İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tanı · Genel Radyoloji

Tümör Teşhisi: Uzmanlar ve Bilgiler

Makalenin yazarıLeading Medicine Guide editör ekibi

Kanser, hastaların hayatını altüst edebilen, korkulan bir hastalıktır. Bunun bir parçası da titiz bir tümör teşhisidir: Bu, sadece tanıyı doğrulamakla kalmaz, aynı zamanda tümörün ciddiyet derecesini de belirler. Bu zorlu dönemde, hastalar birçok soruya sahip olur ve güvenilir, anlaşılır bilgiler ararlar. Bu nedenle bu metin, tümör teşhisindeki çeşitli tetkikler, bunların amaçları ve riskleri hakkında genel bir bakış sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca burada, tümör teşhisi konusunda seçkin uzmanları da bulabilirsiniz.

Tümör teşhisi ne anlama gelir?

Tümör teşhisinin amacı, kanser şüphesini araştırmak ve bir tümörün özelliklerini daha ayrıntılı bir şekilde belirlemektir.

  • boyut,
  • şekil ve
  • yayılımı 

gibi özellikler, tedavi yönteminin seçilmesinde belirleyici rol oynar.

Uzmanlar, çeşitli yöntemler yardımıyla lenf düğümlerinde veya diğer dokularda metastaz, yani ikincil tümörler olup olmadığını araştırır. Halihazırda metastaz varsa, prognoz daha kötüdür. Bu nedenle, tümörün mümkün olduğunca erken teşhisi hayati önem taşır.

Kanser türüne göre, ilk muayeneden kesin tanıya kadar geçen süreç farklılık gösterir. Çoğu zaman hastalar, belirli şikayetleri olduğu ve kanser olduğundan korktukları için doktora başvururlar. Bazen rutin bir muayene de bir tümörün keşfedilmesine yol açar.

Teşhis sürecinin ilk adımı anamnezdir. Bu aşamada hasta, semptomlarını ve bugüne kadarki tıbbi geçmişini anlatır. Ardından, bir görüntüleme tetkikine sevk edilir. Paralel olarak doktor, sözde tümör belirteçlerinin araştırıldığı bir kan tahlili yaptırır. Bunlar, tümörün türü hakkında ilk ipuçlarını verebilen maddelerdir. Tanıyı kesinleştirmek için sıklıkla biyopsi gerekir. Bu işlemde, bir iğne veya özel aletler yardımıyla tümörden küçük bir parça alınır ve mikroskop altında incelenir.

Onkologlar tüm bulguları değerlendirir ve ardından tedaviyi belirler.

Tümör teşhisinde hangi yöntemler vardır?

Radyologlar ve görüntüleme yöntemleri

Görüntüleme yöntemleri, kanser teşhisinde büyük önem taşır. Bunlar arasında

  • klasik röntgen,
  • basit ultrason,
  • hızlı BT,
  • daha karmaşık MRG ve
  • özel nükleer tıp muayeneleri yer alır.

Bu alan, radyologların ve nükleer tıp uzmanlarının uzmanlık alanıdır.

Röntgende vücut ışınlarla taranır ve gri tonlamalı iki boyutlu bir görüntü elde edilir. Böylece radyolog, tümörün konumu ve boyutu hakkında ilk genel bir fikir edinir. Hastalar için bu yöntem basittir ve çok az rahatsızlık verir.

Ultrason dalgalarıyla yapılan tarama da vücudun daha derin katmanlarının görüntüsünü verir. Kemiklerle çevrili yapılar, örneğin beyin, ultrasonla görüntülenemez. Bu nedenle bu yöntem, tiroid bezi gibi yumuşak dokulardaki belirli kanser türleriyle sınırlıdır. Bunun karşılığında, radyasyona maruz kalma riski yoktur ve neredeyse her yerde hızlı bir şekilde kullanılabilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT), prensipte üst üste bindirilen bir dizi röntgen görüntüsüdür. Böylece, tümörün tam olarak ne kadar yayıldığını gösteren üç boyutlu bir görüntü elde edilir. Radyasyona maruz kalma nispeten yüksektir; bu nedenle BT, çocuklarda veya hamile kadınlarda ancak çok sınırlı bir şekilde kullanılır.

Manyetik rezonans tomografide (MRG) ise değişen manyetik alanlar, vücudun üç boyutlu kesit görüntülerini oluşturur. Bu yöntem, vücudun neredeyse tüm bölgelerinden mükemmel görüntüler sağlar. BT’nin aksine, burada röntgen ışınlarına gerek yoktur. Bunun karşılığında, muayene süresi daha uzundur. Ayrıca, kapalı alan korkusu olan bazı hastalar bu muayeneyi stres verici bulabilir.

Ärzte führen Gehirn-MRT durch
MRG ve BT gibi görüntüleme yöntemleri, tümör teşhisinde en önemli yöntemler arasındadır © Gorodenkoff | AdobeStock

Bazı kanser türlerinde büyük öneme sahip olan nükleer tıp yöntemleri ise daha az bilinmektedir. Bir görüntüleme yöntemi ile özel radyoaktif kontrast maddelerinin birleştirilmesi, bir tümörün işlevinin ve metabolizmasının değerlendirilmesini mümkün kılar.

Bu tetkikler özellikle

  • kemik,
  • tiroid bezi ve
  • beyin.

Radyoaktivite hastalarda sıklıkla endişe uyandırır, oysa maruz kalınan radyasyon dozu çoğu zaman bilgisayarlı tomografidekinden bile daha düşüktür.

Laboratuvar hekimleri kanı inceler

Kan alımı ve ardından laboratuvarda yapılan analiz, kanser teşhisinin her zaman bir parçasıdır. Onkologlar bu sayede hem tümörün kendisi hem de hastanın genel durumu hakkında değerli bilgiler elde ederler.

Sözde tümör belirteçleri, belirli kanser türlerinde kanda görülen maddelerdir. Ancak bazen başka hastalıklar da bu değerlerin yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle, tümör belirteçlerindeki artış ilk ipuçlarını sağlar, ancak tek başına kesin bir tanı için yeterli değildir. Buna karşın, olası bir nüksetme hakkında genellikle ilk ipucunu verdikleri için, hastalığın seyrini takip etmek için oldukça uygundurlar.

Spesifik tümör belirteçlerine örnek olarak şunlar verilebilir:

Kan tahlili sırasında doktorlar rutin olarak

  • kan hücrelerinin sayısını,
  • karaciğer ve böbrek değerlerini ve
  • diğer birçok parametreyi de rutin olarak belirlerler.

Patologlar dokuyu mikroskop altında inceler

Tümör teşhisindeki son adım genellikle biyopsidir. Bu işlemde doktor, tümörden bir doku örneği alır ve patologlara mikroskobik inceleme için gönderir. Patologlar ancak bu şekilde tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu kesin olarak belirleyebilirler.

Biyopsi prosedürü, tümörün konumuna ve türüne göre değişiklik gösterir. Çoğu durumda doktor, lokal anestezi altında özel bir iğne kullanarak bir miktar tümör dokusu alır. Bazı kanser türlerinde ise

  • delme aletleri,
  • elektrikli ilmekler veya
  • lazer

kullanılır. Hassasiyeti artırmak için doktorlar genellikle ultrason veya röntgen ile görsel kontrol altında çalışır. Lokal anestezi sayesinde hastalar işlem sırasında herhangi bir ağrı hissetmez. Biyopsi sonrasında nadiren ciddi kanamalar veya enfeksiyonlar görülür, ancak bu risk düşüktür.

Kötü huylu bir tümör, çevre dokulara yayılır. Buna invaziv büyüme denir ve prognozu önemli ölçüde etkiler. Hücrelerin görünümü ve olgunluk derecesi, kanserin tam türüne dair ipuçları verir. Bu bulgular, daha sonra ilaçların ve diğer tedavi yöntemlerinin seçimini etkiler.

Özel moleküler biyolojik yöntemler, kanser hücrelerindeki mutasyonların tespit edilmesini mümkün kılar. Mutasyonlar, genetik değişikliklerdir. Bu değişiklikler sayesinde kötü huylu hücreler, örneğin engelsiz büyüme ve ilaçlara karşı direnç kazanabilir. Bu bilgiler ışığında tedavi optimize edilebilir.

Bundan sonra ne olur?

Görüntüleme sonuçları, kan tahlilleri ve moleküler biyolojik bulgular değerlendirildikten sonra, farklı uzmanlık alanlarından doktorlar bir tümör konsilinde bir araya gelir. Bu uzmanlar toplantısına

oluşan bu uzmanlar, bu toplantıda ileriye yönelik adımları tartışır ve her hasta için uygun tedavileri bireysel olarak seçer.

Tedaviyi yürüten hekim, hastayı planlanan tedaviler, bunların olasılıkları ve riskleri konusunda bilgilendirir. Bu zor durumda psikososyal destek de ihmal edilmemelidir. Bu nedenle birçok hastane, hastalara destek gruplarıyla iletişime geçme imkânı sunmaktadır.

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları