İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Anatomi

Vajina – Vajina ve vulva anatomisi (kadının cinsel organı)

dr_med_stephanie_huebner_frauenklinik_tuebingen_lmg.jpgTıp alanında uzman yazarDr. Stephanie Hübner

Kısa özet — önce en önemlisi

Vajina, vulva ile rahim arasında bulunan esnek bir organdır. Kadın üreme organlarından biridir ve önemli işlevler yerine getirir. Vajina, cinsel ilişki sırasında alıcı organ görevi görür ve doğum kanalının bir parçasıdır. Asidik ortam, vajinayı enfeksiyonlardan korur.

Vajina, kadın üreme organlarının merkezi bir organıdır ve dış ile iç yapıları birbirine bağlar. Vajinanın anatomisi, onun vulva ile rahim arasında yer alan esnek, kaslı bir tüp olduğunu gösterir. Vajinanın üst ucunda, rahim ağzı (serviks) bulunur ve bu yapı rahimle birleşir.

Vulva, labia ve klitoris gibi dış yapıları kapsarken, vajina iç kısımda yer alır. Cinsel ilişki sırasında vajina, penisi içine alan organ görevi görür. Aynı zamanda doğum kanalının bir parçasıdır ve doğumda önemli bir rol oynar. Vajinanın mukoza zarı, bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan asidik bir ortam oluşturur.

Vajina ve vulva birbirleriyle yakından işbirliği içinde çalışır ve kadın vücudunda önemli işlevleri yerine getirir.

Vajinanın anatomik yapıları

Vajina (Almanca: Scheide), kadınların iç cinsel organları arasında yer alır.

Vajina, on ila on iki santimetre uzunluğunda, esnek ve pürüzsüz bir kas tüpünden oluşan içi boş bir organdır. Bu kas tüpü son derece esnektir. Böylece vajina, doğum sırasında bebeğin boyutuna, cinsel ilişki sırasında ise penisin anatomisine uyum sağlayabilir.

Vajina, asidik vücut florası ve özel yapısı sayesinde hızlı bir kendi kendine iyileşme sürecine sahiptir.

weibliche Geschlechtsorgane Anatomie
Vajina, rahim ağzı ile vajina girişi arasında bulunan kaslı bir kanaldır © bilderzwerg | AdobeStock

Sıklıkla, görünür olan dış kadın cinsel organları yanlışlıkla vajina olarak adlandırılır. Görünür olan sadece büyük dudaklar ve vulvadır. Büyük dudakların arasında küçük dudaklar, klitoris ve vajina ön odası bulunur. Üriner kanalın yanı sıra vajina da vajinal ön avluya açılır.

Klitoriste kanla dolan dokular bulunur. Gelişim açısından penise benzer. Klitoris, çok sayıda sinirle doludur ve kadının cinsel zevk hissetmesinde merkezi bir rol oynar.

Vajinanın işlevleri ve görevleri

Vajina, kadının vücudundaki bir geçiş kanalı olarak çeşitli işlevleri yerine getirir:

  • Adet kanı vajinadan dışarı akar.
  • Cinsel ilişki sırasında penisi içine alır. Ejakülasyondan sonra erkek spermleri vajina ve rahim ağzından geçerek rahme ve fallop tüplerine ulaşır. Burada olgun bir yumurtayı dölleyebilirler.
  • Doğum sırasında vajina, doğum kanalı işlevi görür.

Vajinal flora ve vajinal sağlık üzerindeki etkisi

Sağlıklı bir vajinada vajinal floraya ait çok sayıda bakteri bulunur. Sağlıklı bir vajinal flora, patojenleri uzaklaştırabilir. Mukozal hücrelerin yanı sıra, normal bir vajinal salgıda mililitre başına yaklaşık 100 milyon mikrop bulunur. Bu bakterilerin çoğu, asetik asit üreten bakterilerdir. Vajinanın neredeyse demir içermeyen ortamında çok iyi gelişebilirler.

Sağlıklı kadınların vajinal salgılarında beş ila sekiz farklı laktik asit bakterisi türü bulunur. Bu suşların bileşimi kadından kadına farklılık gösterebilir. Bu nedenle vajinal enfeksiyonlara yatkınlık da kadından kadına farklılık gösterir. Laktik asit bakterileri, şekeri laktik aside dönüştürerek vajinanın pH değerinin düşmesine neden olur. Sağlıklı bir vajinanın pH değeri 4,5’in altındadır. Dolayısıyla vajinal flora, pH değeri yaklaşık 5,5 olan vücudun geri kalan cildine kıyasla belirgin şekilde daha asidiktir.

Vajinanın asidik ortamı nedeniyle, mantar ve bakteriler gibi patojenlerin çoğalması zordur. Bunun yanı sıra, birçok laktik asit suşu, laktik asidin yanı sıra patojenlerin çoğalmasını zorlaştıran başka maddeler de üretir. Bunlar arasında antibiyotik etkiye sahip protein molekülleri veya hidrojen peroksit bulunur. Hamilelik sırasında bile vajinal flora temel olarak neredeyse hiç değişmez. Ancak bazı kadınlarda vajinadaki pH değerinde bir artış görülebilir. Bu nedenle jinekoloğa düzenli olarak kontrol ettirilmesi tavsiye edilir. Jinekolog, enfeksiyonları erken aşamada tespit edebilir.

Dış etkenler, vajinal floranın doğal ve sağlıklı dengesini bozabilir. Örneğin antibiyotik kullanımı bu duruma bir örnektir. Antibiyotikler sadece istenmeyen patojenleri değil, vajinadaki laktik asit bakterilerini de yok eder. Bu nedenle birçok kadın, antibiyotik kullanımı sırasında vajinal mantar enfeksiyonu yaşar. Bazı kadınlarda bu durum, hormon preparatlarının, örneğin doğum kontrol haplarının kullanımıyla da ortaya çıkabilir. Ayrıca, genital bölgede kullanılan sabunlar veya spreyler de vajinal florayı olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle dış genital bölgeleri sadece temiz suyla temizlemelisiniz. Ayrıca vajinal duşlardan da kaçının. Sağlıklı bir vajina kendini temizler! Son olarak, bazı hastalıklar da doğal vajinal florayı olumsuz etkileyebilir. Bunlara bağışıklık yetmezliği hastalıkları veya diabetes mellitus da dahildir. Sık sık vajinal mantar enfeksiyonları yaşıyorsanız, böyle bir altta yatan hastalık olup olmadığını bir doktora danışın.

Vajinada sık görülen hastalıklar

Vajinal enfeksiyonlar

Jinekoloji muayenehanelerinde vajinal enfeksiyonlar en sık görülen hastalık tablolardan biridir. Bunlar, örneğin jinekolojik tarama muayeneleri sırasında tespit edilebilir. Çoğu durumda, bunun nedeni sağlıklı vajinal floranın bozulmasıdır.

Vajinal enfeksiyonun belirtileri, enfeksiyonu tetikleyen faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, birçok hasta özellikle cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan genital bölgede şiddetli ağrılardan şikayet eder. Bunun yanı sıra, vajinal mukozada kızarıklık ve vajinadan gelen rahatsız edici akıntı da sıklıkla görülür.

Ancak vajinal enfeksiyon geçiren tüm kadınlarda semptomlar görülmez.

Vajinal enfeksiyonun tedavisi, enfeksiyonu neden olan patojene bağlıdır. Bu amaçla, tedavi eden jinekolog vajinal akıntıyı analiz ederek patojeni belirler. Patojen tespit edilir edilmez, ilaç tedavisine başlanabilir.

Vajinal mantar enfeksiyonu

Vajinal mantar enfeksiyonu genellikle Candida Albicans adlı maya mantarı tarafından tetiklenir. Bu mantar normalde bağırsaklarda bulunur.

Vajinal mantar enfeksiyonunun en sık görülen belirtileri şunlardır

  • vajinadan yoğun akıntı ve
  • vajina bölgesinde yanma hissi ve şiddetli kaşıntı.

Akıntı, son derece rahatsız edici bir kokuya sahip olabilir ve rengi beyazımsıdan yeşilimsi kahverengiye kadar değişebilir.

Vajinal mantar enfeksiyonu yalnızca doğrudan vücut teması yoluyla bulaşabilir. Tuvalet koltuğu gibi günlük kullanım eşyalarının ortak kullanımı yoluyla bulaşma söz konusu değildir.

Vajinal mantar enfeksiyonunun tedavisi için belirli vajinal fitiller kullanılabilir. Aksi takdirde enfeksiyonun tekrar tekrar ortaya çıkabileceği için partnerin de tedaviye dahil edilmesi gerekir. Genellikle partner, penise sürmesi gereken bir merhem verilir. 

Vajina Kanseri

Yumurtalık kanseri ve rahim ağzı kanseri, genç kadınlarda da daha sık görülür. Buna karşın vajina kanseri, özellikle 60 veya 70 yaş ve üzeri kadınları etkiler.

Vajina kanserine işaret edebilecek tipik şikayetler yoktur. Bu nedenle vajina kanseri genellikle çok ileri bir aşamada teşhis edilir. Bu durum ne yazık ki iyileşme şansını da önemli ölçüde azaltır.

Bu nedenle erken tedavi için erken teşhis çok önemlidir. Bu nedenle jinekoloğunuzda düzenli olarak önleyici muayene randevularına gidin. Zamanında teşhis edildiğinde vajina kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i tedavi edilebilir.

Tipik muayene yöntemleri arasında şunlar yer alır:

Vajina kanserinin tedavisi, tümörün konumuna ve büyüklüğüne bağlıdır. Tümör vajinanın ortasında yer alıyorsa, genellikle kolayca çıkarılabilir. Ancak rahim ağzının yakınında bulunuyorsa, bazı durumlarda rahmin alınması da gerekebilir. Ameliyata alternatif olarak, vajina kanseri tedavisinde radyoterapi de düşünülebilir.

Vajinismus

Vajinismus, kadının pelvik taban bölgesindeki kasların istemsiz kasılmasını ifade eder. Cinsel ilişkiyi kısmen önemli ölçüde zorlaştırır ve bu nedenle etkilenen kişiler tarafından çok rahatsız edici bulunur. Bazı vakalarda ağrı ortaya çıkar veya kasların istem dışı kasılması nedeniyle cinsel ilişki hiç mümkün olmaz. Ayrıca tampon kullanımı sırasında da vajinismus görülebilir.

Çoğu durumda olası nedenler arasında psikolojik faktörler yer alır. Yersiz utanç duygusu veya korkular vajinismiyi tetikleyebilir. Ancak vajinism, doğum veya ameliyatın bir sonucu da olabilir.

Vajinismus tedavisi için hedefli pelvik taban egzersizleri önerilebilir. Bu, hastanın kaslarını kontrol etmesine yardımcı olabilir.

Buna ek olarak, psikolojik tedavi de iç gerginliklerin giderilmesine katkıda bulunabilir. Vajinal dilatatörlerin kullanımı da vajinizmin etkilerini azaltabilir. Bu aletler sayesinde vajinaya yerleştirme sırasında duyarsızlaştırma sağlanabilir.

Vajinal sarkma (vajina sarkması)

Vajinal sarkmada vajinanın konumu değişir. Bunun sonucu olarak vajina, pelvise daha derin bir şekilde girer. Genellikle bu tür bir vajinal sarkma, rahim sarkmasıyla birlikte görülür. Rahim aşağı doğru kayar ve vajinanın içine girer.

Birçok kadında vajinal sarkmanın nedeni pelvik taban zayıflığıdır. Bunun çeşitli nedenleri olabilir; bunlardan bazıları şunlardır

  • birden fazla vajinal doğum,
  • ağır fiziksel işler veya
  • aşırı obezite.

Bazı durumlarda, rahmin ameliyatla alınmasından sonra da pelvik taban zayıflığı ortaya çıkabilir.

Vajinal sarkma yaşayan kadınlar genellikle

  • mesane sorunları ve
  • baskı hissi

tipik semptomlar olarak tanımlarlar. Öksürme veya gülme sırasında istem dışı idrar kaçırma da bunun bir sonucu olabilir. Ayrıca vajinal sarkmada karın ağrısı da görülebilir.

Vajinal sarkmanın tedavisi, durumun ciddiyetine bağlıdır. Genel olarak hem cerrahi hem de konservatif tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Düzenli pelvik taban egzersizleri, çeşitli tedavilerin önemli bir parçasıdır. Hedefe yönelik egzersizlerle pelvik taban bölgesindeki kaslar güçlendirilebilir. Çoğu durumda bu sayede şikayetler hafifleyebilir.

Sonuç

Vajina, kadın cinsel organlarının merkezi bir parçasıdır ve kadın genital organlarının dış ve iç yapılarını birbirine bağlar. Vajinanın anatomisi, vajinanın vajina ağzından ostium vaginae üzerinden rahim ağzına kadar uzanan esnek bir tüp olduğunu gösterir.

Vajina ön bölgesi ve vajina vestibülünde, vulva ve vajinanın işlevine katkıda bulunan küçük dudaklar, vulva dudakları ve Bartholin bezleri gibi yapılar bulunur. Vajinanın yapısı, tunica mucosa, tunica muscularis ve vajinanın gerilmesini sağlayan ve onu doğum kanalının bir parçası haline getiren çok sayıda elastik liften oluşur.

Vajina epiteli, laktik asit bakterileriyle birlikte enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan ve vajinal sağlığı destekleyen asidik bir ortam oluşturur. Sinir dağılımı ve kan damarları (örneğin vajinal venöz pleksus aracılığıyla) cinsel uyarılma sırasında duyumları mümkün kılar ve vajinanın işlevini sağlar.

Adet döngüsü boyunca vajina, adet kanını dışarıya taşır ve menopoz gibi hormonal değişikliklere uyum sağlar. Sonuç olarak, vajinanın iç cinsel organların bir parçası olduğu ve kadın cinsel organı olarak jinekoloji ve obstetrikte merkezi bir rol oynadığı, aynı zamanda kadının cinsel organı olarak da işlev gördüğü görülmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vajina nedir?

Vajina, kadın cinsel organlarından biridir. Dış cinsel organları (vulva) rahimle birleştirir.

Vulva ile vajina arasındaki fark nedir?

Vulva, dış cinsel organları ifade ederken vajina iç kısımda yer alır. Vulva ve vajina birbirine aittir, ancak farklı işlevleri yerine getirir.

Vajinanın işlevi nedir?

Vajinanın işlevi, cinsel ilişki sırasında penisi kabul etmek ve doğum kanalı olarak hizmet etmektir. Ayrıca asidik ortamı sayesinde enfeksiyonlara karşı koruma sağlar.

Vajina nasıl bir yapıya sahiptir?

Vajinanın anatomisi mukoza zarı, kas tabakası ve bağ dokusundan oluşur. Esnek bir yapıya sahiptir ve çeşitli durumlara uyum sağlar.

Vajinanın ortamı neden önemlidir?

Vajinanın asidik ortamı, laktik asit bakterileri tarafından korunur. Bu ortam, patojenlere karşı koruma sağlar ve enfeksiyonları önler.

dr_med_stephanie_huebner_frauenklinik_tuebingen_lmg.jpg

Tıp yazarı hakkında

Dr. Stephanie Hübner

Tıp alanında uzman yazar