Karaciğer kanseri, karaciğerde en sık görülen kötü huylu tümör hastalıklarından biridir ve genellikle yıllar boyunca kronik bir seyir izler. Karaciğer kanseri, özellikle karaciğer sirozu veya kronik enflamatuar karaciğer hastalıkları olan hastalarda sıklıkla ortaya çıkar. Karaciğer kanserinin tipik belirtileri genellikle ancak ilerlemiş bir aşamada ortaya çıkar ve kilo kaybı, ağrı veya karaciğer fonksiyonlarında bozulma gibi şikayetleri içerir. Karaciğer kanseri tanısı, muayene, MRG, BT ve AFP (alfa-fetoprotein) gibi laboratuvar testleri ile konur.
Hepatit B ve C, alkol tüketimi, yağlı karaciğer ve diabetes mellitus önemli risk faktörleri olarak kabul edilir. Hepatosellüler karsinom, kısaca HCC olarak da adlandırılır ve karaciğer kanserinin en yaygın türüdür. Tümörün yayılma derecesine bağlı olarak tedavi, karaciğer kanseri tedavisi veya karaciğer nakli seçenekleri değerlendirilir.
Karaciğer Kanseri: Nedenleri ve Risk Faktörleri
Karaciğer kanserinin nedenleri büyük ölçüde bilinmektedir. Vakaların yüzde 80 ila 90’unda, karaciğer sirozuna yol açan önceden var olan karaciğer hastalıkları, karaciğer hücrelerinin kötü huylu dönüşümünden sorumludur. Karaciğer sirozunda karaciğer dokusu skarlaşır ve karaciğer hücreleri vücudu detoksifiye etme işlevini artık yerine getiremez.
Karaciğer sirozu, uzun yıllar süren aşırı alkol tüketimi veya Hepatit B ya da Hepatit C enfeksiyonları nedeniyle ortaya çıkar; ayrıca Avrupa’da giderek artan bir şekilde yağlı karaciğer hastalığı da buna neden olmaktadır.
Birincil karaciğer kanserinin diğer nedenleri şunlardır:
- nadiren görülen metabolik hastalıklar, örneğin demir birikimi hastalığı (hemokromatoz),
- Aspergillus flavus küf mantarından kaynaklanan aflatoksin zehirlenmesi (Avrupa’da son derece nadir) ve
- aşırı obeziteye bağlı yağlı karaciğer (sirozu) gelişimi (giderek artan)
sayılabilir.
Son yıllarda, özellikle yağlı karaciğer kaynaklı karaciğer kanseri vakalarında önemli bir artış görülmüştür. Bu durumda karaciğere yağ dokusu birikir ve bu da yağlı karaciğer iltihabına, ardından da karaciğer sirozuna yol açabilir.

Karaciğer kanserinin şematik gösterimi © blueringmedia | AdobeStock
Karaciğer kanseri risk faktörlerine genel bakış:
- Aşırı alkol tüketimi
- Yağlı karaciğer eşlik eden aşırı obezite
- Karaciğer sirozu
- Tip 2 diyabet
- Kronik Hepatit B ve C
Karaciğer sirozu hastalarında, kronik Hepatit B enfeksiyonu olan hastalarda ve yağlı karaciğer iltihabı olan kişilerde erken teşhis muayeneleri gereklidir. Bu risk gruplarındaki kişilerin karaciğerleri, bazı durumlarda en iyi ihtimalle altı ayda bir ultrason muayenesi ile izlenmelidir.
Karaciğer kanseri gelişirse, bu sayede hastalık çok daha erken teşhis edilebilir ve bu da iyileşme şansını önemli ölçüde artırır.
Karaciğer Kanseri Belirtileri
Karaciğer kanseri, hastalığın erken evrelerinde neredeyse hiç belirti göstermez; bu nedenle karaciğer kanseri genellikle karaciğer tümörü belirli bir boyuta ulaştığında fark edilir. Bu durumda sıklıkla
- sağ üst karın bölgesinde bir baskı hissi,
- istenmeyen kilo kaybı,
- göz akının (gözün beyaz kısmı) ve cildin sararması ve
- su tutulması nedeniyle karın çevresinde genişleme (karın şişkinliği, asit) görülür.
Belirtilerin çoğu çok belirsiz olduğundan ve karaciğer veya sindirim sistemindeki diğer hastalıklarda da aynı şekilde ortaya çıkabileceğinden, karaciğer hastalıkları konusunda uzman bir hekim (gastroenterolog, hepatolog, cerrahi veya tıbbi onkolog) öncelikle kapsamlı bir teşhis süreciyle karaciğer kanserini tespit etmeli ve diğer tüm olası hastalıkları ekarte etmelidir.
Karaciğer Kanseri Teşhisi
Karaciğer kanserinin teşhisinde ilk adım, hastanın öyküsünün (anamnez) alınmasıdır; bu süreçte hastanın geçmiş hastalıkları, yaşam alışkanlıkları, şikayetleri ve kullandığı ilaçlar sorgulanır. Fizik muayene, diğerlerinin yanı sıra karnın elle muayenesini içerir. Laboratuvar testleri, karaciğerde olası bir hasara dair ipuçları verir.
Bu tetkiklerin ardından karaciğer tümörü şüphesi varsa, görüntüleme yöntemlerine geçilir. Bu aşamada, kontrast madde verildikten sonra belirli zaman aralıklarında kontrast maddenin karaciğerde ve karaciğer tümöründe birikimi ve ardından kontrast maddenin vücuttan atılımı değerlendirilen, üç aşamalı kontrastlı kesit görüntüleme yöntemi önerilir. Bu inceleme bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans tomografi (MRG) ile gerçekleştirilebilir; bazen kontrast madde kullanılan ultrason da yardımcı olabilir.
Tanıyı doğrulamak için bir doku örneği alınabilir veya alınmalıdır (karaciğer biyopsisi). Teşhis konulduğunda, tümör ameliyatı sonrası takip kapsamında veya ileri evrelerde tedavi sürecinde seyrin izlenmesi amacıyla, HCC için alfa-fetoprotein (AFP) tümör belirtecinin ölçümü yapılabilir. Karaciğer kanseri şüphesi doğrulanırsa, karaciğer kanseri uzmanları, karaciğer tümörünün karaciğer kapsülünü ne ölçüde delip komşu organlara yayıldığını ve metastaz oluşturup oluşturmadığını belirlemek amacıyla “yayılma tanısı” adı verilen bir inceleme gerçekleştirir.
Bu aşamada öncelikle kontrast madde ile güçlendirilmiş manyetik rezonans tomografisi (MRG) kullanılır; tümörün göğüs ve karın boşluğuna yayıldığından şüphelenilmesi durumunda ise bilgisayarlı tomografi de devreye girer.
Tedavi planlaması için ayrıca aşağıdakiler önemlidir:
- Yayılma tanısına dayalı tümör evresinin belirlenmesi (tümör evrelemesi)
- “Barcelona Clinic Liver Cancer” sınıflandırması (BCLC sınıflandırması) yardımıyla tedavi seçeneklerinin ve bunun sonucunda ortaya çıkacak hastalık seyrinin değerlendirilmesi
- Özel bir değerlendirme şeması olan ECOG Performans Durumu (ECOG = Eastern Cooperative Oncology Group) yardımıyla fiziksel durumun belirlenmesi
Karaciğer kanserinde tedavi seçenekleri
Şu ana kadar karaciğer kanseri tedavisinde en başarılı yöntem, karaciğer kanseri ameliyatıdır. Ameliyatla karaciğer kanseri tedavisinde, tümörün büyüklüğüne bağlı olarak karaciğerin bir kısmı çıkarılır (segment rezeksiyonu veya hemihepatomi). Belirli bir tümör yayılımı ve altta yatan son dönem siroz durumunda karaciğer nakli de bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir; bunun için bir merkezde değerlendirme yapılması gerekir.
Ne yazık ki bu tedavi seçeneği, genellikle uygun donör organların bulunmaması nedeniyle başarısız olmaktadır. Ameliyata alternatif olarak, tümör belirli bir boyuta kadar ve belirli bir konumda ise radyofrekans ablasyonu (RFA) veya mikrodalga ablasyonu (MWA) yoluyla da “yok edilebilir”. Bunlar “küratif” olarak adlandırılan yöntemlerdir; yani yüksek nüks riskine rağmen tümör, ilk etapta tedavi edilmiş sayılır.
İleri evre karaciğer kanseri tedavileri: Transarteriyel kemoembolizasyon
Transarteriyel kemoembolizasyon (TACE) yönteminde, karaciğer kanseri tümörlerinin kan akışı, radyolojik girişimsel bir yöntemle (kalp kateterine benzer şekilde) jel köpük veya küçük metal spiraller kullanılarak kapatılır; öncelikle tümörde lokal olarak etki eden bir kemoterapik ajan uygulandıktan sonra gerçekleştirilir. Bu işlem, tümörün büyümesini belirsiz bir süre için engeller.
Stereotaktik Işınlama
Bu yöntemde, nadir durumlarda (konumu zor olan) tümörler dışarıdan özel olarak odaklanmış bir ışınlama ile yok edilir. Bu, yalnızca istisnai durumlarda uygulanır.
Sistemik tedaviler
Sistemik İmmün/Antikor Tedavisi
İleri evre bir hastalıkta, şu anda tüm vücudu tedavi eden en iyi tedavi seçeneği, bir antikorla immünoterapinin kombinasyonu veya iki immünoterapinin kombinasyonudur. Alternatif olarak, nadir durumlarda, tümörlerin belirli büyüme faktörlerini etkili bir şekilde engelleyen, çoğunlukla oral (yutulan tabletler) bir dizi ilaç da mevcuttur.
Karaciğer Kanseri: Yaşam Beklentisi ve Prognoz
Karaciğer kanseri ne kadar erken teşhis edilirse, iyileşme şansı o kadar artar. Ne yazık ki, karaciğer tümörleri çoğu durumda başlangıçta fark edilmeden büyür. Vakaların %80'inde, teşhis konulduğunda artık ameliyatla alınamaz hale gelmiş olurlar.
Karaciğer kanseri diğer organlara metastaz yapmışsa veya lokal olarak çok ilerlemişse, yaşam beklentisi sınırlıdır. Karaciğer kanseri hala ameliyat edilebilirse, hastaların %50’si 5 yıldan uzun süre hayatta kalır.
Karaciğer kanseri uzmanlarını ayıran özellikler nelerdir?
Bir tümör konferansında, çeşitli uzmanlık alanlarından gelen uzmanlar, hasta için en uygun tedaviyi belirlemek üzere birlikte çalışır. Karaciğer kanseri tedavisinde uzmanlaşmış tüm hastaneler, iç hastalıkları, gastroenteroloji ve hepatoloji, nükleer tıp, radyoloji, cerrahi ve patoloji alanlarından uzmanların katıldığı tümör konferansları düzenler.
Karaciğer kanseri uzmanları, önerilen tanı ve tedavi yöntemlerinde engin deneyime sahip olmalarıyla öne çıkarlar. Onkoloji merkezleri genellikle Alman Kanser Derneği tarafından sertifikalandırılır; bu da karaciğer kanseri hastalarına sunulan bakımın yüksek kalitesini garanti eder.
SSS
Karaciğer kanserinde hangi belirtiler görülür?
Karaciğer kanserinin tipik belirtileri arasında yorgunluk, kilo kaybı, üst karın bölgesinde baskı hissi ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma yer alır. Karaciğer kanseri uzun süre kronik ve semptomsuz seyredebilir, bu nedenle birçok hasta hastalığı geç fark eder. Karaciğer kanserinin belirtileri arasında ayrıca mide bulantısı, rahatsızlık hissi veya elle hissedilebilen karaciğer tümörleri de yer alabilir.
Nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?
Karaciğer kanserinin en yaygın nedenleri arasında karaciğer sirozu, kronik Hepatit B veya Hepatit C enfeksiyonu ve alkol tüketimi sayılabilir. Yağlı karaciğer, diabetes mellitus ve diğer karaciğer hastalıkları da karaciğer kanseri riskini artırır. Karaciğer kanseri için önemli bir risk faktörü, karaciğer hücrelerinin kalıcı olarak hasar görmesidir.
Karaciğer kanseri nasıl teşhis edilir?
Karaciğer kanseri tanısı, muayene, kan tahlilleri, AFP gibi tümör belirteçleri ve BT veya MRG gibi görüntüleme yöntemleri ile konur. Karaciğer kanseri şüphesi durumunda, doktorlar tümör odaklarının boyutunu ve karaciğer dışındaki olası metastazları kontrol eder. Hepatosellüler karsinomun tanı ve tedavisi genellikle gastroenteroloji ve onkoloji bölümlerinin işbirliğiyle gerçekleştirilir.
Karaciğer kanserinde hangi tedavi seçenekleri vardır?
Karaciğer kanserinin tedavisi, hastalığın evresine, karaciğer fonksiyonlarına ve tümörün yayılma durumuna göre belirlenir. Bulgulara bağlı olarak ilaç tedavisi, hepatosellüler karsinom tedavisi, cerrahi müdahale veya karaciğer nakli seçenekleri değerlendirilir. İleri evre karaciğer kanserinde metastazlar oluşmuş olabilir ve bu da tedaviyi daha karmaşık hale getirir.
Karaciğer kanseri tedavi edilebilir mi?
Karaciğer kanseri, özellikle tanı erken konulduğunda ve tümör henüz lokal olarak sınırlıyken tedavi edilebilir. İyileşme şansı, tanının konulduğu zamana, karaciğerin durumuna ve karaciğer sirozu olup olmadığına bağlıdır. İleri evrede prognoz ve yaşam beklentisi önemli ölçüde kötüleşir. Bu nedenle, karaciğer kanseri tedavisinde tutarlı bir takip süreci özellikle önemlidir.
Yazıyı paylaş
