendiniz araba kullanmamalısınız.

Mini flebektomi sonrası nelere dikkat edilmelidir?

İşlemden sonra ilk olarak bir basınçlı bandaj takarsınız, daha sonra genellikle tıbbi kompresyon çorapları giyersiniz. Bunun ne kadar süreyle gerekli olacağına doktorunuz karar verir; genellikle yaklaşık iki haftadır. Halk dilinde buna sıklıkla tromboz çorabı denir. Ancak tıbbi kompresyon çorapları, genellikle hastanede tromboz önleme amacıyla kullanılan beyaz çoraplara göre çok daha güçlü bir basınç uygular. Dışarıdan uygulanan basınç, ameliyat sonrası kanamaları ve şişlikleri azaltır, kan pıhtılaşmasını önler ve iyileşme sürecini destekler.

Hareket etmek de aynı derecede önemlidir. Düzenli yürüyüş, baldır kas pompasını harekete geçirir ve tromboz riskini azaltır. Buna karşılık, ilk haftalarda uzun süre ayakta durmak veya oturmak ile sauna, güneşlenmek veya sıcak banyoların yol açtığı ısıdan kaçınmalısınız.

Pansuman yaklaşık iki ila dört günde bir değiştirilir. Ağrıyı azaltmak için genellikle doktorunuzun önerdiği yaygın ilaçlar yeterlidir. Ameliyattan yaklaşık iki hafta sonra bir kontrol muayenesi yapılır.

Mini flebektomi sonrası ne gibi avantajlar, komplikasyonlar ve riskler vardır?

Açık ameliyata kıyasla, kanca yöntemi birçok avantaj sunar. Ameliyat ayakta ve lokal anestezi altında gerçekleştirildiğinden, genel anestezinin riskleri ortadan kalkar. İyileşme süresi kısadır; birçok hasta birkaç gün sonra günlük yaşamına büyük ölçüde normal şekilde dönebilir. Kesikler çok küçük olduğu için yara izi genellikle az kalır. Ayrıca, hastalıklı damarların çıkarılması, gerginlik hissi veya bacaklarda ağırlık hissi gibi şikayetlerin azalmasına sıklıkla katkıda bulunur.

Genel olarak bu yöntem, düşük riskli ve vücuda daha az yük bindiren bir tedavi olarak kabul edilir. Bununla birlikte, her tıbbi müdahale gibi bu yöntemde de yan etkiler görülebilir.

Sık görülen yan etkiler

Ameliyatın en sık görülen yan etkileri arasında aşağıdakiler gibi kısa süreli durumlar yer alır:

  • morarmalar,
  • şişlikler,
  • yara iyileşme bozuklukları,
  • gerginlik veya baskı hissi,
  • uyuşma veya ağrı belirtileriyle seyreden cilt sinir yaralanmaları,
  • deri döküntüsü, hapşırma, kaşıntı, göz yaşarması, kusma veya baş dönmesi gibi anestezik maddeye karşı aşırı reaksiyonlar.

Nadir görülen ciddi komplikasyonlar

Ciddi komplikasyonlar çok nadirdir. Bunlar arasında, aşırı durumlarda kan zehirlenmesine kadar ilerleyebilen yara enfeksiyonu yer alır. Ayrıca tromboz, yani bacak damarlarında kan pıhtısı oluşumu da mümkündür. Böyle bir pıhtı koparak kan akışıyla akciğere taşınırsa, emboli oluşur. Ayrıca, lenf tıkanıklığı nedeniyle uzun süreli bacak şişmesi veya kalıcı sinir hasarları da ortaya çıkabilir. Anestezik maddeye karşı hayatı tehdit eden bir alerjik reaksiyon görülmesi son derece nadirdir.

Doktorunuz, bu riskleri önceden beklenen faydalara karşı dikkatlice değerlendirir. Yalnızca sizin için faydalar açıkça daha ağır basıyorsa, bu tedavi önerilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Flebektomi ağrılı mıdır?

Lokal anestezi sayesinde, çoğu hasta tedavi sırasında en fazla hafif bir baskı veya çekilme hissi duyar. Anestezinin uygulanması kısa süreli bir rahatsızlık verebilir. Ardından, birkaç gün boyunca hafif ağrı veya gerginlik hissi normaldir ve genellikle kolayca hafifletilebilir.

Kanca yöntemi, diğer yöntemlere kıyasla ne kadar az invazivdir?

Tüm ana damarın büyük kesikler yoluyla çıkarıldığı klasik damar strippinge kıyasla, kanca yöntemi çok daha az yük getirir. Genel anestez gerektirmez, sadece çok küçük yaralar oluşturur ve günlük hayata hızlı bir dönüşe olanak tanır. Ancak bu yöntem yalnızca belirli, yüzeysel damar bölümleri için uygundur ve her durumda hastalıklı ana damarın tedavisinin yerini almaz.

Her varis cerrahi olarak çıkarılmalı mıdır?

Hayır, her varis tedaviye ihtiyaç duymaz. Şikayetlerin olmadığı hafif vakalarda düzenli egzersiz ve gerekirse kompresyon tedavisi yeterli olabilir. Şikayetler veya komplikasyonlar ortaya çıkarsa, çentik yönteminin yanı sıra skleroterapi veya lazer ya da radyo dalga enerjisi kullanılan kateter prosedürleri gibi başka seçenekler de mevcuttur. Hangi yöntemin uygun olduğu, kapsamlı bir ultrason muayenesinden sonra belli olur.

Komplikasyon riski ne kadardır?

Kanca yöntemi, damar tıbbında komplikasyon riski düşük olan yöntemler arasında yer alır. En sık görülen yan etkiler morluklar, şişlikler ve ciltte geçici his bozukluklarıdır. Enfeksiyon veya tromboz gibi ciddi sonuçlar çok nadirdir. Kişisel riskinizin ne kadar yüksek olduğu, diğer faktörlerin yanı sıra tedavinin kapsamına ve önceden var olan hastalıklarınıza bağlıdır ve ön görüşmede bu konu ele alınabilir.

Tedavi sonrası yara izi kalır mı?

Hiçbir ameliyat tamamen yara izi bırakmadan iyileşmez. Kesiler sadece birkaç milimetre büyüklüğünde olduğundan ve genellikle dikilmesine gerek olmadığından, iyileştikten sonra genellikle neredeyse hiç fark edilmezler. Yeni oluşan yara izlerinin koyulaşmaması için ilk birkaç ay boyunca onları güçlü güneş ışığından koruyun.

Tedavi sonrası varisler tekrar ortaya çıkabilir mi?

Çıkarılan damar bölümleri geri gelmez. Ancak zayıf damar duvarlarına yatkınlık genellikle genetik bir eğilim olduğundan, yıllar içinde başka yerlerde yeni varisler oluşabilir. Düzenli egzersiz, sağlıklı bir vücut ağırlığı ve uzman hekim muayeneleri, değişiklikleri erken aşamada tespit etmeye yardımcı olur.

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPG

Tıp yazarı hakkında

Prof. Dr. med. Susanne Regus

Tıp alanında uzman yazar

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları