İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Tedavi · Vasküler Cerrahi

Endovasküler tedavi – Arteriyel damar hastalıklarının tedavisine yönelik minimal invaziv, girişimsel tedavi seçenekleri

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPGTıp alanında uzman yazarProf. Dr. med. Susanne Regus

Kısa özet — önce en önemlisi

Endovasküler tedavi, periferik arter hastalığı (PAVK) veya aort anevrizması gibi arteriyel damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir. Kateterler, stentler veya cihazlar yardımıyla, büyük bir kesi yapılmaksızın damarın içten geçebilirliği yeniden sağlanır. Çalışmalar, bu tedavi seçeneğinin güvenli uzun vadeli sonuçlar sağladığını ve hastalar üzerindeki yükü önemli ölçüde azalttığını göstermektedir.

Endovasküler tedavi, damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir; bu yöntemde, hastalıklı arterler kateter, stent veya ilaç kaplı balonlar aracılığıyla içeriden tedavi edilir. Bu yöntem, sıklıkla periferik arter tıkanıklığı (PAVK) veya aort anevrizmalarında kullanılır. İşlem genellikle uzmanlaşmış kliniklerde röntgen kontrolü altında gerçekleştirilir ve açık cerrahi tedaviye göre güvenli ve daha az invaziv bir alternatif olarak kabul edilir. Hedefe yönelik revaskülarizasyon sayesinde kan akışı iyileştirilebilir ve karmaşık damar hastalıklarında ölüm oranı kanıtlanabilir şekilde azaltılabilir.

Endovasküler terimi aslında ne anlama gelir?

Endovasküler (endo = iç, vasküler = damarlarla ilgili) tedavi terimi, hastalıklı damarların içten tedavi edildiği tüm yöntemleri kapsar. Böylelikle, kan dolaşımı bozukluklarında (örneğin vitrin hastalığı) daralmış veya tıkanmış arterler genişletilebilir veya tekrar açılabilir.

Öte yandan, kanamalarda hasar görmüş damarlar kapatılır veya içten stent protezleriyle desteklenir, böylece kanama durdurulur.

Bu tedavi yönteminin avantajları nelerdir?

En büyük avantajı, şüphesiz tedavi edilecek damarların tüm uzunluğu boyunca büyük deri kesileriyle açığa çıkarılması gerekmemesidir. Tedavi, genellikle kasık bölgesinden yapılan küçük bir giriş yoluyla gerçekleştirilir.

Buradan, röntgen kontrolü altında balonlar, kateterler ve protezler hastalıklı damarın içine ilerletilir. Kasık girişi yoluyla vücuttaki tüm damarlar tedavi edilebilir; örneğin beyin arterleri veya kalp koroner damarları da buna dahildir. 

Hilfsmittel für die endovaskuläre Therapie: Ballon und Stent
Endovasküler tedavide, sağlıklı kan akışını sağlamak için balonlar ve stentler gibi yardımcı araçlar kullanılır @ Axel Kock /AdobeStock

Endovasküler tedavi genel anestezi altında mı yapılır?

Kasık arterine derinin dışından iğne batırılır ve bu damar, yüzeysel ve kolay erişilebilir konumu nedeniyle endovasküler tedavi için tercih edilen erişim damarıdır. Bu nedenle işlem çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve dolaşım sistemi üzerinde neredeyse hiç yük oluşturmaz.

Bu, özellikle önceden var olan hastalıkları olan ve anestezi riski yüksek olan yaşlı kişilerde endovasküler tedavi yöntemlerinin bir başka avantajıdır.

Hangi hastalıklarda endovasküler tedavi uygulanabilir?

Endovasküler tedavi yöntemleri için sık görülen endikasyonlar şunlardır:

Bu durumda, bacak arterlerindeki daralmalar veya tıkanıklıklar balonlar veya stentler yardımıyla genişletilebilir. Ardından, alt bacak ve ayağın kan dolaşımı yeniden sağlanır.

Ana arterdeki patolojik genişlemeler, içten plastik kaplı metal ağlar (stent protezleri) ile tedavi edilir; bu sayede damar duvarının yırtılması durumunda kan kaybından kaynaklanan ölüm önlenebilir.

  • Bacak arterlerinde şişkinlikler (popliteal anevrizma)

Diz eklemi arterindeki şişkinlikler de endovasküler tedavi yöntemleri için sık görülen bir endikasyondur. Burada genişlemiş diz eklemi arterine bir stent protezi yerleştirilir ve böylece bu damar da içeriden tedavi edilir.

Buradaki amaç, genişlemiş damar duvarından kopan pıhtıların aşağıya, alt bacak veya ayağa taşınarak ciddi kan dolaşımı bozukluklarına yol açmasını önlemektir.

  • Kalp krizi

Kalp krizi durumunda, kalp koroner damarlarında ani bir tıkanma meydana gelir; bu da kalp kasında ciddi kan dolaşımı bozukluklarına ve bunun sonucunda göğüs kemiğinin arkasında şiddetli ağrılara yol açar. Akut kalp krizi durumunda, çoğu vakada koroner arterler genişletilir ve stent takılır.

Bu işlem iç hastalıkları uzmanları (kardiyologlar) tarafından gerçekleştirilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda, bir cerrah (kalp cerrahı) mümkün olduğunca çabuk göğüs kafesinde büyük bir kesi yaparak kalbi ve damarlarını ortaya çıkarmalı ve bir veya daha fazla baypas uygulamalıdır. Ancak ameliyat sırasında ölüm riski çok yüksektir; bu nedenle genellikle endovasküler tedavi tercih edilir.

  • İnme

İnme durumunda, beynin bazı bölgelerinde akut kan dolaşımı bozukluğu meydana gelir. Beynin hangi bölümünün etkilendiğine bağlı olarak farklı semptomlar ortaya çıkar.

İnme genellikle kol ve/veya bacaklarda tek taraflı felç şeklinde kendini gösterir; ayrıca çoğu zaman bilinç kaybı, konuşma veya görme bozuklukları da ortaya çıkar.

Bunun nedeni, endovasküler yöntemlerle genişletilip stent takılabilen karotis arterlerindeki daralmalardır. Bir diğer yaygın neden ise, genellikle kalp ritim bozuklukları nedeniyle kalpte oluşan ve beyne taşınan pıhtılardır.

Bu pıhtılar özel ilaçlarla eritilebilir ve böylece pıhtının ilerisindeki beyin dokusuna kan akışı yeniden sağlanır.

Kan akış bozukluğunun büyüklüğüne ve süresine bağlı olarak doku kısmen veya tamamen iyileşebilir; böylece ideal durumda felcin hiçbir izi kalmaz.

  • Varisler

Varisler de endovasküler yöntemlerle tedavi edilebilir. Ancak varislerde genellikle endolüminal tedavi yöntemlerinden söz edilir, çünkü burada söz konusu olan düşük basınçlı sistemin damarlarıdır (venler). Buna karşılık, endovasküler tedavi terimi çoğunlukla arterlerin tedavisi için kullanılır.

Endolüminal varis tedavisinin prensibi, dışarıdan özel kateterlerin vene sokulması ve kasık bölgesinin hemen altına kadar ilerletilmesidir.

Kateterlerin ucunda, ısıyı (lazer veya radyofrekans enerjisi) damarın içinden uygulayan ve damarı yapıştırarak veya koagüle eden özel bir prob bulunur.

Bu yöntemin avantajları arasında yine cilt kesisine gerek olmaması ve işlemin lokal anestezi altında gerçekleştirilebilmesi yer alır. Bu nedenle endolüminal varis tedavisi günümüzde neredeyse tamamen ayakta tedavi olarak, muayenehanelerinde çalışan damar hastalıkları uzmanları (flebologlar) tarafından uygulanmaktadır.

Endovaskuläre Therapie bei Bauchaortenaneurysma
Karın aort anevrizmasında endovasküler tedavi @ bilderzwerg /AdobeStock

Her damar hastalığı endovasküler olarak tedavi edilebilir mi?

Hayır. Endovasküler tedavide, damarı içeriden tedavi edebilmek için belirli koşulların sağlanması gerekir. Çoğu durumda bu, damara kasık bölgesinden ulaşılabilir olması ve damarın şekli ya da seyri ile ilgilidir.

Örneğin, anevrizmanın önemli damar dallarına (örneğin böbrek arterlerine) kadar uzandığı, şiddetli kıvrımlı bir karın aortu, kısmen endovasküler olarak tedavi edilemeyebilir. Aksi takdirde, protezin doğru şekilde oturmaması ve anevrizmanın kan akışından tam olarak ayrılmaması riski çok yüksek olur.

Bu tür durumlarda genellikle geleneksel tedavi yöntemlerine, yani deri kesileri içeren açık cerrahiye başvurulur. Endovasküler tedavinin aksine, açık cerrahi neredeyse istisnasız olarak uygulanabilir.

Tedavi sonrası süreç nasıldır?

Açık cerrahi yöntemlerde çoğu durumda takip kontrollerine gerek kalmaz. Bu bir avantajdır ve özellikle aort anevrizmasının tedavisi için geçerlidir.

Buna karşın, aort anevrizmalarının endovasküler tedavisi sonrasında sık aralıklarla kontroller (bilgisayarlı tomografi, daha sonra ultrason) önerilmektedir.

Bunun nedeni, protezin içeriden sabitlenmesinin, protezin kaymasına karşı daha savunmasız olmasıdır; çünkü protez dikilerek sabitlenmez.

Hasta, endovasküler aort müdahalesinden önce mutlaka bu konuda bilgilendirilmelidir; böylece daha sonra, sıkı takip gerektirmeyen açık tedaviyi mi yoksa endovasküler tedaviyi mi tercih edeceğine karar verebilir.

Endovasküler Tedaviye İlişkin Sık Sorulan Sorular

Endovasküler tedavi ne zaman uygulanır?

Endovasküler tedavi, kateter tekniği ile içeriden tedavi edilebilen damar hastalıklarında kullanılır. Tipik endikasyonlar arasında periferik arter tıkanıklığı (PAVK), aort anevrizmaları veya pelvik ve renal arter darlıkları yer alır. Minimal invaziv erişim sayesinde kan akışı hızlı ve güvenli bir şekilde yeniden sağlanabilir.

İşlem nasıl gerçekleştirilir?

Genellikle kasık bölgesinden bir damar erişim noktası aracılığıyla, etkilenen damara bir kateter sokulur. Bulgulara bağlı olarak balonlar, stentler veya ilaç kaplı balonlar kullanılır. Aort anevrizmalarının tedavisinde sıklıkla, bir damar protezinin implante edildiği Endovasküler Aort Onarımı (EVAR) uygulanır. İşlem, röntgen kontrolü altında gerçekleştirilir ve dolaşım sistemine neredeyse hiç yük getirmez.

Aterektomi nedir ve ne zaman uygulanır?

Aterektomi, örneğin bacağın femoropopliteal bölgesindeki arteriyel damarlardan plakların çıkarılmasına yönelik girişimsel bir işlemdir. Bu işlemde, damar çapını genişletmek ve revaskülarizasyonu iyileştirmek amacıyla mekanik cihazlar veya rotasyonel aletler kullanılarak birikintiler temizlenir.

Endovasküler tedavi ile açık cerrahi tedavi arasındaki fark nedir?

Endovasküler tedavi, kateter aracılığıyla minimal invaziv bir şekilde gerçekleştirilirken, açık cerrahi tedavide damarlar açığa çıkarılır ve doğrudan ameliyat edilir. Çalışmalar, minimal invaziv tekniğin, özellikle yaşlı veya altta yatan hastalığı olan hastalarda daha düşük komplikasyon oranları ve mortaliteye sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, müdahale sırasında ve sonrasında sıkı bir izleme gereklidir.

Bilinen uzun vadeli sonuçlar nelerdir?

Güncel randomize çalışmalar ve klinik araştırmalar, damar hastalıklarının endovasküler tedavisinde yüksek bir başarı oranı olduğunu göstermektedir. Kan akışı kalıcı olarak iyileşir ve yeniden tıkanma riski düşüktür. Uzun vadeli sonuçlar, ilaç kaplı balonlar, EVAR veya aterektomi gibi modern tekniklerin kalıcı bir revaskülarizasyon sağladığını ve hastaların yaşam kalitesini sürdürülebilir bir şekilde artırdığını kanıtlamaktadır.

92198871-d7a7-40a9-8dfb-67f4bac271cd.JPG

Tıp yazarı hakkında

Prof. Dr. med. Susanne Regus

Tıp alanında uzman yazar

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Uzmanlık alanları