Yapay kalça protezi, diz endoprotezi ile birlikte Almanya’daki endoprotez ameliyatlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu gelişmenin ana nedeni, çoğunlukla yaşa bağlı olarak artan artroz yaygınlığıdır. Artróz, eklemlerde meydana gelen dejeneratif bir bozulma olup, zamanla fonksiyon kısıtlılıklarına ve ağrılara yol açar. Son aşamada eklemin tahribatı söz konusu olur ve bu durum genellikle yapay eklem protezi (“endoprotez”) takılmasını gerektirir.
Endoprotez Merkezi (EPZ) Sertifikası
Bu mührü taşıyan hekimler, endocert tarafından Endoprotez Merkezi (EPZ) veya Maksimum Bakım Endoprotez Merkezi (EPZmax) olarak sertifikalandırılmış tıbbi kurumlardır ve dolayısıyla bir denetimde belirlenen gereklilikleri karşıladıklarını kanıtlamışlardır. Her üç yılda bir yeniden sertifikalandırma gereklidir.
EPZ ve EPZmax arasındaki kriterler, gereklilikler ve farkları burada bulabilirsiniz.
Minimal invaziv kalça endoprotezinin avantajları nelerdir?
Modern bir cerrahi ortopedi yöntemi olan minimal invaziv kalça endoprotezi, son birkaç yıldır medyada sıkça tartışılan bir konudur. Bu yöntem, deneyimli bir uzman tarafından uygulandığı takdirde şüphesiz sayısız avantaja sahiptir.
Yapay kalça eklemi bağlamında minimal invaziv cerrahi tekniği, sadece mümkün olduğunca kısa deri kesikleri anlamına gelmez; her şeyden önce önemli fonksiyonel vücut yapılarının, özellikle kasların ve tendonların korunmasını ifade eder.
Kalça eklemi endoprotezinin yerleştirilmesinde özellikle dokuya zarar vermeyen bir cerrahi teknik, AMIS tekniğidir (AMIS = Anterior Minimally Invasive Surgery). Bu teknik, doğal bir kas boşluğundan ameliyatın gerçekleştirilmesi sayesinde kas veya sinir yaralanmalarının önlenmesi ile öne çıkmaktadır. Buna bağlı olarak ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci daha sorunsuz geçer ve hastalar daha hızlı bir şekilde hareket kabiliyetlerini geri kazanırlar. Ayrıca bu minimal invaziv cerrahi yöntemde kan kaybı, standart tekniklere kıyasla önemli ölçüde daha azdır.
Halk basında sıklıkla iddia edildiğinin aksine, çok yüksek bir vücut kitle indeksi, yani aşırı obezite, kalça endoprotezi için başlı başına bir engel teşkil etmez. Kalça endoprotezi uzmanları, ameliyatı rutin bir şekilde ve çok iyi sonuçlarla gerçekleştirebilmek için sadece birkaç özel alete ihtiyaç duyar.
Kalça endoprotezlerinin ortalama ömrü yaklaşık 20 yıl olarak belirtilmektedir. Ancak bir protezin ömrü birçok faktöre bağlıdır. Prensip olarak şunu söyleyebiliriz: Kemik kalitesi ne kadar düşükse ve kalçaya günlük olarak uygulanan yük ne kadar aşırıysa, protezin zamanla gevşeme veya aşınma riski o kadar yüksek olur.
Bu yöntemin dezavantajları nelerdir?
Temel olarak AMIS yöntemi, tüm yaş gruplarında ve her vücut yapısında uygulanabilir. Ancak kas oranı çok yüksek olan kişilerde minimal invaziv prosedür zorlaşabilir. Minimal invaziv ameliyatın başarısı, büyük ölçüde kalça endoprotezi uzmanı olan cerrahın deneyim düzeyine bağlıdır. Cerrahın deneyimi ne kadar azsa, ameliyat sırasında ve sonrasında komplikasyon riski o kadar yüksek olur.
Kalça endoprotezi konusunda uzmanlaşmış merkezleri ayıran özellikler nelerdir?
Kalça endoprotezi uzmanları, cerrahi alanda çalışan ortopedistler ve travma cerrahlarıdır. Minimal invaziv endoprotezlerin yerleştirilmesine ilişkin öğrenme süreci nispeten uzundur.
Kalça endoprotezi uzmanlarının, yaklaşık 20 ila 30 ameliyatın ardından minimal invaziv yöntemi rutin olarak uygulayabildikleri iddiası kesinlikle doğru değildir. Bu alandaki uzman cerrahlar, ilgili eğitim kliniklerinde veya anatomi enstitülerinde ek kurslar da tamamlamışlardır. Ayrıca, ekleme erişim alanının dar olması nedeniyle bu yöntem, kalça endoprotezi uzmanının üç boyutlu düşünme becerisine daha yüksek talepler getirir. Bunun da önceden kapsamlı bir şekilde çalışılması gerekir.
Kalça eklemi protezi için minimal invaziv yöntemler alanında uzmanlaşmış klinikler, genellikle ameliyat öncesi hasta eğitimleri de sunmaktadır. Tedaviden sonra hastalar, deneyimli bir fizyoterapist ekibinin bakımına “taburcu” edilir; bu sayede daha hızlı hareket kabiliyetini geri kazanır ve ağrıları önemli ölçüde azalır.
Tıp yazarı hakkında
Prof. Dr. med. Jörg Holstein
Tıp alanında uzman yazar

