Kraniyomandibular disfonksiyon (CMD), kafatası (kraniyum) ile alt çene (mandibula) arasındaki etkileşimde ortaya çıkan işlev bozukluklarını ifade eden genel bir terimdir. Bu işlev bozuklukları yapısal, işlevsel, biyokimyasal veya psikolojik nitelikte olabilir.
Almanya’daki insanların yaklaşık yüzde sekizi kraniyomandibular disfonksiyondan muzdariptir.
Kraniyomandibular Disfonksiyon yaygın olmasına rağmen pek bilinmemektedir. Her hasta tedaviye ihtiyaç duymaz, ancak bazılarında şikayetler yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkilemektedir.
Kraniyomandibular disfonksiyonun en yaygın türü, üst ve alt çenelerin birbirine doğru şekilde oturmaması sonucu ortaya çıkan maloklüzyondur.
Bu durum çiğneme sisteminde bozukluklara yol açar ve tüm vücut üzerinde rahatsız edici etkiler yaratabilir.
Kraniyomandibular disfonksiyonda (CMD) üst ve alt çene birbirine doğru şekilde oturmaz @ Марина Демешко /AdobeStock
Kraniyomandibular Disfonksiyonun Nedenleri
Kraniyomandibular disfonksiyon, çok faktörlü bir bozukluktur. Bu, disfonksiyonun ortaya çıkmasında birden fazla faktörün rol oynadığı anlamına gelir.
En yaygın neden diş düzensizlikleridir (örneğin, yanlış kapanış). Üst ve alt çene birbirine doğru şekilde oturmadığında, tıp uzmanları buna maloklüzyon adını verir.
Diş düzensizlikleri genetik nedenlere bağlı olabilir. Diş aralıkları ve çok yüksek ya da çok alçak dolgular veya kronlar da buna neden olabilir.
Ayrıca, ortodontik tedaviler sonrasında da diş dizilim bozuklukları ortaya çıkabilir. Çene eklemlerine binen yük, baş ve yüz kasları gibi çevredeki kasların şiddetli gerginliğe yol açar. Vücut, bu şekilde çene dizilim bozukluğunu dengelemeye çalışır.
Bu dengeleme başarısız olursa, vücudun destek ve hareket sisteminde kalıcı kas gerginlikleri ortaya çıkabilir.
Kraniyomandibular disfonksiyonun bir diğer yaygın nedeni, özellikle geceleri görülen diş gıcırdatmadır (bruksizm).
Normal sınırların ötesine geçen sürekli diş gıcırdatma, dişlerde ciddi aşınmaya yol açar. En kötü durumda ise dişlerin kısalmasına neden olur.
Sürekli stres ve psikolojik gerginlik de kraniyomandibular disfonksiyonu tetikleyebilir. Stres, çene bölgesinde sürekli bir gerginliğe yol açabilir.
Diğer risk faktörleri şunlardır:
- çene eklemlerinde veya boyun omurgasında travmatik değişiklikler
- aşırı tırnak yeme ve sakız çiğneme
- baş ve boyun bölgesinde yapılan ameliyatlar
- yanlış duruşlar ve kötü oturma pozisyonu
- Eklem iltihapları
Kraniyomandibular disfonksiyona işaret eden belirtiler
Kraniyomandibular disfonksiyonun belirtileri son derece çeşitlidir ve spesifik değildir. Genellikle fark edilmez veya doktorlar tarafından ancak uzun bir süre sonra teşhis edilir. Birden fazla şikayet aynı anda ortaya çıkarsa, kraniyomandibular disfonksiyon açısından muayene olmalısınız.
Bu durum için aşağıdaki şikayetler karakteristiktir:
- Baş ağrısı
- Uyku bozuklukları
- Kulak ağrısı
- Kulak çınlaması
- Çene ve diş ağrısı
- Yutma güçlüğü
- Yüz ağrısı
- Baş dönmesi
- Görme bozuklukları ve/veya ışığa duyarlılık
- Boyun ağrısı
- Sırt ağrısı
- Ekstremitelerde uyuşma hissi
Genellikle kraniyomandibular disfonksiyonla ilişkili olmayan başka belirtiler de ortaya çıkabilir.
Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Mide bulantısı
- Parmaklarda karıncalanma
- İştahsızlık
- Ruh hali dalgalanmaları veya
- Depresif ruh hali
Kraniyomandibular Disfonksiyonun Doğru Teşhisi
Çene eklemlerine binen yükün giderek artması iyileşme şansını azalttığı için, bu bozukluğun erken teşhisi önemlidir. Kraniyomandibular disfonksiyon genellikle bir diş hekimi tarafından teşhis edilir.
Teşhis için “fonksiyonel analiz” veya “fonksiyonel teşhis” adı verilen bir yöntem kullanılır. Klinik fonksiyonel analizin ilk aşamasında diş hekimi kapsamlı bir anamnez alır.
Hastanın tıbbi geçmişi, şikayetleri ve olası genetik yatkınlıklar hakkında bilgi verir.
Öykü alınmasının ardından, gerginlikleri, hareket bozukluklarını veya sesleri tespit etmek için çene eklemleri ve çiğneme kasları elle muayene edilir.
Çene uyumsuzluğunu tespit etmek için hastanın renkli bir folyoya ısırması gerekir. İzde değişiklikler görülürse, aletli fonksiyonel analiz yapılır.
Diş hekimi, bir ısırık kaydı yardımıyla üst ve alt çene arasındaki konumsal ilişkiyi belirler. Isırık kaydı, hastanın üzerine ısırdığı yumuşak bir plakadır (mum veya plastikten yapılmış).
Bir yüz kemeri, çenenin kafatasına göre konumunu ölçer. Elde edilen verilerden yola çıkarak hekimler, hastanın çiğneme hareketlerini taklit eden bir alçı model hazırlar.
Artikülatör sadece çiğneme hareketlerini değil, aynı zamanda çeşitli tedavileri de simüle eder. Böylece diş hekimi, en iyi sonuçları verecek tedaviyi seçebilir.
Kraniyomandibular Disfonksiyonun Tedavi Seçenekleri
Kraniyomandibular disfonksiyonun tedavisi, hastalığın nedenine göre belirlenir ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Genellikle tedavide birden fazla uzman hekim birlikte çalışır.
Diş hekimi, bir oklüzal splint reçete ederek dişlerin yanlış dizilimini düzeltir. Plastik oklüzal splint, şikayetleri hızla hafifletir ve çeneyi doğru pozisyona getirmeye yardımcı olur.
Hasta, semptomların şiddetine bağlı olarak plakayı sadece geceleri veya 24 saat boyunca takar.
Isırma plakası takmak istemeyen hastalarda, ısırma pozisyonunu kalıcı olarak düzeltmek için çeşitli yöntemler uygulanabilir. Çiğneme yüzeyleri yeniden taşlanabilir veya seramik onlaylar, kronlar ya da implantlar yardımıyla yeniden oluşturulabilir.
Dişlerin yanlış diziliminin kalıcı olarak düzeltilmesi için ortodontik tedaviler de düşünülebilir. Fizyoterapistler, ortopedistler ve osteopatlar, yanlış vücut duruşlarının veya kas ve eklem bozukluklarının tedavisinde rol oynar.
Kraniyomandibular disfonksiyonda depresif ruh hali veya diğer psikolojik sorunlar ortaya çıkarsa, bir psikolog tarafından tedavi edilmesi yararlıdır.
Hastalar, spor, otojen antrenman veya kas gevşetme gibi uygun yöntemlerle stresi azaltmalıdır.
Bu farklı tedavi yaklaşımları, gerektiğinde birbirini tamamlayıcı şekilde uygulanabilir.
CMD uzmanlarını burada bulabilirsiniz
Çene bölgesinde ağrı ve şikayetler durumunda ilk başvurulacak kişi bir diş hekimi veya ortodontisttir. Bu uzmanlar genellikle fonksiyonel tanı ve anamnez yaparak CMD'yi teşhis edebilir.
Her doktor bu hastalığı bilmez; bu nedenle, çok çeşitli semptomları nedeniyle her zaman teşhis edemeyebilirler. Bu nedenle, CMD Çatı Örgütü üyesi olan ve en güncel bilgilere sahip bir doktora başvurmak en iyisidir.
Omuzlarda, boyunda veya kalçalarda şikayetler ortaya çıkarsa, bir ortopedi uzmanına başvurmak mantıklıdır. Bu uzman, CMD ile olan bağlantıyı doğrulayabilir veya reddedebilir.
Yazıyı paylaş

