Kornea, gözün dış tabakasının ön kısmında yer alır ve limbus bölgesinde skleraya geçer. Skleradan farklı olarak ışık geçirgendir ve sürekli gözyaşı sıvısına ihtiyaç duyar. Kornea, dermisden daha fazla kavislidir ve göz küresinin dışına doğru çıkıntı yapar. Gözün dış zarının en sık görülen hastalıkları arasında kornea kusurları yer alır. Bunlar, nedenlerine göre enflamatuar ve enflamatuar olmayan lezyonlar olarak sınıflandırılır.
Korneanın Yapısı
Kornea, dış göz zarının şeffaf kısmıdır ve “gözün ön camı” işlevi görür. Keratinositler, yani bu yapının özel hücreleri tarafından oluşturulur.
Işık geçirgenliği şu şekilde sağlanır:
- Kollajen tabakalarının paralel dizilişi
- Kan damarlarının bulunmaması
- Endotel pompaları aracılığıyla korneanın aktif olarak şişkinliğinin giderilmesi
Gözün korneası sinirlerle doludur. Çapı 11,7 milimetre olan şeffaf bir tabaka olan kornea, gözün pupillasının hemen önünde yer alır. Merkezinde yaklaşık 0,6 milimetre kalınlığındadır — yani yaklaşık yarım milimetre kalınlığında, kenarlarında ise yaklaşık 0,8 milimetre kalınlığındadır.
Kornea, irisi ve hassas göz içini korur @ Vladimir /AdobeStock
Korneanın beş tabakası
Dıştan içe doğru bakıldığında, mikroskop altında gözün korneasının altı tabakası ayırt edilebilir:
- Ön kornea epiteli (Epithelium corneae), korneanın yüzeyini oluşturur
- Bowman tabakası (Lamina limitans anterior) buna bitişiktir ve yapısı sayesinde dış epitel tabakasının korunmasını sağlar
- Stroma (öz tabaka), korneanın orta tabakasını oluşturur ve kalınlığının yaklaşık yüzde 90'ını oluşturur. Bağ dokusu ve sinir liflerinin yanı sıra çeşitli hücre tiplerini içerir. Bu hücreler, beslenme, enfeksiyon savunması ve yaralanma sonrası onarım gibi önemli işlevleri yerine getirir. Düzenli katmanlar halinde dizilmiş kollajen liflerinden oluşan stroma, ön kamara tarafında Descemet zarı ile son bulur
- Arka Descemet zarı (Lamina limitans posterior), kornea endoteliyle (Endothelium corneae) arasındaki sınırı oluşturur. İnsan vücudundaki hem en kalın hem de en dayanıklı zardır. Bu nedenle etkili bir koruma sağlar. Kalınlığı yaşam boyunca artar.
- Endotel hücre tabakası, diğer işlevlerinin yanı sıra, korneanın nem dengesini sağlamak ve dolayısıyla şeffaflığını korumakla sorumludur. Bu hücrelerin son tabakası bir bazal membran üzerinde bulunur ve korneanın berrak kalması ve şişmemesi için aktif olarak suyu korneadan dışarı pompalar.
Korneanın işlevi
Gözün dış tabakasında bulunan kornea, göz küresinin penceresi olarak keskin görmeyi sağlar.
Üç önemli işlevi vardır:
- Koruma işlevi: Hassas göz içini dış etkenlere (yabancı cisimler, su) karşı korur. Bu nedenle bir arabanın ön camına benzetilebilir.
- Işık geçirgenliği: Tıpkı bir pencere gibi, ışığın mümkün olduğunca engelsiz bir şekilde geçmesini sağlamalıdır
- Işık Kırılması: Korneanın düzenli kavisli yapısı, ışığı göz merceğine ulaşmadan önce kırar. Küçük düzensizlikler görüntü bozukluklarına yol açabilir
Korneanın doğal kırma gücü yaklaşık 40 diyoptridir. Böylece gözün korneası, ışık kırılmasının üçte ikisini üstlenir ve görüntü odaklanmasına katkıda bulunur. Bunun önemli bir faktörü, gözün korneasının arkasında bulunan göz odası sıvısıdır.
Korneanın kurumaması için sürekli olarak sıvıyla nemli tutulması gerekir. Bu görevi göz kapakları üstlenir: Göz kırpma hareketiyle gözyaşı sıvısını kornea üzerinde eşit bir şekilde dağıtırlar. Kuru göz durumunda bu nemlendirme bozulur ve bu da korneanın şeffaflığını olumsuz etkileyebilir.
Korneanın endotel tabakası, çeşitli metabolik süreçler sayesinde dehidrasyonu sağlar. İç kısımdaki su tahliyesini ve şeffaflığı garanti eder.
Gözün korneası endotelindeki metabolizma aktif hücrelerin yoğunluğu, yaşın ilerlemesiyle azalır. Endotel hücreleri yenilenme yeteneği zayıftır, bu nedenle korunmaları önemlidir.
Enfeksiyonlara, yaralanmalara ve tahribata karşı koruma görevini Descemet zarı üstlenir. Korneanın yüzeyindeki epitel, gözün dış tabakasında yer alır. Bu tabaka kendini yenileyebilir ve küçük yaraların iz bırakmadan kapanmasını sağlar.
Göz korneasında görülebilecek olası hastalıklar
Gözün dış tabakasındaki en sık görülen hastalıklar arasında kornea kusurları yer alır. Bunlar, nedenlerine göre gözün korneasındaki iltihaplı ve iltihaplı olmayan yaralanmalar olarak ikiye ayrılır.
Korneaya zarar veren yabancı cisim yaralanmaları
Oftalmolojide, yabancı cisimlerin neden olduğu dış göz zarı yaralanmaları sıkça görülür. Yoğun gözyaşı akışı, yabancı cismi gözden dışarı atar ve dış göz zarında herhangi bir hasar bırakmaz.
Yabancı cisim hissi ortadan kalkana kadar göz yıkama şişesiyle veya akan su altında gözü yıkamak yardımcı olur. Korneada yüzeysel hasara yol açabileceğinden, gözü ovmaktan kaçınmalısınız.
Özel bir durum ise, çoğunlukla iş kazaları sırasında meydana gelen dış göz zarının kimyasal yanmasıdır. Bu, acil müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Yanma durumunda alınması gereken ilk önlem, gözü 20 ila 30 dakika boyunca yoğun bir şekilde yıkamaktır. Bir sonraki adımda, körlüğü önlemek için daha ayrıntılı bir muayene için bir göz kliniğine başvurmalısınız.
Gözün Korneasının Eğriliği
Sağlıklı bir kornea, düzgün bir eğriliğe sahiptir. Bu sayede, her yönden gelen ışığı göz merceğine ulaşmadan önce en uygun şekilde kırar.
Kornea bir yönde daha fazla veya daha az kavisliyse, göz bebeği aracılığıyla ışığın kırılması da değişir. Bu durum, algıda bozulmaya yol açar; örneğin, yuvarlak nesneler çizgi veya çubuk şeklinde görünür.
Bu anormallik, asitigmatizm veya astigmatizm olarak adlandırılır. Bu durumdan etkilenen kişiler, hem yakın hem de uzak nesneleri bulanık ve çarpık görürler. Sıklıkla baş ağrısı çekerler.
Nadir durumlarda, korneadaki bozukluğa ek olarak göz merceğinde de bir bozukluk görülür. Kornea eğriliği genellikle doğuştandır ve kalıtsal olabilir.
Çoğu zaman buna miyop veya hipermetrop da eşlik eder. Bunun yanı sıra sonradan ortaya çıkan nedenler de vardır. Bunlar arasında dış göz zarı içindeki hastalıklar veya yara izleri sayılabilir.
En sık görülen sapmalar, dikey yöndeki eğriliklerdir (çubuk astigmatizma). İkinci bir ayrım ise, korneanın farklı yerlerinde eğrilik olup olmadığına (düzensiz astigmatizma) veya olmamasına (düzenli astigmatizma) göre yapılır.
Doktorlar, düzenli astigmatizma türündeki bozuklukları özel bir gözlük veya kontakt lenslerle düzeltir. Düzensiz astigmatizma için sert kontakt lensler uygundur, ancak gözlük uygun değildir. Daha büyük sapmaların düzeltilmesi için refraktif cerrahi yöntemleri uygundur; bu işlemlerde en sık lazer kullanılır.
Keratokonus, 2.000 kişide bir sıklıkla görülen, korneanın iltihaplı olmayan bir hastalığıdır. Kalıtsal bir hastalıktır ve belirtileri ergenlik çağında ortaya çıkar. Bu durumda kornea ortasından incelir ve konik bir şekilde öne doğru çıkıntı yapar. Bu durum görme yeteneğini önemli ölçüde kısıtlar. Gözün dış tabakasını etkileyen bu hastalığın prognozu, ciddiyet derecesine göre değişiklik gösterir. Korneaya halkalar yansıtılarak kornea eğriliğinin derecesi tespit edilebilir. Özel ölçüm cihazları kullanılarak keratokonus erken aşamada bile tespit edilebilir; bu süreçte pakimetri verileri ve korneanın ön yüzeyindeki eğrilikle ilgili bilgiler önemli ipuçları sağlar.
Keratokonuslu kadın @ Alessandro Grandini /AdobeStock
Korneada bulanıklıklar
Kornea bulanıklıkları görme keskinliğinde azalmaya neden olur ve bazı durumlarda ağrıya da yol açar.
En sık görülen nedenler arasında korneada şişlikler (ödem) ve yara izi oluşumu yer alır. Gözün dış tabakası olan korneadaki yara izleri, beyazımsı bulanıklıklar şeklinde kendini gösterir.
Bunlar iltihaplanma, ülser veya metabolik bozuklukların ardından ortaya çıkar. İltihaplanma için bir risk faktörü, örneğin yanlış takılmış kontakt lensler nedeniyle korneada önceden meydana gelmiş bir hasardır. Okuma veya bilgisayar başında çalışma gibi gözü yoran faaliyetler, semptomları daha da kötüleştirebilir.
Kornea iltihabı (keratit) durumunda, bakteriyel veya viral enfeksiyon ya da mantar enfeksiyonu ortaya çıkabilir. Tedavi edilmezse bu durum kornea ülseri (Ulcus corneae) oluşumuna yol açabilir. Bu ülser, stroma veya Descemet membranına kadar yayılabilir ve gözde delik oluşmasına neden olabilir.
Gözün dış tabakasında yaygın yara izi oluşumu, korneada ciddi hasara neden olabilir. Bazı durumlarda yara izi oluşumu, damar uzamalarını (vaskülarizasyon) tetikler. Bu nedenle, normalde damarsız olan dış göz zarında kan damarları oluşur ve bu da görme yeteneğini daha da bozar.
Endotel tabakasındaki hücrelerin hasar görmesi durumunda, korneaya sıvı girer. Bu sıvı yoğunlaşarak ödemlere yol açar ve korneayı bulanıklaştırır.
Fuchs endotel distrofisi (metabolik bir hastalık) de korneanın iç kısmındaki endotel hücre tabakasına zarar verir. Bu durum sıvı birikimlerine yol açar. Görme yetisinde ciddi bozulma durumunda, perforatif keratoplasti gibi cerrahi yöntemler tek çözümdür. Endotel distrofisinde semptomlar başlangıçta genellikle belirgin değildir ve zamanla, özellikle sabahları, görme bozukluğu şeklinde kendini gösterir.
Günümüzde çoğunlukla lameller keratoplasti uygulanmaktadır. Bu yöntemde doktorlar sadece Descemet membranını değiştirir (Descemet membran endotel keratoplastisi, DMEK). İşlemi hassas bir şekilde planlamak için korneanın tamamının 3 boyutlu bir modeli hesaplanır.
Yaşlılıkta veya yaralanmaların ardından, korneanın homojen ve berrak yapısını yitirmesine neden olan dejeneratif değişiklikler ortaya çıkabilir. Ancak bu tür bazı yaşa bağlı etkilerin hastalık niteliği yoktur.
Göz korneasındaki bulanıklıklar, konservatif, yani ilaçla tedavi yoluyla çok nadiren giderilebilir. Kornea hasarının ileri aşamalarında körlüğü önleyebilecek tek çözüm, kornea naklidir. Bu işlemde, alıcının korneasına, önceden iç pompa hücreleri açısından ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmuş sağlıklı donör dokusu nakledilir.
SSS
1. Kornea hastalığı nedir? Kornea hastalığı, gözün şeffaf tabakası olan ve gözü korumakla ve ışığı kırmakla görevli korneada meydana gelen tüm iltihaplı veya iltihapsız hasarları ifade eder.
2. Kornea bulanıklığı nasıl oluşur? Kornea bulanıklığı genellikle keratit, ülserler veya endotel distrofisi gibi metabolik bozuklukların ardından oluşan yara izleri nedeniyle ortaya çıkar; bu bozukluklarda sıvı korneaya sızarak dokuyu bulanıklaştırır.
3. Ne zaman bir göz doktoruna başvurulmalıdır? Korneada kimyasal yanıklar veya ciddi yaralanmalar durumunda acil müdahale gereklidir. Ayrıca, görme yetisinde giderek artan bir bozulma veya gözlük numarasındaki sık değişiklikler durumunda da bir klinikte muayene olunmalıdır.
4. Keratokonus nasıl tedavi edilir? Hafif vakalar sert kontakt lenslerle düzeltilebilir. Daha şiddetli çıkıntı durumunda kornea cerrahisi veya ileri aşamalarda kornea nakli düşünülebilir.
Yazıyı paylaş


