İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tedavi · Yemek borusu cerrahisi

Fundoplikasyon: Bilgiler ve Fundoplikasyon Uzmanları

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPGTıp alanında uzman yazarProf. Dr. med. Susanne Regus

Kısa özet — önce en önemlisi

Fundoplikasyon, midenin üst kısmının (mide fundusu) yemek borusunun etrafına bir manşet oluşturacak şekilde sarılmasıyla gerçekleştirilen bir ameliyattır. Bu işlem, mide girişindeki kapanma kasını güçlendirir ve mide içeriğinin yemek borusuna geri akışını önler.

Fundoplikasyon, özellikle şiddetli reflü hastalığı olan hastalarda uygulanan, reflü önleyici cerrahide yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ameliyatın amacı, asitli mide içeriğinin yemek borusuna geri akışını kalıcı olarak önlemek ve böylece mide ekşimesi veya öksürük gibi semptomları güvenilir bir şekilde hafifletmektir. Ameliyattan önce uzman cerrahlar, çeşitli tetkikler yardımıyla ameliyatın uygun olup olmadığını ve hangi tekniğin (örneğin Nissen veya Toupet yöntemi) uygun olduğunu değerlendirir. Çoğu durumda ilaç tedavisi yeterli olsa da, özellikle kalıcı şikayetleri olan genç hastalar cerrahi bir çözümden fayda görür. Minimal invaziv laparoskopik cerrahi tekniği sayesinde, günümüzde bu müdahale nispeten daha az invazivdir ve yüksek başarı oranları sunmaktadır.

Fundoplikasyon nedir?

Fundoplikasyon, reflü hastalığının tedavisinde kullanılan cerrahi bir işlemdir. Bu işlemde midenin üst kısmı, yani mide fundusu, bir manşet gibi yemek borusunun alt kısmının etrafına sarılır ve buraya sabitlenir. Bu şekilde mide girişindeki kapak kası güçlendirilerek mide içeriğinin yemek borusuna geri akışı önlenir.

Bu terim Latince’den türemiştir: fundus, midenin üst kısmını ifade ederken, plicatio ise “katlama” veya “iki katlama” anlamına gelir. Bu “katlama” işlemiyle, yemek borusunun alt kısmını sabitleyen ve geri akışı etkili bir şekilde önleyen bir fundus manşeti oluşur.

Reflü ve Mide Ekşimesinde Fundoplikasyon – Ne Zaman Yararlıdır?

Fundoplikasyon, günümüzde çoğunlukla laparoskopik olarak gerçekleştirilen ve özellikle reflü hastalığı (GERD) olan hastalarda uygulanan bir ameliyattır. Tipik semptom, asitli mide sıvısının yemek borusuna geri akmasıyla ortaya çıkan mide ekşimesidir. Bu durumda mide içeriği yemek borusuna ulaşır ve üst karın bölgesinde veya göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi yaratır.

Refluxkrankheit
Mide içeriğinin yemek borusuna geri aktığı reflü hastalığının gösterimi © bilderzwerg | AdobeStock

Çoğu durumda, başlangıçta proton pompa inhibitörleri (PPI, örneğin pantoprazol veya omeprazol) gibi ilaçlarla tedavi yeterlidir. Bu ilaçlar midede asit üretimini azaltarak şikayetleri hafifletir.

Aşağıdaki durumlarda fundoplikasyon düşünülür:

  • sürekli ilaç tedavisine rağmen semptomlar devam ederse,
  • reflü ağza veya hatta solunum yollarına kadar ulaşırsa,
  • kronik bronşit veya akciğer hastalıkları gibi komplikasyonlar ortaya çıkarsa,
  • veya hastalar – özellikle genç olanlar – sürekli ilaç kullanımı olmadan kalıcı bir iyileşme arzu ediyorsa.

Bu tür durumlarda, uzman cerrahlar endikasyonu dikkatle değerlendirir. Fundoplikasyon, reflüyi kalıcı olarak önleyen ve yaşam kalitesinde hissedilir bir iyileşme sağlayan başarılı bir tedavi yöntemi olabilir.

Fundoplikasyonun Tarihi: Nissen’den Günümüze

Fundoplikasyon ilk kez 1956 yılında cerrah Rudolf Nissen tarafından tanımlanmıştır. Bu nedenle, mide fundusu 360 derecelik bir manşetle alt yemek borusunun etrafını tamamen sardığı için, orijinal teknik Nissen fundoplikasyonu veya Nissen’e göre tam manşet olarak da adlandırılır. Bu ameliyat tekniği, günümüzde hâlâ antireflü cerrahisinin altın standardı olarak kabul edilmektedir.

Sonraki on yıllarda bu yöntem sürekli olarak geliştirilmiştir. Günümüzde fundoplikasyon, büyük bir karın kesisi gerektiren açık cerrahi yerine çoğunlukla laparoskopik – yani minimal invaziv – olarak gerçekleştirilmektedir. Bu teknik, komplikasyon riskini azaltır, iyileşmeyi hızlandırır ve hastanede kalış süresini kısaltır.

Klasik Nissen fundoplikasyonunun yanı sıra, Toupet fundoplikasyonu (270°'lik kısmi manşet) veya akalazya ya da diyafragma fıtığı (hiatus hernisi) gibi ek hastalıkları olan hastalar için özel uyarlamalar gibi başka varyantlar da ortaya çıkmıştır. İşlem seçimi, hastanın bireysel durumuna göre yapılır ve viseral cerrahi değerlendirme kapsamında belirlenir.

Böylece fundoplikasyon, öncü bir müdahale olmaktan çıkıp, modern viseral cerrahinin uzmanlaşmış merkezlerinde rutin olarak uygulanan yerleşik bir standart prosedür haline gelmiştir.

Fundoplikasyon: İşlem Öncesi Gerekli Muayeneler

Fundoplikasyon öncesi gastroskopi

Gastroskopi, reflü hastalığında yapılan temel tetkikler arasında yer alır. Bu tetkik sırasında doktorlar mide, yemek borusu ve duodenumun mukoza zarını değerlendirir. Enflamatuar değişiklikleri veya tümör şüphesi olan bölgeleri dışlamak önemlidir. Ancak bu hastalıklar kesin olarak dışlandığında, fundoplikasyon gibi cerrahi bir tedavi planlanabilir.

Yemek borusunun fonksiyonel tanısı: Manometri ve pH metresi

Endikasyon belirlemenin bir diğer önemli bileşeni de fonksiyonel tanıdır. Buna manometri, yani yemek borusunda (özofagus) ve mide girişinde basınç ölçümü dahildir. Bu test, kasların ne kadar güçlü çalıştığını ve yiyeceğin mideye normal şekilde taşınıp taşınmadığını gösterir.

Buna ek olarak, distal yemek borusundaki asit seviyesinin en az 24 saat boyunca ölçüldüğü pH metresi de yapılır. Bu sayede asit reflüsünün ne sıklıkta ve ne kadar şiddetli olduğu kesin olarak belirlenebilir. Bu sonuçlar, ameliyat gerekliliğini doğrulamak ve uygun ameliyat tekniğini seçmek için belirleyicidir.

Fundoplikasyon öncesi ve sonrası röntgen muayenesi

Eskiden kontrast madde (baryum yutma) ile röntgen muayenesi düzenli olarak kullanılırdı. Bu yöntemde, yutma sürecini görünür kılan bir kontrast madde içilir. Günümüzde bu yöntem daha çok tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır, ancak yine de yararlı olabilir:
  • ameliyat öncesinde, ameliyat yönteminin seçilmesine yardımcı olmak amacıyla,
  • ameliyat sonrası, sonucu kontrol etmek ve manşetin yanlış konumlanması gibi olası komplikasyonları dışlamak için.

Ameliyat tekniği: Fundoplikasyonun seyri

Minimal invaziv yöntem: Laparoskopik fundoplikasyon

Günümüzde fundoplikasyon neredeyse tamamen laparoskopik olarak gerçekleştirilmektedir. Cerrahlar, üst karın bölgesinde açılan 4 ila 5 küçük kesikten kamera ve aletleri içeri sokar. Bu yöntem özellikle vücuda daha az yük bindirir, ağrıyı azaltır ve ameliyat sonrası hızlı bir iyileşme sağlar.

Açık cerrahi tekniği

Sadece istisnai durumlarda, örneğin daha önce birden fazla kez ameliyat geçirmiş hastalarda veya komplikasyonlar söz konusu olduğunda, fundoplikasyon hala açık cerrahi kapsamında karın kesisi yoluyla gerçekleştirilir.

Fundus manşetinin oluşturulması

İşlemin temelini fundus manşetinin oluşturulması oluşturur: Mide fundusunun üst kısımları, yemek borusunun alt kısmının etrafına sarılır ve özenle dikilir. Böylece, sfinkter kasını güçlendiren ve mide içeriğinin yemek borusuna geri akışını önleyen bir tür valf mekanizması oluşur. Dikiş tekniğinde, tek tek kısımlar, sağlam ancak çok sıkı olmayan bir manşet oluşacak şekilde sabitlenir; bu da disfaji gibi şikayetleri önler.

Varyantlar: Nissen ve Toupet fundoplikasyonu

  • Nissen fundoplikasyonunda, mide girişinin etrafına Nissen yöntemine göre tam bir manşet (360°) yerleştirilir. Cerrah Rudolf Nissen tarafından geliştirilen bu teknik, yüksek reflü kontrolü sağlayan standart bir yöntem olarak kabul edilir.
  • Toupet fundoplikasyonu ise, midenin ön ve arka duvarlarının yemek borusunun ön ve arka duvarlarına sabitlendiği kısmi bir manşettir (270°). Bu yöntem yutma sırasında daha az sorun yaratır ve genellikle daha az şişkinliğe yol açar.
  • Çalışmalar, her iki yöntemin de yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. Yöntem seçimi, hastanın bireysel bulgularına bağlıdır ve klinik ya da deneyimli cerrah tarafından belirlenir.

Ek adımlar: Hiatoplasti ve dikiş tekniği

Fundoplikasyon sıklıkla hiatoplasti ile birleştirilir. Bu işlemde, ek bir stabilizasyon sağlamak amacıyla yemek borusunun diyaframdan geçtiği bölgedeki diyafram kanatları daha sıkı bir şekilde dikilir. Bu adım özellikle diyafram fıtığı olan hastalar için önemlidir.

Fundoplikatio nach Nissen
Nissen yöntemine göre fundoplikasyon © Alila Medical Media | AdobeStock

Fundoplikasyon Sonrası Yaşam: Şikayetler ve Günlük Yaşam

Başarılı bir şekilde gerçekleştirilen fundoplikasyon, çoğu durumda şikayetlerin belirgin şekilde ortadan kalkmasına yol açar: Mide yanması veya ekşi geğirme gibi tipik semptomlar genellikle ameliyattan hemen sonra kaybolur. Ayrıca, genellikle düzenli ilaç kullanımı da artık gerekli olmaz.

Laparoskopik fundoplikasyon sonrası hastalar, yara iyileşmesini ve ameliyat sonrası erken dönemi izlemek amacıyla genellikle 2 ila 5 gün hastanede kalır. Bu süre zarfında ameliyat yaraları kontrol edilir ve hastalara mide girişindeki anatomik değişiklikler hakkında bilgi verilir.

Ameliyatın uzun vadede başarılı olabilmesi için günlük yaşamda bazı değişiklikler yapılması gerekir – özellikle de beslenme alışkanlıklarında:

Fundoplikasyon sonrası önerilen davranışlar

  • Yiyecekleri iyice çiğneyin
  • Yavaş yemek ve küçük porsiyonları tercih etmek
  • Mümkün olduğunca az hava yutmak (örn. içecek içerken veya konuşurken)

İlk haftalarda kaçınılması gerekenler

  • Gazlı içecekler
  • Şişkinliğe neden olan yiyecekler (örn. baklagiller, soğan)
  • Aceleyle yemek yemek veya büyük porsiyonlar

Ameliyat sonrası havanın vücuttan atılması zorlaştığı için, özellikle ilk aşamada geğirme ve kusma sınırlı ölçüde mümkündür. Bu sorun, Toupet fundoplikasyonu (kısmi manşet) sonrasında genellikle Nissen fundoplikasyonu (tam manşet) sonrasına göre daha az belirgindir.

Farklı gıdaların tolere edilebilirliği kişiden kişiye değişir ve her hasta tarafından kendisinin denenmesi gerekir. Önerilen kurallara uyanlar, genellikle yaşam kalitesinde kalıcı bir iyileşme yaşarlar: Daha önce rahatsızlık veren birçok yiyecek ve içecek – örneğin kahve, kırmızı şarap, portakal suyu veya kızartılmış et – ameliyattan sonra tekrar tüketilebilir.

Fundoplikasyon Sonrası Riskler ve Olası Komplikasyonlar

Ameliyatın
genel riskleri Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, fundoplikasyonda da genel riskler mevcuttur. Bunlar arasında dalak, karaciğer veya bağırsak gibi komşu organların yaralanması ve bunun sonucunda iç kanamaların ortaya çıkması sayılabilir. Tromboz veya yara enfeksiyonları da genel ameliyat riskleri arasındadır. Modern laparoskopik cerrahi sayesinde bu tür sorunlar nadiren görülür.

Fundoplikasyon
Sonrası Spesifik Komplikasyonlar Korkulan, ancak çok nadir görülen bir komplikasyon, işlem sırasında yemek borusunun yaralanmasıdır. Bu durum derhal tespit edilmeli ve güvenli bir şekilde dikilmelidir; aksi takdirde, hayatı tehdit edebilecek bir mediasten enfeksiyonu riski ortaya çıkar. Bazı vakalarda, özellikle şiddetli öksürük veya tekrarlayan kusma sonrasında, manşet daha sonra gevşeyebilir veya göğüs kafesine kayabilir.

Yan etkiler ve fonksiyonel şikayetler
Ciddi komplikasyonların yanı sıra, bazı hastalar klinik uygulamada fonksiyonel sorunlar yaşadıklarını bildirir:

  • Manşet çok sıkı oturuyorsa yutma güçlüğü (disfaji)
  • Üst karın bölgesinde dolgunluk hissi ve basınç
  • Tekniğe bağlı olarak artan veya azalan şişkinlik belirtileri
  • Ara sıra ishal

Bu yan etkiler genellikle beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi veya kısa süreli ilaç kullanımıyla etkili bir şekilde kontrol altına alınabilir.

Uzun vadeli prognoz ve komplikasyon oranı
Deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilen randomize çalışmalarda komplikasyon oranı %5'in oldukça altındadır. Hastaların yaklaşık %89'unda kalıcı reflü kontrolü sağlanmaktadır; bu da fundoplikasyonun reflü hastalığının başarılı bir tedavisi olduğunu göstermektedir. Şikayetlerin tekrarlaması sadece çok az sayıda hastada görülmektedir; bu nedenle ameliyat, yüksek başarı oranına sahip bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

Fundoplikasyon ve uzman cerrahlar hakkında daha fazla bilgi

Fundoplikasyon, on yıllardır antireflü cerrahisinde yerleşik bir yöntemdir ve günümüzde viseral cerrahi konusunda uzmanlaşmış merkezlerde uygulanmaktadır. Cerrahlar, bulgulara göre farklı teknikler arasında seçim yaparlar:

  • tam manşetli (360°) Nissen fundoplikasyon ve
  • kısmi manşet (270°) kullanılan Toupet fundoplikasyonu.

Çalışmalar, her iki yöntemin de benzer bir etkinlikte olduğunu göstermektedir. Ancak bazı durumlarda, örneğin disfaji riski yüksek olduğunda, teknik bilinçli olarak (Toupet yöntemine karşı) seçilir. Doğru endikasyon ve yöntem seçimi, hastanın bireysel bulgularına, manşete dahil edilecek özofagus kısmına ve cerrahın deneyimine göre belirlenir.

Ameliyat büyük bir hassasiyet gerektirir: Mide fundusu, stabil bir manşet oluşturacak şekilde yemek borusunun etrafına sarılır. Bu sırada cerrahlar, yemekten sonra midenin dolmasının aşırı bir basınç hissine yol açmaması için yapıların dikilmesine özellikle dikkat ederler.

Özellikle genç hastalar, sürekli ilaç kullanımı olmadan kalıcı bir iyileşme bekleyebildikleri için bu ameliyattan sıklıkla fayda görürler. Daha önce tedavi görmüş hastaların çoğu da yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme yaşar. Ciddi komplikasyonların nadir görülmesine rağmen, bu işlem yalnızca deneyimli ellerde ve uzmanlaşmış kliniklerde gerçekleştirilmelidir.

İnatçı mide ekşimesi ve reflü şikayetlerinden muzdarip hastalar için fundoplikasyon, etkili ve uzun vadede başarılı bir tedavi seçeneği sunmaktadır.

SSS - Fundoplikasyon ile ilgili sık sorulan sorular

Fundoplikasyon nedir?
Fundoplikasyon, reflü hastalığının tedavisine yönelik bir ameliyattır; bu ameliyatta midenin üst kısmı (mide fundusu), bir manşet gibi yemek borusunun etrafına sarılır ve dikilir. Böylelikle mide girişindeki kapak kası güçlendirilir ve mide içeriğinin yemek borusuna geri akması engellenir.

Fundoplikasyon ne zaman düşünülür?
İlaçlar şikayetleri yeterince hafifletemediğinde veya tedaviye rağmen semptomlar tekrar tekrar ortaya çıktığında ameliyat düşünülür. Özellikle genç hastalar, sürekli ilaç almadan uzun vadeli bir iyileşme sağlayabildikleri için bu ameliyattan sıklıkla fayda görürler.

Nissen ve Toupet fundoplikasyonu arasındaki fark nedir?

Nissen ve Toupet fundoplikasyonu nasıl farklılık gösterir?
Nissen tekniğinde, midenin üst kısmı yemek borusunun etrafına tamamen (360°) sarılır – buna “tam manşet” denir. Bu yöntem, reflü semptomlarının çok güvenilir bir şekilde kontrol edilmesini sağlar, ancak nadiren yutmayı zorlaştırabilir.

Toupet yöntemi ise yemek borusunu sadece yaklaşık dörtte üçü (270°) kadar sarar ve bu nedenle daha az invaziv olarak kabul edilir. Genellikle yutma sorunlarına daha az yol açar ve şişkinlik eğilimini azaltır. Hangi tekniğin uygulanacağına, uzman hekimler başlangıç bulgularına göre karar verir.

Fundoplikasyon sonrası olası sonuçlar veya riskler nelerdir?
Her ameliyatta olduğu gibi, burada da kanama veya enfeksiyon gibi genel riskler mevcuttur. İşlem sonrası görülebilecek spesifik şikayetler arasında üst karın bölgesinde baskı hissi, yutma güçlüğü veya geğirme kısıtlılığı sayılabilir. Ciddi komplikasyonlar nadiren görülür ve genel olarak bu ameliyat, iyi uzun vadeli sonuçlar veren çok güvenli bir işlem olarak kabul edilir.

Fundoplikasyon sonrası uzun vadeli sonuçlar nasıldır?
Klinik çalışmalara göre, fundoplikasyon hastaların yaklaşık yüzde 89’unda kalıcı semptom giderimi ve güvenilir reflü kontrolü sağlar. Tedavi görmüş birçok hasta, daha önce tolere edemedikleri yiyecekleri artık herhangi bir şikayet yaşamadan yiyebildikleri için yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme olduğunu bildirmektedir.

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPG

Tıp yazarı hakkında

Prof. Dr. med. Susanne Regus

Tıp alanında uzman yazar

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları