İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Hastalık · Kardiyoloji

Koroner Kalp Hastalığı (KKH) - Kalp Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Makalenin yazarıLeading Medicine Guide editör ekibiICD-10: I24, I25

Kısa özet — önce en önemlisi

Koroner kalp hastalığı (kısaca KKH) , daralmış koroner damarların kalp kasına yeterli kan sağlayamadığı kronik bir hastalıktır. En sık görülen neden, kan damarlarında biriken ve kan akışını kısıtlayan birikintilerdir (plaklar); bu durum göğüste sıkışma hissi veya tipik göğüs ağrısına yol açabilir. Koroner kalp hastalığının en önemli belirtileri arasında göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı da yer alırken, genetik yatkınlık, yüksek tansiyon veya sigara içme gibi risk faktörleri KHK'ye yakalanma riskini artırır. Koroner kalp hastalığının teşhisi çeşitli tetkiklerle konur; tedavisi ise hastalığın ciddiyetine göre ilaç tedavisinden stent yerleştirilmesine veya cerrahi müdahalelere kadar uzanır.

Koroner kalp hastalığında (KKH) kalp damarları daralır ve kalbe yeterli oksijen sağlanamaz. Başlıca belirti anjina pektoris olup, bunun sonucu olarak kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Arteriyoskleroz, KHK'nın en sık görülen nedenlerinden biridir. Risk faktörleri arasında örneğin diyabet, hipertansiyon ve aşırı kilo sayılabilir. Tanı, koroner anjiyografi ile konur. Tedavide, oksijen tüketimini azaltan ilaçlar ve cerrahi müdahaleler düşünülebilir.

Aşağıda, koroner kalp hastalığı hakkında daha fazla bilgi ve KHK tedavisi için doğru doktoru bulabilirsiniz.

Koroner kalp hastalığı (KKH), kalbe kan sağlayan koroner arterlerdeki bir bozukluktur. Bu hastalık genellikle yıllar içinde gelişen kronik bir KKH'dir. Etkilenen her arter, kalp kasına kan akışının kısıtlanmasına katkıda bulunur. Kalp damarlarındaki daralmalar nedeniyle kalbe kan akışı düzgün bir şekilde sağlanamaz ve dolayısıyla kalp oksijen ve besin maddeleriyle beslenemez. Bu kan akışındaki azalma iskemi olarak adlandırılır; bu nedenle koroner kalp hastalığı, iskemik kalp hastalığı olarak da bilinir.

Beslenme yetersizliğinin bir sonucu olarak kalbin ve dolayısıyla tüm vücudun performansında azalma görülür. Hayati tehlike arz eden bir komplikasyon ise kalp krizidir. Kalp krizinde kalp kasının geniş bölgeleri ölür ve skarlaşır. Azalan pompalama gücü, kalp yetmezliği olarak adlandırılır.

Koroner kalp hastalığının sık görülen nedenleri ve risk faktörleri

Çoğu durumda, kalp damarlarının daralmasından arteriyoskleroz (“arter kireçlenmesi”, “damar kireçlenmesi”) sorumludur. Bu durumda, birikintiler nedeniyle damar duvarları kalınlaşır ve bunun sonucunda damar kesiti daralır. Bu daralmalara stenoz da denir.

Daralma ilerlemeye devam ederse, damarın tamamen tıkanmasına da yol açabilir. Risk faktörleri, özellikle arteriyosklerozun gelişmesini kolaylaştıran risk belirtileridir. Bunlar arasında şunlar yer alır

  • genetik yatkınlık
  • ileri yaş
  • cinsiyet
  • yüksek kolesterol seviyesi
  • yağ metabolizması bozuklukları
  • Aşırı kilo
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Yüksek tansiyon
  • Sigara
  • Hareketsizlik

Diğer nedenler arasında, örneğin kalp büyümesi veya damarlara baskı uygulayan çeşitli tümörler ya da solunum yetmezliği gibi kandaki oksijen seviyesinin düştüğü hastalıklar sayılabilir. Ancak lösemi, bazı kalp hastalıkları, tiroid bezinin aşırı çalışması, yüksek tansiyon ve bulaşıcı hastalıklar da koroner kalp hastalığına yol açabilir.

Koroner kalp hastalığının olası belirtileri ve şikayetleri

Şikayetler, daralma nedeniyle kalbin bir bölgesine oksijen tedariki ciddi şekilde kısıtlandığında ortaya çıkar. Bu durumda ortaya çıkan ve anjina pektoris (göğüs ağrısı) olarak adlandırılan ağrı, vücudun diğer bölgelerine (örneğin omuz bölgesi, alt çene veya sırt) yayılabilir.

Diğer belirtiler ise daha çok belirsiz niteliktedir. Örneğin

  • nefes darlığı,
  • kan basıncında düşüş,
  • kalp atış hızında artış,
  • anksiyete veya
  • terleme
  • kalp ritmi bozuklukları
  • göğüs kemiğinin arkasında ağrı
  • kadınlarda ayrıca mide bulantısı ve üst karın ağrısı

görülebilir. Bazı hastalarda belirtiler, yalnızca fiziksel efor sırasında, kalbin oksijen ihtiyacının arttığı zamanlarda ortaya çıkar. Tedavi edilmezse kalp krizi geçirme riski artar.

Özellikle yaşlı hastalarda ve diyabetiklerde bu şikayetler hiç görülmeyebilir; bu nedenle kalp krizi gibi komplikasyonlar da geç fark edilebilir.

AMI pain front

Koroner kalp hastalığının teşhisi

Teşhis, bir kardiyoloji uzmanı tarafından konulmalıdır. Sıklıkla sadece şikayetler temel alınarak bile koroner kalp hastalığı şüphesi doğar. Kapsamlı bir fizik muayene ve belirli laboratuvar değerlerinin (kan şekeri ve kan yağları gibi) ölçülmesinin yanı sıra, özellikle dinlenme halinde ve efor altında elektrokardiyogram (EKG) çekilmesi önemlidir.

EKG’deki değişiklikler, koroner kalp hastalığı şüphesini doğrulayabilir. Ayrıca, kalbin MRG, BT veya ultrason gibi görüntüleme tetkikleri de gerekli olabilir. Koroner anjiyografi yardımıyla koroner arterler görüntülenebilir ve daralmalar değerlendirilebilir.

Tedavi: Koroner kalp hastalığı nasıl tedavi edilir?

Tedavi, şikayetlerin ciddiyetine, daralmanın derecesine ve kalp krizi gibi komplikasyonların ortaya çıkma riskine bağlı olarak yapılır. Amaçlar arasında stabil anjina pektoris tedavisi ve akut olayların önlenmesi yer alır.

KHK’nın ilaçla tedavisi, kalbin oksijen tüketimini azaltan ilaçların verilmesinden oluşur. Bunun en bilinen örneği nitratlardır. Ancak, aslında kalp atış hızını düşüren beta blokerlerin verilmesi de dolaylı olarak oksijen tüketimini azaltır. Bu sayede kalp kası dolaylı olarak tekrar daha fazla oksijene kavuşur.

Semptomlar ilaçlarla yeterince tedavi edilemiyorsa veya koroner arterlerdeki daralma çok ilerlemişse, çeşitli cerrahi tedavi seçenekleri mevcuttur. Koroner anjiyoplasti ile kalp damarlarının daralmış bölgeleri genişletilir. Stent yerleştirilmesi, damarın tekrar kapanmasını önler. Bypass ameliyatı sırasında ise damardaki daralmış veya tıkanmış bölgenin etrafından bir baypas oluşturulur.

Koroner kalp hastalığını önlemek

Öncelikle, risk faktörlerinin (aşırı kilo, yüksek tansiyon, diyabet gibi) ortadan kaldırılması gerekir. Buna sigarayı bırakmak, aşırı kiloluysanız kilo vermek, tansiyonu düşürmek için yeterli egzersiz yapmak ve beslenme düzenini değiştirmek dahildir. Dengeli beslenme bu konuda merkezi bir rol oynar.

Ayrıca, trombosit agregasyon inhibitörlerinin (örn. ASS) verilmesi ile tromboz oluşumu ve dolayısıyla kalp krizi riski azaltılır. Kolesterol düşürücü ilaçlar, kolesterol düzeyini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu önlemler, koroner kalp hastalığını önlemeye ve uzun vadede kardiyovasküler hastalıkları önlemeye yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Koroner kalp hastalığının tipik belirtileri nelerdir?

Koroner kalp hastalığının en sık görülen belirtileri arasında göğüs ağrısı (anjina pektoris), nefes darlığı ve özellikle fiziksel efor sırasında göğüste hissedilen baskı veya sıkışma hissi yer alır. Bu kalp hastalığı genellikle ilk etapta sadece efor sırasında kendini gösterir.

Kronik koroner kalp hastalığının nedenleri nelerdir?

Kronik koroner kalp hastalığı genellikle arteriyosklerozdan kaynaklanır; bu durumda kan damarlarında birikintiler (plaklar) oluşur ve koroner arterler daralır.

Koroner kalp hastalığının teşhisi nasıl konur?

Koroner kalp hastalığı şüphesi durumunda teşhis, fizik muayene, EKG ve koroner anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleriyle konur.

Koroner kalp hastalığının tedavisi nasıldır?

Koroner kalp hastalığının tedavisi, hastalığın ciddiyetine bağlı olarak ilaç tedavisinden stent yerleştirme veya baypas ameliyatı gibi müdahalelere kadar uzanır.

Yazıyı paylaş

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Hastalıklar, anatomi, tedavi, tanı ve ilgili tıbbi uzmanlık alanları hakkında ek bilgiler.