Testosteron eksikliği, testosteron seviyesinin yetersiz olduğu ve aynı zamanda buna bağlı klinik şikayetlerin görülebildiği bir durumu ifade eder. Erkeklerde bu seks hormonu ağırlıklı olarak testislerde üretilir ve libido, kas gücü ve kemik yoğunluğu gibi faktörleri etkiler. Testosteron eksikliğinin tipik bir belirtisi libido kaybı olabilir, ancak şikayetler genellikle belirsizdir. Tıbbi açıdan hipogonadizm, birincil olarak testislerdeki bir bozukluktan veya ikincil olarak hipofiz ya da hipotalamustaki değişikliklerden kaynaklanabilir.
Kronik hastalıklar, aşırı kilo veya diyabet de düşük testosteron düzeyiyle ilişkili olabilir. Tanı koymak için klinik belirtiler, kan testosteron düzeylerinin tekrar tekrar ölçülmesi ile birlikte değerlendirilir. Ancak testosteron eksikliği gerçekten mevcut olduğunda ve olası nedeni netleştirildiğinde, spesifik bir tedavinin mi yoksa testosteron tedavisinin mi uygun olduğuna karar verilebilir.
Hipogonadizmin nedenleri nelerdir?
Hipogonadizm, nedenine göre üç türe ayrılabilir:
- Birincil hipogonadizm
- İkincil hipogonadizm
- Tersiyer hipogonadizm
Birincil hipogonadizm
Birincil hipogonadizmde neden doğrudan gonadlarda bulunur. Üst düzey hormonal merkezler yumurtalıkları veya testisleri uyarır, ancak bunlar yetersiz miktarda hormon üretir.
Erkeklerde görülen tipik bir doğuştan birincil bozukluk Klinefelter sendromudur. Bu hastalığa sahip kişiler, erkeklerde normal olan XY kromozom seti yerine fazladan bir X kromozomuna sahiptir.
Birincil hipogonadizm, Turner sendromundan muzdarip kadınlarda da görülür. Bu kadınlar, iki cinsiyet kromozomu (XX) yerine sadece bir adet işlevsel X kromozomuna sahiptir.
Aynı şekilde, erkeklerde testis tümörleri veya genital bölgedeki yaralanmalar da hormon üretiminin azalmasına yol açabilir. Kadınlarda ise yumurtalık kanseri ve/veya bu bölgedeki iltihaplanma olası bir neden olabilir.
İkincil hipogonadizm
İkincil hipogonadizm ise beyinde üst düzey bir hormonal merkez olarak işlev gören hipofizin bozulmasına dayanır. Hipofiz, folikül uyarıcı hormon (FSH) ve luteinize edici hormon (LH) salgılar.
Bu “serbestleştirici hormonlar” olarak adlandırılan hormonlar, gonadları cinsiyet hormonları üretmeye teşvik eder. Dolayısıyla, serbestleştirici hormonlarda eksiklik olması durumunda, yumurtalıklar ve testisler yeterince testosteron, östrojen ve progesteron üretemez.

Hipofiz adenomu, ikincil hipogonadizmin ortaya çıkabileceği tipik bir hastalıktır. Bu, kafada görülen nadir, iyi huylu bir tümördür.
Kallmann sendromu gibi doğuştan gelen bozukluklarda veya hipofiz ön lobunda doğrudan bir hasar durumunda da ikincil hipogonadizm ortaya çıkabilir.
Tersiyer hipogonadizm
Tertiere hipogonadizm, hipogonadizmin en nadir görülen şeklidir. Nedeni hipotalamus düzeyinde arandığında söz konusudur.
Hipotalamus, hipofiz bezi gibi salgılama hormonları salgılayan diencephalonun bir parçasıdır. Ancak bu hormonlar, gonadları doğrudan uyarmaz; bunun yerine hipofiz bezini FSH ve LH salgılaması için uyarır.
Hipofizin kendi salgılatıcı hormonlarındaki eksiklik, gonad aktivitesinde azalmaya ve cinsiyet hormonlarının salgılanmasında azalmaya yol açar.
Erkeklerde hipogonadizm nasıl kendini gösterir?
Belirtiler son derece çeşitlidir ve sadece cinsel alanda görülmez. Çocukluk çağında testosteron eksikliği varsa, ergenlik dönemi gerçekleşmez.
Tıp uzmanları bu duruma “eunuchizm” adını da verir. Hem birincil hem de ikincil cinsel özelliklerin gelişimi geride kalır.
Hastalarda testis hacmi küçüktür ve penis gelişimi yetersizdir. Ayrıca vücut kılları da oldukça seyrek olur. Yetişkinlik döneminde şu belirtiler ortaya çıkabilir:
- Libido azalması
- Koltuk altı ve kasık kıllarının kaybı
- Sakallanmanın azalması
- Boyda azalma
- Kemik yoğunluğunun azalmasına bağlı spontan kırıklar
- Kas kütlesi ve gücünde azalma
Hastalığın teşhisi Erkeklerde testosteron eksikliği: Testosteron eksikliğinin (birincil ve ikincil) tedavisi ve uygun teşhis yöntemleri - Cinsel hormon testosteron ve hipofiz ile hipotalamusun etkileşimi
Kadınlarda hipogonadizmde hangi belirtiler görülür?
Kadınlarda özellikle adet döngüsünde anormallikler görülür. Hormon bozukluğu ergenlik öncesinde ortaya çıkarsa, etkilenen kızlar hiç adet görmezler.
Tıp uzmanları bu duruma birincil amenore adını verir. Yetişkinlik döneminde de adet kanaması görülmez (ikincil amenore). Yumurtlama gerçekleşmediğinden, hipogonadizm hastası kadınlar kısırdır.
Hipogonadizmin teşhisi
Tedaviyi yürüten hekim, ayrıntılı bir anamnez sırasında özel anketler yardımıyla tüm semptomları sorgulayabilir. Genellikle bu aşamada hipogonadizme işaret eden bulgular ortaya çıkar.
Fizik muayene de, örneğin cinsel organların gelişmemiş olması veya vücut kıllarının azalması gibi hipogonadizmle ilişkili bulgular ortaya çıkarır.
Ancak kesin bir tanı koymak için laboratuvar testleri vazgeçilmezdir.
Doktor, aşağıdaki gibi cinsiyet hormonlarının değerlerini belirler:
- Testosteron
- Östrojen
- Progesteron
- LH
- FSH
- Bağlayıcı globulin (SHBG)
İkincil veya üçüncül hipogonadizm şüphesi durumunda, doktorlar organa özgü salgılatıcı hormonları da test etmelidir.
Düşük hormon düzeyini her zaman ikinci bir ölçümle doğrulamalıdırlar. Geçici bir düşüş, başka akut hastalıklar nedeniyle de ortaya çıkabilir.
Spesifik bir şüphe durumunda, ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri de yardımcı olabilir. Bu yöntemlerle cinsel bezlerin yapısı görüntülenebilir ve değerlendirilebilir.

Hipogonadizmin tedavisi
Tedavi, hormon bozukluğunun nedenine göre belirlenir. Örneğin, tümörlerde kemoterapi veya radyoterapi uygulanır.
Ancak her zaman nedene yönelik bir tedavi mümkün olmayabilir. Bu durumda, şikayetleri hafifletmek için hastalara tablet, krem, depo enjeksiyon veya yama şeklinde hormon preparatları verilir.
Hormon replasman tedavisi riskler barındırdığından, doktorlar tedaviye başlamadan önce olası kontrendikasyonları dışlamalıdır.
Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Hormona bağımlı tümörler
- Yapay hormonlara veya preparatların diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlılık
- Geçmişte veya şu anda karaciğer kanseri olması
Hipogonadizmin prognozu nasıldır?
Prognoz, öncelikle hastalığın nedenine bağlıdır. Nedeni başarılı bir şekilde tedavi edilebilirse ve hastalar düzenli olarak seks hormonları alırlarsa, cinsel özellikler yeniden kazanılabilir. Ayrıca, hormon eksikliğinden kaynaklanan olası sekeller de bu şekilde önlenebilir.
Sık Sorulan Sorular
Testosteron eksikliğinde hangi belirtiler ortaya çıkabilir?
Testosteron eksikliğinin belirtileri çok çeşitli olabilir ve kısmen belirsiz olabilir. Tipik belirtiler arasında örneğin libido kaybı, cinsel işlevde azalma, kas gücünde azalma ve uzun vadede kemik yoğunluğunda azalma sayılabilir. Ayrıca, vücut kompozisyonunda değişiklikler ve karın bölgesinde yağlanmanın artması da görülebilir. Pek çok hastalık, testosteron eksikliği ile benzer şikayetlere neden olabileceğinden, tek bir belirti teşhis için yeterli değildir.
Testosteron eksikliği nasıl anlaşılır?
Testosteron eksikliğinden şüphelenildiğinde, öncelikle klinik belirtiler ve tıbbi öykü değerlendirilir. Buna ek olarak fizik muayene yapılır ve kandaki testosteron düzeyi ölçülür; bu ölçüm genellikle sabah yapılır ve sonuçta bir anormallik saptanırsa, bir sonraki ölçümle doğrulanır. Duruma göre SHBG, LH ve FSH düzeyleri de ölçülebilir. Tanı, gerçek erkek hipogonadizmini şikayetlerin diğer olası nedenlerinden ayırt etmeye yardımcı olur.
Erkeklerde testosteron eksikliğinin nedenleri nelerdir?
Birincil hipogonadizm, testislerin işlev bozukluğundan kaynaklanır ve örneğin Klinefelter sendromunda olduğu gibi genetik nedenlere bağlı olabilir. İkincil hipogonadizmde ise neden, hipofiz bezi veya hipotalamus tarafından gerçekleştirilen hormonal düzenlemede yatmaktadır. Bunun yanı sıra, testosteron eksikliği işlevsel olarak aşırı kilo, diabetes mellitus veya belirli kronik hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu nedenle, tedaviye başlamadan önce çeşitli nedenler netleştirilmelidir.
Testosteron tedavisi ne zaman uygun olur?
Tek bir düşük ölçüm değeri nedeniyle testosteron tedavisi düşünülmemelidir. Tedaviye ihtiyaç duyulan hipogonadizm için uygun klinik semptomlar ve tekrarlayan düşük testosteron değerleri önemlidir. Testosteron replasman tedavisi öncesinde olası nedenler ve kontrendikasyonlar tıbbi olarak değerlendirilir. Tedavi süresince, tedavinin etkisinin ve olası risklerinin izlenebilmesi için takip kontrolleri gereklidir.
Yaş ilerledikçe testosteron eksikliği ortaya çıkabilir mi?
Testosteron seviyesi yaşlanma veya yetişkinlik döneminin ilerlemesiyle birlikte kademeli olarak düşebilir; ancak düşük bir değer tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Her erkek bu nedenle tedaviye ihtiyaç duyulacak düzeyde testosteron eksikliği veya buna bağlı semptomlar geliştirmez. Belirleyici olan, klinik semptomların kalıcı olarak düşük hormon değerleriyle birlikte mevcut olup olmadığıdır. Özellikle yaşlı erkeklerde, başka hastalıklar veya ilaçlar testosteron eksikliği gibi şikayetlere neden olabilir ve bu nedenle teşhis sürecine dahil edilmelidir.
Yazıyı paylaş
