Migren, tekrarlayan baş ağrısı ve çeşitli semptomlarla seyreden yaygın bir nörolojik hastalıktır. Migren hastalarının çoğu, tek taraflı, zonklayıcı veya nabız gibi atan bir ağrı ataklarından muzdariptir. Mide bulantısı ve kusma ile ışığa ve sese karşı artan hassasiyet özellikle tipik belirtilerdir.
Auralı migren durumunda ise buna ek olarak görsel olarak algılanabilen görme bozuklukları veya nörolojik belirtiler de ortaya çıkar. Migren ataklarının sıklığı kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir ve ara sıra ortaya çıkan şikayetlerden kronik migrene kadar uzanır. Stres, uykusuzluk veya hormonal değişiklikler gibi tetikleyiciler, bir migren atağını başlatabilir veya şiddetlendirebilir.
Migren tedavisinde sıklıkla triptanlar, ibuprofen veya diğer ağrı kesiciler kullanılır. Migren atağının tedavisi ve profilaksisinin yanı sıra, migreni uzun vadede hafifletmek için önleme de önemli bir rol oynar.
Migren ve nedenleri
Migren, atak şeklinde, zonklayan, nabız gibi atan ve periyodik olarak tekrarlayan baş ağrıları olarak tanımlanır. Genellikle başın sadece bir tarafını etkiler. Ağrı kesici olmadan bir migren atağına dayanmak neredeyse imkansızdır. Migren hastaları, sürekli olarak şiddetlenen atak şeklinde baş ağrılarından şikayet ederler.
Kesin nedeni hâlâ belirsizdir.
Tıp uzmanları, migrenin aşağıdakiler gibi çeşitli faktörlerden kaynaklandığını düşünmektedir:
- Yiyecek ve içecekler
- Uyku bozuklukları
- Sıcaklık değişiklikleri
- Tetikleyici noktalar (kas sertleşmeleri)
Günümüzde nüfusun yaklaşık yüzde onunda migren görülmektedir; kadınlar erkeklere kıyasla çok daha sık etkilenmektedir. Bu nedenle migren uzun süre kadınlara özgü bir rahatsızlık olarak kabul edildi. Ancak erkekler ve çocuklar da bu rahatsızlıktan muzdarip olabilir.
Çoğu zaman belirtiler şu faktörlerle şiddetlenir:
- Hareket
- Işık ve
- Yüksek sesler
Bu nedenle hastalar, sessiz ve karanlık odalarda kendilerini en rahat hissederler. Nedenleri ve belirtileri çok çeşitli olduğundan migren ataklarının tedavisi zordur. Dikkat çeken bir nokta, giderek daha fazla çocuğun şiddetli baş ağrısından şikayet etmesidir; bu nedenle stres, başlıca nedenler arasında yer almaktadır.

Tıp uzmanları migrenin nedenleri hakkında hâlâ yoğun bir şekilde tartışmaktadır. Sıklıkla birden fazla aile üyesi migrenden muzdariptir.
Bu nedenle uzmanlar, baş ağrısının sadece dış etkenlerden değil, aynı zamanda genetik faktörlerden de kaynaklandığını düşünüyor.
En sık görülen nedenler arasında şunlar yer alır:
- Hormon dalgalanmaları
- Stres
- Uykusuzluk
- Sıvı kaybı
- Hava koşullarına duyarlılık
- Hipotiridizm (diyet veya düzensiz beslenme durumunda)
- Aşırı uyaran (gürültü, parlak ışık)
Bununla birlikte, baş ağrıları kas sertleşmelerinden (sözde tetik noktaları) da kaynaklanabilir.
Bunlar özellikle boyun ve ense bölgesinde görülür.
Ayrıca, aşağıdaki gibi gıda ve içecekler de baş ağrısına yol açabilir:
- Kırmızı şarap
- Peynir
- Nikotin
- Çikolata
- Muz ve
- turunçgiller
Bunlar, damar daraltıcı etkiye sahip olan vücutun kendi haberci maddesi olan noradrenalin salınımını artırır. Tiroid bezindeki bir işlev bozukluğu da vücut üzerinde benzer bir etkiye sahiptir. Sağlıklı bir tiroid bezi, metabolizmayı hızlandıran T3 ve T4 hormonlarını üretir.
Hormon seviyesi çok yüksek veya çok düşükse, aşağıdaki şikayetler ortaya çıkabilir:
- Yorgunluk
- Konsantrasyon bozuklukları
- Yorgunluk
- Uyku bozuklukları
- Aşırı terleme
- Sinirlilik
- Migren
Bilim insanları ayrıca serotonin seviyesinde bir dengesizlik olduğunu varsaymaktadır. Serotonin, “mutluluk hormonu” olarak da bilinen bir sinyal maddesidir. Serotonin ruh halini iyileştirir; ayrıca bu hormon hem uyku düzenimizi hem de bağırsak fonksiyonlarımızı etkiler. Bu sinyal maddesi kırmızı kan hücrelerinde (trombositlerde) depolanır.
Migren atağı sırasında vücuttaki serotonin seviyesi yükselir. Serotonin konsantrasyonu özellikle adet döneminde oldukça yüksektir; bu nedenle kadınlar bu dönemde baş ağrısından daha sık şikayet ederler.
Migren belirtileri – aura ile veya aurasız
Genellikle tıp uzmanları migreni dört aşamaya ayırır.
1. Aşama – Ön aşama (Prodromal aşama)
Bu aşamada hastalar sıklıkla şunlardan şikayet eder:
- Ruh hali dalgalanmaları
- Artan sinirlilik
- Sık esneme
- Konsantrasyon bozuklukları veya
- İştahsızlık
2. Aşama - Aura Aşaması
Hastaların yaklaşık yüzde 10 ila 30'u auralı migren hastasıdır. Auralı migren, baş ağrısının nörolojik bozukluklarla birlikte görülmesi anlamına gelir.
Bunlar arasında şunlar yer alır:
- Konuşma bozuklukları
- Işık parlamaları
- Renk algısında bozukluklar
- Hassasiyet bozuklukları
3. Aşama - Baş ağrısı aşaması
Bu aşamada hastalar, yavaş ama sürekli olarak şiddetini artıran şiddetli baş ağrılarından muzdariptir.
Genellikle baş ağrısına ek olarak şakak veya alın bölgesinde (çoğunlukla tek taraflı) aşağıdaki belirtiler görülür:
- Baş dönmesi
- Mide bulantısı ve kusma ile
- Işığa ve sese karşı artan hassasiyet
4. Aşama - Gerileme Aşaması
Geri dönüş aşamasında belirtiler yavaş yavaş azalmakla birlikte, hastalar kendilerini sinirli, yorgun ve bitkin hissederler. Ayrıca iştahsızlık da sıklıkla görülür.
Migren Tedavisi
Tedavide öncelikli amaç, ağrıyı tetikleyen faktörleri ortadan kaldırmaktır. Böylelikle ağrı belirtileri azalır.
Bunlar arasında şunlar yer alır:
- Stres ve
- Alkol, nikotin, çikolata ve turunçgillerin tüketimi
Ayrıca gevşeme egzersizleri (kas gevşetme, yoga) ve dayanıklılık sporları (koşu, nordik yürüyüş) da baş ağrısı ataklarının sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. Boyun bölgesinde tetik noktaları varsa, masaj ve esneme hareketleri faydalı olabilir.
Çoğu hasta, akut dönemde özellikle sese ve ışığa karşı hassastır. Karanlık bir odada kalmaları önerilir. Rahatsız edici sesler (radyo, televizyon) mümkün olduğunca kapatılmalıdır. Alnına veya boynuna uygulanan soğuk kompresler ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
Baş ağrısı ataklarında migren ilaçları, özellikle NSAID'ler (ASİT, ibuprofen) ve parasetamol, etkili olduğu kanıtlanmıştır. Akut migren durumunda, hastaya fitil veya tablet şeklinde verilen triptanlar kullanılır. Ancak bu ilaçlar hamile kadınlar ve yüksek tansiyonu olan kişiler için uygun değildir.
Hangi doktorlar migren uzmanıdır?
Migren, gerilim tipi baş ağrıları gibi uçucu yağlar ve gevşeme egzersizleriyle hafifletilemez.
Bu nedenle migren şüphesi duyduğunuzda derhal bir uzmana başvurun. Şikayetlerinizle birlikte migren konusunda derinlemesine bilgiye sahip bir nörolog veya genel pratisyen hekime gidin.
Alman Migren ve Baş Ağrısı Derneği adres listeleri sunmaktadır. Bu listelerde yakınınızdaki bir migren uzmanını da bulabilirsiniz.
Sonuç
Aurasız migren, bu hastalığın en yaygın şeklidir; ancak “aura” olarak adlandırılan belirtiler veya nörolojik semptomların görüldüğü varyantları da ortaya çıkabilir. Nadir görülen türler arasında ailesel hemiplejik migren, sporadik hemiplejik migren, retinal migren ile beyin sapı aurası olan migren veya baziler tip migren sayılabilir.
Migren tanısı, tipik şikayetler, diğer belirtiler ve hastaların bireysel tıbbi geçmişi temelinde konur. Migren belirtileri genellikle şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı, ışığa duyarlılık ve diğer nörolojik belirtilerdir. Migrenin nedeni ve oluşumu karmaşıktır ve genetik faktörler veya çeşitli tetikleyiciler tarafından etkilenebilir. Migrenin nedenleri kişiden kişiye farklılık gösterir ve stresten hormonal değişikliklere kadar uzanır.
Migren tedavisi, hem akut migren tedavisini hem de uzun vadeli migren önleme tedbirlerini içerir. Özellikle status migraenosus veya kronik şikayetlerde, migrenin hedefli bir şekilde tedavi edilmesi önemlidir. Alman Nöroloji Derneği bu konuda “Migren Ağrısının Tedavisi” başlıklı S1 kılavuzunu önermektedir. Ayrıca, hastalar bilinen tetikleyicilerden kaçınarak ve düzenli bir yaşam tarzı sürdürerek migreni önleyebilirler. Hamilelikte migren durumunda da tedavi kişiye özel olarak uyarlanmalıdır. “Of Migraine” gibi uluslararası uzmanlık literatürü, bu nörolojik hastalığın tedavisi ve önlenmesine yönelik modern yaklaşımları açıklamaktadır.
SSS
Migren nedir?
Migren, tekrarlayan baş ağrısı ve çeşitli semptomlarla seyreden nörolojik bir hastalıktır. Tipik olarak, genellikle tek taraflı olarak ortaya çıkan, zonklayıcı veya nabız gibi atan migren atakları görülür. Migreni olan birçok kişi, mide bulantısı ve kusmanın yanı sıra eşlik eden nörolojik semptomlardan da muzdariptir.
Auralı migren ne demektir?
Auralı migren durumunda, asıl atak başlamadan önce görme bozuklukları, konuşma bozuklukları veya görsel olarak algılanabilir değişiklikler gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Auralı migren olarak adlandırılan bu durum, birkaç dakikadan yaklaşık bir saate kadar sürebilir. Tipik auranın yanı sıra, hemiplejik migren veya beyin sapı auralı migren gibi nadir görülen türler de vardır.
Migrenin nedenleri ve tetikleyicileri nelerdir?
Migrenin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, tetikleyiciler ve nörolojik süreçler önemli bir rol oynar. Migrenin nedenleri arasında stres, uykusuzluk, hormonal değişiklikler veya belirli gıdalar sayılabilir. Kronik stres de migren ataklarının sıklığını artırabilir.
Migren nasıl tedavi edilir?
Migren tedavisinde sıklıkla triptanlar, ibuprofen veya diğer ağrı kesiciler kullanılır. Migren atağının tedavisi ve migrenin önlenmesi, atakların sıklığına ve şiddetine göre belirlenir. Kronik migrende, migreni önlemek için ilaca dayalı bir önleyici tedavi de yararlı olabilir.
Migren durumunda ne zaman tıbbi yardım alınmalıdır?
Şiddetli baş ağrısı, olağandışı nörolojik belirtiler veya migren ataklarında ani bir değişiklik olması durumunda, bir hekim tarafından migren tanısı konulmalıdır. Özellikle status migraenosus, hemiplejik migren veya hamilelikte görülen şikayetlerde nörolojik değerlendirme önemlidir. Sık baş ağrısı yaşayan çocuklar ve ergenler de muayene edilmelidir.
Yazıyı paylaş
