İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Hastalık · Psikiyatri

Yeme bozuklukları (Eating Disorders): Anoreksiya nervoza, Bulimia nervoza, Aşırı Yeme Bozukluğu ve çocuklarda görülen yeme bozuklukları

Makalenin yazarıLeading Medicine Guide editör ekibiICD-10: F50

Kısa özet — önce en önemlisi

Yeme bozuklukları, psikosomatik hastalıklar grubuna girer ve yemekle ve kendi vücuduyla bozuk bir ilişki ile birlikte görülür. En yaygın türleri anoreksi (Anorexia Nervosa), bulimia (Bulimia Nervosa) ve aşırı yeme bozukluğudur. Tedavi edilmezlerse ciddi ve uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilirler. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi, prognoz açısından hayati önem taşır. Tedavi, hastalığın ciddiyetine göre ayakta veya yatarak yapılır ve genellikle psikoterapi ile eşlik eden beslenme terapisini birleştirir.

Yeme bozuklukları, ergenler ve genç yetişkinler arasında en sık görülen ruhsal hastalıklar arasında yer alır ve giderek daha küçük yaştaki çocukları da etkilemektedir. Yeme ve kendi vücuduyla olan bozuk ilişki, tedavi edilmezse ciddi fiziksel ve ruhsal sonuçlara yol açabilir. Bununla birlikte, zamanında teşhis ve tedavi edildiğinde iyileşme şansı yüksektir. 

Burada, hangi tür yeme bozuklukları olduğunu, ilk uyarı işaretlerini nasıl fark edebileceğinizi ve hangi tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu öğrenebilirsiniz.

Yeme bozuklukları nedir? Yeme bozukluklarının türleri

Yeme bozuklukları (ICD-10: F50), yeme davranışının kalıcı olarak değiştiği ve artık açlığı gidermek yerine giderek artan bir şekilde içsel çatışmalarla başa çıkmak için kullanıldığı ruhsal hastalıklardır. Etkilenen kişiler zihinsel olarak neredeyse sürekli olarak yemek, vücut ağırlığı ve kendi vücut şekilleriyle meşgul olurlar. Yemeyle sıklıkla, kendi başına aşılması zor olan kompulsif davranışlar ilişkilidir.

Semptomlara göre, temel olarak üç ana yeme bozukluğu türü ayırt edilir: anoreksi, bulimia ve aşırı yeme bozukluğu. Bunun yanı sıra, hastaların farklı hastalık tablolarının özelliklerini sergilediği karma türler de vardır; örneğin atipik bulimia veya atipik anoreksi.

Daha nadir görülen bir başka tür ise Pika sendromudur; bu sendrom özellikle gelişimsel gecikme, zihinsel engellilik veya demans olan kişilerde görülür ve toprak veya kağıt gibi yenilebilir olmayan maddelerin yutulmasıyla karakterizedir.

Anoreksinin temel özelliği, kilo almaya karşı belirgin bir korkuyla birlikte, kendi vücut ağırlığını sürekli olarak azaltma yönünde hastalıksal bir ihtiyaçtır. Bulimia Nervosa’da (halk dilinde “yeme-kusma bağımlılığı” olarak da bilinir), hastalar genellikle normal kilodadır, ancak kilo dalgalanmalarına ve ardından kusma ile sonuçlanan tekrarlayan aşırı yeme ataklarına eğilimlidir. Aşırı Yeme Bozukluğu’nda da tekrarlayan aşırı yeme atakları görülür; ancak hastalar, bu atakların ardından kusma veya müshil kullanımı gibi telafi edici önlemler almazlar; bu durum uzun vadede aşırı kiloya ve obeziteye yol açabilir.

Yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olan faktörler ve risk faktörleri

Yeme bozuklukları genellikle birden fazla faktörün etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Psikolojik stres, düşük özgüven, aile içi çatışmalar ve belirli bir güzellik idealinden kaynaklanan toplumsal baskı, yeme bozukluklarının oluşumunda sıklıkla rol oynar. Biyolojik ve genetik faktörler de tartışılmaktadır.

Bulimie
Bulimia, yeme bozuklukları arasında yer alır @ Monkey Business /AdobeStock

Özellikle ergenler ve genç yetişkinler risk altındadır, çünkü bu yaşam evresinde beden algısı ve kimlik merkezi bir rol oynar.

Ancak bu sorun giderek daha küçük çocuklarda da görülmeye başlandığından, çocuklarda görülen yeme bozuklukları uzmanlar tarafından giderek daha fazla ilgi görmektedir.

Bozuk beslenme davranışının belirtileri

Belirtiler, yeme bozukluğunun türüne göre farklılık gösterir, ancak ortak temel özellikleri vardır: bozuk yeme davranışı, kendi vücuduna ilişkin çarpık bir algı ve sıklıkla buna eşlik eden psikosomatik şikayetler.

Belirtilere göre üç ana yeme bozukluğu türü ayırt edilebilir:

  • Anoreksi
  • Bulimia ve
  • Aşırı Yeme Bozukluğu

Anoreksiya (Anorexia nervosa) hastalığının en önemli özelliği, kilo verme konusunda hastalıksal bir ihtiyaç duymaktır. Hastalar, kilo almaktan neredeyse panik düzeyinde bir korku duyarlar.

Bu nedenle vücutlarına mümkün olduğunca az besin almaya çalışırlar. Ayrıca, yedikleri besinlerin neredeyse hiç kalori içermemesine dikkat ederler. Birçok hasta, enerji tüketimini artırmak için sık sık ve yoğun bir şekilde fiziksel efor sarf eder.

Anoreksiya, beden algısı bozukluğuyla birlikte görülür. Bu durum, hastaların aşırı derecede zayıf olsalar bile kendilerini hâlâ şişman hissetmelerine yol açar.

Yeme-kusma bozukluğunda (Bulimia nervosa) ise hastalar genellikle normal kilodadır, ancak kilo dalgalanmalarına eğilimlidir. Bu bozukluğun temel belirtileri arasında aşırı yeme atakları ve ardından gelen kusma yer alır. Ayrıca, yeme bozukluğu olan hastalar sıklıkla kontrolsüz bir şekilde müshil ilaçlarına başvururlar.

Aşırı Yeme Bozukluğu’nda (kontrol kaybı ile birlikte aşırı yeme atakları) hastalar, tekrar tekrar ortaya çıkan aşırı yeme ataklarından muzdariptir. Ancak bu davranış bozukluğunda hastalar, kilo verme önlemlerinden kaçınırlar. Tokluk hissini ve besin alımları üzerindeki kontrolünü yitirirler. Aşırı yeme atakları kısa süreli olsa da, sıklıkları obeziteye yol açabilir.

Bunun yanı sıra, yeme bozukluklarının karışık biçimleri de ortaya çıkabilir. Bu durumda hastalar, farklı hastalık tablolarının özelliklerini sergilerler.

Buna verilen isim örneğin şöyledir:

  • atipik bulimia veya
  • atipik anoreksi

Bir başka yeme bozukluğu da Pika sendromudur. Bu durum, gelişimsel bozuklukları, zihinsel engelleri veya demansı olan hastalarda görülür. Bu kişiler toprak, kağıt parçaları veya dışkı gibi yenilebilir olmayan maddeleri yutarlar.

Anoreksi veya bulimiden kaç kişi etkilenmektedir?

Yeme bozuklukları farklı yaş ve cinsiyetten insanları etkiler; ancak kızlar ve kadınlar hâlâ orantısız bir şekilde daha sık bu hastalıklara yakalanmaktadır.

Çocuklar ve ergenler arasında bozuk beslenme davranışına dair belirtiler nispeten yaygındır: 11 ila 17 yaş grubundaki çocukların yüzde 20’sinden fazlasında, örneğin vücut şekli ve kilosundan aşırı memnuniyetsizlik veya aşırı iştah atakları gibi belirgin semptomlar görülmektedir. Kızlar, erkeklere kıyasla neredeyse iki kat daha sık etkilenmektedir. Ancak tarama sonuçlarında bir sorun saptanması, otomatik olarak klinik olarak teşhis edilebilir bir yeme bozukluğu olduğu anlamına gelmez

Çocuklarda beslenme bozuklukları

Çocuklarda beslenme bozuklukları, uygulamada hâlâ sıklıkla gözden kaçmaktadır; zira genç yaşlarda görülen bozuk beslenme davranışları, başlangıçta mutlaka bağımsız bir hastalık olarak algılanmamaktadır. Oysa ilk belirtiler ilkokul çağında bile ortaya çıkmaktadır; örneğin, giderek seçici veya kısıtlayıcı bir beslenme davranışı, kendi vücut ağırlığı konusunda endişe veya belirli öğünleri dikkat çekici bir şekilde kaçınma gibi. Çocuklar, yemek ve vücutlarıyla ilgili düşüncelerini ve endişelerini net bir şekilde ifade edemedikleri için, bu tür belirtiler ebeveynler ve bakım verenler tarafından genellikle geç fark edilir.

Hastalığın erken başlangıcı, özellikle 11 yaşından önce, ilerleyen seyir açısından olumsuz bir faktör olarak kabul edilir. Aynı zamanda çocuğun vücudu henüz büyüme aşamasındadır; bu nedenle besin eksikliği belirtileri ve kalıcı zayıflık, fiziksel gelişim üzerinde özellikle ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle çocuk doktorları ile çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları, çocuklarda yeme bozukluklarını erken aşamada tespit etmek ve genellikle ailenin de yakından dahil edildiği, yaşa uygun bir tedaviye başlamak konusunda merkezi bir rol oynar.

Yeme bozukluklarında tanı nasıl konur?

Doktor, hastanın tıbbi öyküsü ve fizik muayenesini yaptıktan sonra tanıyı koyar.

Zayıflık, aşırı kilo ve obeziteyi Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ile değerlendirir. VKİ, bir kişinin vücut ağırlığı ile boyu arasındaki oranı gösterir.

Anoreksi durumunda vücut ağırlığı normal ağırlığın en az %15 altında olur. Kızlarda veya kadınlarda sıklıkla adet kanaması görülmez; saç dökülmesi ve diş hasarları ortaya çıkabilir.

Bulimia tanısı için, aşırı yeme ataklarının en az üç ay boyunca haftada en az iki kez görülmesi gerekir. Ayrıca kalp ve dolaşım bozuklukları, böbrek hastalıkları ve mide-bağırsak hastalıkları da ortaya çıkabilir. 

Aşırı Yeme Bozukluğu tanısı için, aşağıdaki beş özellikten en az üçünün mevcut olması gerekir:

  • Açlık hissi olmadan yemek yeme
  • Aşırı hızlı yemek yeme
  • Tokluk hissi oluşana kadar yemek
  • suçluluk duygusu nedeniyle tek başına yemek yeme
  • Aşırı yeme krizlerinden sonra depresyon, tiksinti veya utanç gibi duygular

Münih merkezli ANAD e.V. Yeme Bozuklukları Tedavi Merkezi, yeme davranışını kendi kendine değerlendirmek için bir test sunmaktadır. Lütfen dikkat: Kendi kendine yapılan test size genel bir fikir verir. Hiçbir durumda bir doktor ziyaretinin yerini tutamaz.

Hangi tedavi seçenekleri mevcuttur? Psikoterapi, kendi kendine yardım desteği, hastalar ve yakınları için danışma merkezleri

Yeme bozukluklarının tedavisi iki temele dayanır:

Psychotherapie
Psikoterapi, psikolojik ve sosyal nedenlerin üstesinden gelmeye yardımcı olur @ WavebreakmediaMicro /AdobeStock

Tedavi hem ayakta hem de yatarak yapılabilir. Özellikle ağır vakalarda, terapötik yaşam gruplarında uzun süreli tedavi imkanı da mevcuttur.

Tedavinin ana hedefleri:

  • Normal bir beslenme davranışının öğrenilmesi
  • Vücut ağırlığının dengelenmesi
  • Olumlu bir vücut imajının yeniden kazanılması
  • Normal bir açlık ve tokluk hissinin geliştirilmesi
  • Yemekten zevk almayı ve keyif duymayı yeniden kazanma

Psikoterapi kapsamında, anormal beslenme davranışının belirtilerinin tedavisi ön plandadır. Bunlar arasında öncelikle açlık, kusma, aşırı yeme atakları ve düşük özgüven sayılabilir.

Terapist ve hasta, mümkün olduğunca bu bozuk davranışın nedenlerini bulmalı ve psikolojik dengeyi yeniden sağlamalıdır.

Bunun için bilişsel davranışçı terapinin yanı sıra sistemik aile terapisi de kullanılır. Böylece hastalar, yeme davranışları ve vücut ağırlıkları konusunda kendi sorumluluklarını üstlenebilirler.

Aile odaklı tedavi, özellikle hâlâ ebeveynlerinin evinde yaşayan gençler için uygundur. Bu durumda, yeme bozukluğunun yol açtığı sorunların çözümüne tüm ailenin dahil edilmesi yararlıdır.

Beslenme terapisinin amacı, hastaları bozuk beslenme davranışının belirtileri ve sonuçları konusunda bilgilendirmektir.

Bunun yanı sıra uzmanlar şu konularda bilgi verir:

  • düzenli bir öğün yapısı
  • ideal porsiyon büyüklüğü ve
  • sağlıklı besinler

Ayakta Tedavi

Ayakta tedavi, haftada birkaç kez bir psikoterapistin muayenehanesinde gerçekleştirilir.

Aşağıdaki koşulların karşılanması gerekir:

  • BMI 15'in üzerinde
  • zayıflık durumunda düzenli kilo alımı
  • belirgin bulimik belirtilerin olmaması (örneğin aşırı yemek atakları, sık kusma, aşırı müshil kullanımı)
  • Yeme davranışını değiştirmeye yönelik farkındalık ve motivasyonun varlığı
  • intihar riski olmaması
  • sağlam bir sosyal çevre

Bölgesel destek grupları, hastalara ek destek sunar. Toplantıları uygun bir kişinin yönettiğinden mutlaka emin olun.

Nitelikli grup liderleri, hastalığıyla yoğun bir şekilde yüzleşmiş ve durumu istikrarlı olan hastalar olabilir. Ayrıca, profesyonel eşlik altında yürütülen gruplar da mevcuttur. Bu gruplara sosyal eğitimciler veya psikoterapistler liderlik eder.

Yatılı tedavi

Yatılı tedavi, çok ağır ve özellikle uzun süreli yeme bozukluklarında endikedir ve aşağıdaki koşullarda değerlendirilebilir:

  • BMI 15'in altında
  • hızlı ve uzun süreli kilo kaybı
  • belirgin bulimik belirtiler (örneğin aşırı yemek atakları ve sık kusma, müshil ilaçlarının aşırı kullanımı)
  • İntihar riski
  • sağlam bir sosyal çevrenin olmaması
  • başarısız sonuçlanan ayakta tedavi

Anoreksiya hastaları için, kilo kaybının artmış ölüm riskiyle bağlantılı olması nedeniyle genellikle yatarak tedavi gereklidir.

Terapide dijital teknoloji

Bilim dünyasından tanınmış uzmanlar, Alman Yeme Bozuklukları Derneği (DGESS e.V.) çatısı altında bir araya gelmiştir. Bu uzmanlar, diğer konuların yanı sıra internet tabanlı terapi yöntemlerini araştırmaktadır.

Bu programlar, diğer amaçların yanı sıra yatılı tedaviden sonraki takip sürecinde de kullanılmaktadır. Derneğin web sitesinde araştırmaların güncel durumu hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Yeme bozukluklarında prognoz ve iyileşme süreci

Özellikle genç hastalar için, tedavinin erken başlaması durumunda iyileşme şansı yüksektir. Siz veya ailenizden birinin yeme bozukluğu varsa, mümkün olduğunca çabuk tıbbi yardım almanız önemlidir.

Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, kilo o kadar iyi bir şekilde normale döner ve hastalar tekrar normal bir yaşam beklentisine kavuşur.

Ancak bazı durumlarda, tedavi altında olsa bile yeme bozuklukları kronikleşebilir veya nüksetme görülebilir.

İyileşme şansı şu durumlarda azalır:

  • 11 yaşından önce hastalığın başlaması
  • başlangıç kilosunun düşük olması ve
  • yeme bozukluğunun uzun sürmesi

Özellikle anoreksiya hastaları, dehidrasyon veya ölümle sonuçlanabilecek akut organ yetmezliği riskiyle karşı karşıyadır.

Bu nedenle, yakınları yeme bozukluklarının belirtilerini mümkün olduğunca erken fark etmeli ve uygun tedavi önlemlerini almalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Hangi yeme bozuklukları vardır?

En yaygın türleri anoreksiya (Anorexia Nervosa), bulimia (Bulimia Nervosa) ve aşırı yeme bozukluğudur. Bunun yanı sıra, karma türler ve pika sendromu gibi daha nadir görülen hastalıklar da mevcuttur.

Başlangıç aşamasındaki bir yeme bozukluğunu nasıl fark edebiliriz?

Uyarı işaretleri arasında, belirgin şekilde değişen beslenme davranışları, aşırı zayıflık veya kilo dalgalanmaları, kilo almaya karşı aşırı korku, yeme ve vücuda ilişkin zihinsel takıntı ve sosyal çekilme sayılabilir.

Yeme bozuklukları tedavi edilebilir mi?

Evet, özellikle tedaviye erken başlandığında iyileşme şansı yüksektir. Tedavi genellikle psikoterapi ile eşlik eden beslenme terapisini birleştirir ve hastalığın ciddiyetine göre ayakta veya yatarak uygulanır.

Yeme bozuklukları olan kişiler ve yakınları kime başvurabilir?

İlk başvuru noktaları aile hekimleri, uzman doktorlar, danışma merkezleri ve destek gruplarıdır. 

Yazıyı paylaş

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Hastalıklar, anatomi, tedavi, tanı ve ilgili tıbbi uzmanlık alanları hakkında ek bilgiler.