Kalça sıkışması, kalça ekleminde sık görülen bir rahatsızlıktır ve kalça başı ile kalça çukuru arasında mekanik bir çatışma oluşmasına neden olur. Bu sıkışma, kalçada rahatsızlık, hareket kısıtlılığı ve ağrıya yol açabilir. Femoroasetabular sıkışma (FAI), özellikle spor yapan kişilerde sık görülür.
Tipik semptomlar belirli hareketler sırasında, uzun süre otururken veya spor yaparken ortaya çıkar. Uygun tedavi uygulanmazsa, kalça sıkışması uzun vadede kıkırdak hasarına ve artroza yol açabilir. Tedavi ilk olarak fizyoterapi ve iltihap önleyici önlemler yoluyla konservatif olarak yapılır. Bu yeterli olmazsa, ameliyat veya kalça artroskopisi gerekebilir. Erken teşhis, tedavinin başarı şansını önemli ölçüde artırır.
Kalça sıkışması nedir?
Kalça sıkışması, kalça eklemini etkileyen bir hastalıktır. Mekanik bir çakışma nedeniyle hastalarda hareket kabiliyeti kısıtlanır. Bu durum ağrıyla da ilişkilidir. Bu hastalık, femoro-asetabular sıkışma (FAI) olarak da adlandırılır. WHO kataloğunda ICD kodu M24.85 altında listelenmiştir. FAI, hem gençleri hem de yetişkinleri etkileyebilir.
Kalça sıkışmasında kalça eklemi anatomik ve/veya yapısal değişiklikler gösterir. Bu değişiklikler, örneğin çocukluk döneminde kemik ve eklemlerin bozuk büyümesinden kaynaklanabilir. Genetik nedenlerin yanı sıra, örneğin Perthes hastalığı da kalça sıkışmasına yol açabilir.

Kalça eklemi, diz eklemi ile birlikte insan vücudundaki en büyük ikinci eklemdir. Eklemi oluşturan kemikler, uyluk kemiği ve leğendir. Uyluk kemiği, üst ucunda bir küre, yani uyluk başı oluşturur. Sağlıklı bir insanda bu küre, leğenin eklem çukuruna tam olarak oturur.
Normalde, kemik parçalarının birbirine sıkı bir şekilde temas etmesi, kalça ekleminin sorunsuz ve ağrısız bir şekilde hareket etmesini sağlar.
Kalça sıkışması durumunda iki farklı şekil bozukluğu ayırt edilir:
- CAM sıkışması (diğer adıyla: kam milinin sıkışması) ve
- Pincer sıkışması (veya kıskaç sıkışması).
CAM sıkışmasında kalça başı düzgün bir şekilde yuvarlak değildir, bunun yerine kemik çıkıntıları gösterir. Bu nedenle kalça başı, leğenin eklem çukuruna artık mükemmel bir şekilde oturmaz. Pincer sıkışmasında ise eklem çukuru leğenin içinde çok derinde yer alır veya bir bükülme gösterir. Bu durumda da kalça başı ve eklem çukuru birbirine tam olarak uymaz. Hastalığın çoğu vakasında, sözde “karışık sıkışma” söz konusudur. Bu, Pincer sıkışması ile CAM sıkışmasının birleşimidir.

Kalça sıkışmasının üç türü © nmfotograf | AdobeStock
Kalça eklemindeki şekil değişikliği, eklem mekaniğini bozar. Bacak hareketleri sırasında uyluk kemiği eklem dudaklarına çarpar. Bunun sonucunda eklem dudaklarında ve kalça ekleminin kıkırdak yüzeylerinde hasarlar meydana gelir. Tedavi edilmezse, bir süre sonra kemikte geri dönüşü olmayan hasarlar ve eklemde dejeneratif değişiklikler (kalça artrozu) ortaya çıkar.
Kalça sıkışması sıklıkla kalça displazisiyle aynı şey olarak kabul edilir. Ancak kalça displazisi, kalça çukurunun çok küçük ve/veya çok dik olması nedeniyle oluşan kıkırdak hasarları anlamına gelir. Nadir durumlarda kalça displazisi ve sıkışma aynı anda ortaya çıkabilir ve bu da ağrıya neden olabilir.
Kalça sıkışmasında hangi belirtiler görülür?
Kalçadaki değişiklikler genellikle uzun bir süre boyunca fark edilmez. Sporcularda kalça sıkışması, spor yaralanmalarına yönelik muayeneler sırasında daha sık tespit edilir.
Kalça sıkışmasında tipik ağrılar, hareket sırasında kasık bölgesinde veya kalçanın ön tarafında ortaya çıkar. Başlangıçta sadece geniş hareketlerde görülür. Sıkışma ilerledikçe, kalçanın daha küçük hareketlerinde de ağrı hissedilir.
Hastalığın belirgin şekilde ilerlemesi durumunda dinlenme sırasında da ağrı hissedilir.
Diğer belirtiler arasında şunlar yer alır:
- Merdiven çıkma ve oturma sırasında, yani kalça fleksiyonu sırasında yaşanan zorluklar
- Uzun süre yürümekte veya ayakta durmakta zorluk: kalçanın dış tarafında ağrı
- Kasık bölgesinde sıkışma hissi
- Çevredeki sinirlerin tahriş olması nedeniyle duyu bozuklukları
Teşhis nasıl konur?
Impingement şüphesi varsa, doktor klinik bir hareket testi yapabilir. Bunun için hastanın kalça eklemini büküp içe doğru döndürür ve karşı omuza doğru hareket ettirir. Bu hareket, kalça sıkışması olan hastalarda “sıkışma ağrısı” olarak adlandırılan ağrıyı tetikler. Bu ağrı, hastalığın tipik bir belirtisidir.
Ancak kalça eklemindeki anatomik anormallikler röntgen ile de görüntülenebilir. Röntgende ayrıca, hastalığın bir sonucu olarak artroz gelişip gelişmediği de anlaşılır. Doktor, CT taraması yardımıyla kalça kemiğinin 3 boyutlu bir görüntüsünü oluşturabilir ve böylece olası anormallikleri daha hızlı tespit edebilir.
Kalça eklemini görüntülemek için kullanılan bir diğer yöntem ise manyetik rezonans tomografisi (MRG)dir. Bu yöntemle özellikle eklem dudağının ve eklem kıkırdağının durumu değerlendirilebilir.
Kalça sıkışması tedavisi: Fizyoterapi, ilaçlar, ameliyat
FAI’nin tedavisi, öncelikle deformitenin ne kadar belirgin olduğuna bağlıdır. Anatomik anormalliklerin hafif olduğu durumlarda, konservatif tedavi bile iyileşmeye yol açabilir. Bu durumda ameliyat gerekli değildir.
Fizyoterapi kapsamında hastalar, gövde ve bacakları güçlendirmeye yönelik egzersizler öğrenir. Kaslarda iyi bir denge, eklemin işlevini destekleyebilir ve üzerindeki yükü azaltabilir.
Doktor ayrıca, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAID) grubundan iltihap önleyici ağrı kesiciler reçete edebilir. Kortizon gibi iltihap önleyici ilaçların etkilenen kalça eklemine enjeksiyonu da sıklıkla şikayetleri azaltır.

Konservatif tedavi şikayetleri hafifletebilir, ancak nedenini ortadan kaldıramaz.
Konservatif tedavi başarı göstermezse veya eklem daha fazla hasar görürse, ameliyat yapılması uygun olur. Kalça ekleminde ileri derecede şekil bozukluğu varsa, sekellerin önlenmesi amacıyla da ameliyat düşünülebilir.
Kalça sıkışması durumunda hangi ameliyatlar yapılır?
Impingement tedavisi için yapılan ameliyatların çoğu, tedavi eden hekim tarafından artroskopik olarak gerçekleştirilir. Bu minimal invaziv eklem artroskopisi sırasında hastaya genellikle genel anestezi uygulanır. Eklem ameliyatı için genellikle iki ila üç küçük kesi gerekir. Kalça artroskopisinin komplikasyon oranı çok düşüktür.
Videoda kalça artroskopisinin seyri gösterilmektedir:
Açık ameliyatta, yani cerrahi kalça çıkığında, yaklaşık 20 santimetre uzunluğunda bir kesi gerekir. Böylece cerrah, ameliyat bölgesini doğrudan görebilir. Bu işlem sırasında eklem kafasını eklem çukurundan çıkarır. Eklem kafası ve kesilen uyluk kasları, iyileşme süresi boyunca vidalarla sabitlenir.
Bunun avantajı, ameliyat sırasında ekleme açık bir görüş sağlanması ve ek olarak kıkırdak hasarlarının da tedavi edilebilmesidir. Ancak bu yöntemde, örneğin kaslar gibi daha fazla dokunun kesilmesi gerekir. Bu da ameliyat sonrası iyileşme süresinin uzamasına neden olur ve hasta daha fazla ağrı çeker. Bunun bir karışık şekli, artroskopik destekli ameliyattır (mini-açık teknik). Burada, küçük bir kesiden artroskopi aletleri kullanılır. Ancak cerrah, daha büyük deformiteleri tedavi etmek için küçük özel aletler de kullanır.
Kalça sıkışması durumunda özel bir deformasyon söz konusu olduğunda bir başka seçenek de düzeltici osteotomidir. Bu işlemde cerrah,
- isket,
- pubis kemiği ve
- ilçik
kesip ayırdıktan sonra eklem çukurunu yeniden hizalar. Kemiklerin daha sonra anatomik olarak doğru bir pozisyonda birleşerek iyileşmesi amaçlanır. Zaten kalça artrozu varsa, yapay kalça eklemi (kalça protezi) takılması uygun olabilir.

Ameliyat sonrası ne olur?
Genellikle hasta, hem artroskopi hem de açık ameliyat sonrasında birkaç gün hastanede kalmak zorundadır. Ameliyattan sonraki bir ila iki ay boyunca, eklemi fazla zorlamamak için baston kullanması gerekir. Ancak iyileşme süresi, uygulanan tedbirlere büyük ölçüde bağlıdır.
Çoğu müdahalenin ardından, pasif elektrikli hareket atelleri kullanılır. Bunlar, bir eklemle birbirine bağlanan manşonlardan veya atellerden oluşur. Bir elektrik motoru ateli hareket ettirir ve kalça ekleminin belirli bir hareket aralığı içinde pasif olarak hareket etmesini sağlar. Aynı zamanda atel, mevcut olabilecek instabiliteleri telafi eder.
Pasif hareket ateli sayesinde kalça eklemi, ameliyattan çok kısa bir süre sonra bile düzenli bir şekilde hareket ettirilebilir. Hasta bunun için kaslarını aktif olarak kasmak zorunda kalmaz. Taburcu olduktan sonra hasta, evde ek egzersizler yapmalıdır. Böylece kas gücünü artırabilir ve hareket kabiliyetini geliştirebilir.
Ayrıca, kalça için özel bir fizyoterapi de gereklidir. Bu fizyoterapi,
- kalça ekleminin hareket kabiliyetini artırmaya,
- kalçayı stabilize eden kasların güçlendirilmesi ve
- kalça eklemi çevresindeki kısalmış dokuların gerilmesine.
Ayakta denge egzersizi veya tek bacaklı köprü gibi egzersizler de kalça ekleminin stabilitesini ve hareket kabiliyetini artırabilir.

Ameliyatın başarı şansı nedir?
Hastaların yüzde 80’ine kadarında, minimal invaziv ameliyatla iyi bir sonuç elde edilebilir ve ağrıda belirgin bir azalma sağlanabilir. Sonuç, öncelikle hastanın yaşına ve ameliyat öncesi eklem kıkırdağının durumuna bağlıdır.
Hastalar, minimal invaziv müdahalenin ardından yaklaşık altı ila 12 hafta sonra hafif spor aktivitelerine başlayabilir. Profesyonel sporcuların ise bazen dört ila altı ay boyunca rekabetçi sporlardan uzak kalması gerekebilir.
Açık ameliyatta da hastaların yüzde 70 ila 80'inde kalça sıkışması semptomlarında düzelme görülür. Çoğu durumda ağrılar belirgin şekilde azalır veya tamamen ortadan kalkar. Ancak nihai sonuç ancak yaklaşık bir yıl sonra değerlendirilebilir.
Ameliyat sonrası rehabilitasyon olumlu geçerse, hastalar üç ay sonra tekrar hafif spor yapabilirler. Kalça artroskopisinde olduğu gibi, ameliyatın başarısı öncelikle
- hastanın yaşına ve
- ameliyat öncesinde eklem kıkırdağında mevcut olabilecek hasarlara
.
SSS
Kalça sıkışması nedir?
Kalça sıkışması, kalça impingementi veya femoroasetabular sıkışma olarak da adlandırılır ve kalça başı ile kalça çukuru arasında meydana gelen mekanik bir çatışmayı tanımlar. Kemik değişiklikleri nedeniyle kalça ekleminde çarpma meydana geldiğinde ağrı ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkar. Bu durum eklemi sürekli olarak zorlar ve kıkırdak ile eklem dudağının hasar görmesine neden olabilir.
Kalça sıkışmasında görülen tipik belirtiler nelerdir?
Tipik belirtiler arasında kalça ekleminde ağrı, kasık bölgesinde ağrı ve kalçada hareket kısıtlılığı sayılabilir. Ağrılar genellikle kalçanın bükülmesi, içe dönmesi veya uzun süre oturmanın ardından ortaya çıkar. Kalça sıkışmasında ayrıca spor aktiviteleri veya belirli hareketler sırasında da sıklıkla şikayetler görülür.
Nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?
Olası nedenler arasında kalça başı, uyluk boynu veya asetabulumda anatomik kaynaklı kemik değişiklikleri sayılabilir. Cam tipi sıkışma, Pincer tipi sıkışma ve her iki tipin bir arada görüldüğü karışık tipler arasında ayrım yapılır. Bu değişiklikler kalça sıkışmasına neden olabilir ve uzun vadede kalça artrozu veya koksartroza yol açabilir.
Kalça sıkışmasının tedavisi nasıl yapılır?
Kalça sıkışmasının tedavisi genellikle konservatif yöntemlerle başlar. Konservatif tedaviye fizyoterapi, antienflamatuar ilaçlar ve spor yükünün ayarlanması dahildir. Konservatif tedavinin amacı, ağrıyı hafifletmek ve kalça ekleminin hareket kabiliyetini iyileştirmektir. Kalça sıkışmasının tedavisi, şikayetlere göre bireysel olarak uyarlanmalıdır.
Ne zaman ameliyat gerekir?
Konservatif tedavi ağrıda yeterli bir düzelme sağlamazsa veya halihazırda kıkırdak hasarı varsa, cerrahi tedavi uygun olabilir. Genellikle kalça artroskopisi şeklinde bir müdahale yapılır. Bu işlemde kemik değişiklikleri düzeltilir, labrum tedavi edilir veya eklem dudağı kalça çanağının kenarına yeniden sabitlenir. Ameliyatın ardından, kalçanın hareket kabiliyetini yeniden kazanmak için iyileşme süreci ve kısmi yükleme uygulanır.
Yazıyı paylaş
