İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Hastalık · Nöroonkoloji

Oligodendrogliom: Uzmanlar ve Bilgiler

Makalenin yazarıLeading Medicine Guide editör ekibiICD-10: C71

Kısa özet — önce en önemlisi

Oligodendrogliom, merkezi sinir sistemi tümörleri arasında yer alır ve gliomlar sınıfına girer; bu beyin tümörlerinin hücreleri, destekleyici oligodendrositlere benzer. WHO sınıflandırmasına göre bu tümörler farklı derecelere ayrılır; özellikle anaplastik oligodendrogliomlar (Derece III) kötü huylu olarak kabul edilir ve cerrahi rezeksiyonun ardından ek tedavi gerektirir. Tipik semptomlar arasında ani baş ağrıları, epileptik nöbetler ve nörolojik bozukluklar yer alır; tanı için MRG ve BT gibi görüntüleme yöntemleri belirleyicidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, hastaların prognozu o kadar iyi olur.

Oligodendrogliom, özellikle yetişkinlerde görülen bir beyin tümörüdür. Bu gliomlar çeşitli şikayetlere yol açar ve dört WHO derecesine ayrılabilir. Erken teşhis ve hızlı tedavi, hastalığın prognozunu önemli ölçüde iyileştirir.

Burada, oligodendrogliomların tedavisi hakkında daha ayrıntılı bilgilerin yanı sıra seçkin uzmanlar ve merkezler hakkında bilgi bulabilirsiniz.

Oligodendrogliomlar nedir?

Oligodendrogliomlar, glial tümörlerdir; yani çevreleyen beyin dokusuna yaygın bir şekilde yayılan beyin tümörleridir. En sık görülen yaygın gliomlar arasında astrositom ve oligodendrogliom yer alır.

Tümör hücreleri, mikroskop altında beyinde de bulunan oligodendrositlere benzer. Oligodendrositler, miyelin kılıflarını oluşturan destek hücreleridir. Miyelin kılıfları, bazı sinir hücrelerinin uzantılarının etrafında oluşan, lipit bakımından zengin tabakalardır. Ancak oligodendrogliomlar bu miyelin kılıflarını (miyelin kılıfları olarak da adlandırılır) oluşturmaz.

Oligodendrogliomlar çoğunlukla 35 ile 50 yaş arasındaki yetişkinleri etkiler. Ancak daha genç hastalar da bu hastalığa yakalanabilir. Bu beyin tümörü erkeklerde kadınlara göre biraz daha sık görülür.

Oligodendrogliomlar çoğunlukla, ancak her zaman değil, büyük beynin frontal lobunda gelişir. Daha nadiren bu tümörler beyin sapında veya serebellumda bulunur.

WHO derecesi sınıflandırması ne anlama gelir?

WHO (Dünya Sağlık Örgütü), oligodendrogliomları farklı derecelere ayırır. Bu sınıflandırma, ileriye dönük prognoz ve önerilen tedavi seçenekleri hakkında bilgi sağlar.

Tümörlerde genel bir sınıflandırma kriteri, malignite derecesidir. Bu, söz konusu tümörün iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını ifade eder. Malignite, tümörün büyüme hızı ve çevre dokulara yayılma eğilimi gibi faktörleri içerir.

  • WHO Derecesi I: Yavaş büyüyen ve bu nedenle prognozu çok iyi olan iyi huylu oligodendrogliomlar.
  • WHO Derecesi II: Derece II oligodendrogliomlar yavaş büyür, nüksetme eğilimindedir ve daha yüksek dereceli tümörlere dönüşebilir.
  • WHO Derecesi III: Kötü huylu oligodendrogliomlar; cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra nüksü (tümörün tekrar ortaya çıkmasını) önlemek için kemoterapi veya radyoterapi önerilir.
  • WHO Derecesi IV: Hızla büyüyen ve aynı şekilde ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoterapi gerektiren çok kötü huylu oligodendrogliomlardır.

Moleküler açıdan oligodendrogliomlar, IDH mutasyonu ile 1p ve 19q kromozomlarındaki değişikliklerle karakterize edilir; bu, önemli bir tanısal özellik olarak kabul edilir. WHO derecesi yükseldikçe tümörün hücre yoğunluğu artar. WHO derecesi 3'ten itibaren, tümör dokusunda daha agresif bir büyümeye işaret eden mikrovasküler proliferasyonlar da görülebilir.

Nihai WHO sınıflandırması, biyopsi ve moleküler patolojik incelemelerin değerlendirilmesinden sonra yapılır.

Oligodendrogliom sıklıkla hangi semptomlara neden olur?

Oligodendrogliom genellikle hastalığın ilerlemiş aşamalarında belirgin şikayetlere neden olur. Bunlar özellikle şunlardır:

Normal baş ağrıları ile beyin tümörünün neden olduğu baş ağrıları birbirinden farklıdır.

Gliomun neden olduğu baş ağrıları çok ani bir şekilde ortaya çıkar. Günler veya haftalar içinde giderek şiddetlenir. Ağrı kesiciler genellikle bu durumda işe yaramaz veya sadece kısa süreli bir rahatlama sağlar. Genellikle ağrı, yatarken şiddetlenir ve dik pozisyonda kendiliğinden azalır.

Beyin tümörü nedeniyle beyin omurilik sıvısının drenajı bozulursa, hidrosefali (“su kafası”) belirtileri de ortaya çıkar:

  • Hafıza bozuklukları
  • Yorgunluk
  • Baş dönmesi
  • Mide bulantısı

Kendinizde veya bir yakınınızda bu şikayetleri fark ederseniz, en kısa zamanda bir doktora başvurmanız tavsiye edilir.

Oligodendrogliomlar nasıl teşhis edilir?

Doktor öncelikle hasta ile bir anamnez görüşmesi yapar. Bu görüşmede doktor, hastaya şikayetleri ve tıbbi geçmişi hakkında sorular sorar. Bu sayede doktor genellikle bir ön tanı koyabilir ve hastalığın nedenlerine dair ipuçları elde edebilir.

Oligodendrogliom şüphesi varsa, bir sonraki adım nörolojik muayenedir. Bu muayene sırasında genellikle beyin tümörüne dair ilk net ipuçları ortaya çıkar.

Şüphe, bir BT (bilgisayarlı tomografi) yardımıyla doğrulanabilir. Bu işlemde, röntgen ışınları beyni tarar ve onu birçok ayrı kesit görüntüsü halinde gösterir. Doktor, görüntülerde olağandışı doku birikimlerini inceler.

Ancak en ayrıntılı görüntüyü MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) sağlar. Bu sayede doktor, beyin yapılarındaki olası düzensizlikleri en iyi şekilde tespit edebilir.

Hirn-MRT
Doktorlar MRG yardımıyla beyinde doku anormallikleri olup olmadığını kontrol edebilir © Александр Марченко | AdobeStock

Çoğu zaman, muayeneyi yapan hekim bir biyopsi yaptırarak tanıyı kesinleştirir. Bunun için bir doku örneği alır ve laboratuvarda inceletir.

Beyin tümörü şüphesi durumunda yararlı olabilecek diğer inceleme yöntemleri:

  • beynin EEG’si (elektroensefalogram), tümörün tam yerini belirler,
  • sinir sistemindeki diğer (iltihaplı) hastalıkları dışlamak için beyin omurilik sıvısı (LCR) incelemesi.

Söz konusu tetkiklerden hangilerinin uygun olacağına, her bir vaka için doktor karar verir.

Erken teşhis için olanaklar var mı?

Şu anda oligodendrogliomu tetikleyen kesin risk faktörleri bilinmemektedir. Ne beslenme, ne genetik faktörler (birkaç istisna dışında), ne de spesifik bir mutasyon, şu ana kadar kesin bir neden olarak kanıtlanabilmiştir. Bu nedenle, oligodendrogliomu erken aşamada tespit etmek veya önlemek için herhangi bir erken teşhis programı veya önleyici tedbir de bulunmamaktadır.

Durumu daha da zorlaştıran bir diğer faktör ise, beyin tümörünün belirtilerinin genellikle geç ortaya çıkmasıdır. Bu nedenle, bu belirtiler görüldüğünde derhal bir doktora başvurmak çok önemlidir. Tanı ancak görüntüleme yöntemleri yardımıyla konulabilir ve uygun tedaviye başlanabilir.

Dolayısıyla, yukarıda açıklanan belirtileri fark ederseniz, bunları bir doktora danışmanız daha iyi olacaktır. Çoğu durumda, tedaviye ne kadar erken başlanırsa prognoz o kadar iyidir.

Oligodendrogliomlarda tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavi, oligodendrogliomun WHO derecesine göre belirlenir.

İkinci derece beyin tümörlerinde doktorlar, tümör dokusunun mümkün olduğunca tamamen çıkarılmasını önerir. Ameliyat sonrası tümör tekrar büyürse veya bunun riski yüksekse, kemoterapi ve radyoterapi uygulanması uygun olur. Cerrahi yaklaşım her zaman tümörün beyindeki konumuna göre belirlenir. Bu tedaviler, tümörün yeniden büyümesini önlemeyi amaçlar.

Doktorlar, üçüncü WHO derecesindeki oligodendrogliomları da ameliyat ve ardından kemoterapi ile tedavi eder. PCV şeması, prokarbazin, lomustin ve vinkristin etken maddelerini içerir; alternatif olarak temozolomid kullanılır.

Nüksler veya zor seyrin görüldüğü durumlarda klinik çalışmalar başka bir tedavi seçeneği olabilir. Tedaviyi yürüten doktor, hastaları ilgili tedavinin olası yan etkileri konusunda da bilgilendirir.

Tümörlü dokunun çıkarılmasının ardından rehabilitasyon süreci başlar. Özellikle hastalık halihazırda nörolojik değişikliklere yol açmışsa, rehabilitasyon hastanın yaşam kalitesini artırabilir. Örnek olarak şunlar sayılabilir

  • konuşma bozukluklarında logopedi,
  • fiziksel şikayetler durumunda ergoterapi ve fizyoterapi,
  • özel bilgisayar programları yardımıyla yapılan nörobilişsel eğitim.

Tedaviyi yürüten hekim, hastalara hangi tedavilerin istenen başarıyı sağlayacağı konusunda danışmanlık verir.

Oligodendrogliomların tedavisi hangi tıp uzmanlık alanlarının sorumluluğundadır?

Oligodendrogliom genellikle çok sayıda şikayetle birlikte görülür. Tanı ve tedavi de karmaşık ve çok yönlüdür.

Beyin tümörlerinde, farklı uzmanlık alanlarından uzmanlar disiplinler arası bir işbirliği içinde çalışır.

Nörolojik şikayetler durumunda ilk başvurulacak kişi nörologdur. Nörolog, hastalık şüphesini daraltmak amacıyla ilk muayeneyi ve nörolojik testleri gerçekleştirir.

Radyo-onkologlar, kanser hastalıklarında görüntüleme tanısı alanında uzman kişilerdir.

Diğer tanısal tetkikler ve ardından uygulanan tedavi ise

tarafından gerçekleştirilir. İdeal durumda, en iyi tedavi sonucunu elde etmek için bu doktorlardan oluşan tam bir uzman ekibi birlikte çalışır.

Sonuç

Oligodendrogliomlar, hızlı tedavi gerektiren beyin tümörleridir. Aniden şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtilerle karşılaşırsanız, mümkün olan en kısa sürede bir doktora başvurun.

Doktor ilk muayeneyi yapar ve gerekirse ileri tanı yöntemlerine başvurur. Hızlı tedavi genellikle daha iyi bir prognozla sonuçlanır.

Sık Sorulan Sorular

2. derece ile 3. derece oligodendrogliom arasındaki fark nedir?

2. derece oligodendrogliom yavaş büyür ve nüksetme eğilimindeyken, 3. derece oligodendrogliom (anaplastik oligodendrogliom) zaten kötü huyludur ve ameliyat sonrası mutlaka radyoterapi ve kemoterapi gerektirir.

Kemoterapide hangi ilaçlar kullanılır?

Kemoterapide sıklıkla prokarbazin, lomustin ve vinkristin gibi PCV protokolü ilaçları veya alternatif olarak temozolomid kullanılır.

Oligodendrogliom nasıl kesin olarak teşhis edilir?

Klinik-nörolojik muayenenin
yanı sıra, MRG ile görüntüleme en ayrıntılı bilgiyi sağlar; biyopsi ise tanıyı kesinleştirir.

Tedavi sonrasında hangi yan etkiler ortaya çıkabilir?

Tedaviye
bağlı olarak yorgunluk, nörolojik bozukluklar veya konuşma bozuklukları gibi yan etkiler ortaya çıkabilir; bu nedenle tedavi sonrasında genellikle logopedi, ergoterapi veya fizyoterapi önerilir.

Yazıyı paylaş

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Hastalıklar, anatomi, tedavi, tanı ve ilgili tıbbi uzmanlık alanları hakkında ek bilgiler.