Sistemik lupus eritematozus, kısaca SLE, çeşitli organ sistemlerini etkileyebilen kronik enflamatuar bir otoimmün hastalıktır. Bu hastalıkta bağışıklık sistemi, vücudun kendi yapılarına karşı otoantikorlar üretir ve bu da iltihaplanmalara yol açabilir. Semptomlar cilt, eklem, böbrek, kan veya diğer iç organları etkileyebilir. Sıklıkla eklem ağrısı, yorgunluk ve halsizlik ile kelebek eritem gibi karakteristik cilt değişiklikleri görülür.
Hastalığın seyri alevlenmeler şeklinde olabilir ve kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Tanı için klinik şikayetler, laboratuvar bulguları ve ANA gibi antikorlar birlikte değerlendirilir. Sistemik lupus eritematozusun tedavisi, hastalık aktivitesine, organ tutulumuna ve hastalığın ciddiyetine göre belirlenir.
Sistemik lupus eritematoz nedir?
Sistemik lupus eritematozus (SLE), otoimmün hastalıklar arasında yer alır. Bu hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi organizmasına karşı saldırıya geçtiği durumlardır. Vücudun kendi savunma sistemi, lenfositler ve antikorlardan oluşur. Kendi vücuduna karşı yönelen bu antikorlar (otoantikorlar), öncelikle organ hücrelerinin çekirdekleriyle reaksiyona girer. Bu nedenle bunlara antinükleer antikorlar (ANA) da denir.
Otoantikorlar kan yoluyla vücudun her yerine ulaşır. Böylece pratik olarak tüm organlarda iltihaplanma ve hasara yol açabilirler. Bazı durumlarda SLE sadece cildi etkiler. Ancak daha sıklıkla iç organları da etkiler (sistemik veya viseral LE).
Sistemik lupus eritematozusun nedenleri nelerdir?
SLE her yaşta ortaya çıkabilir. Ancak özellikle 16 ile 40 yaş arasındaki genç kadınlar bu hastalıktan daha fazla etkilenir. Bu yaş aralığında kadın vücudu, cinsiyet hormonlarını özellikle yoğun bir şekilde üretir. Görünüşe göre bu hormonlar, SLE'nin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Sonuç olarak, SLE'nin nedeninin ne olduğu tam olarak bilinmemektedir. Muhtemelen çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi söz konusudur.
Genetik yatkınlık ve kadınlık hormonları, hastalığın öncülleri olarak kabul edilir. Tetikleyiciler olarak ise
- fiziksel ve psikolojik stres,
- bulaşıcı hastalıklar,
- güneş ışığı,
- gebelik ve
- ilaçlar.
SLE’nin belirtileri nelerdir?
Vücutta meydana gelen iltihaplanma, aşağıdakiler gibi genel hastalık belirtilerine yol açar:
- ateş,
- halsizlik ve
- halsizlik gibi genel hastalık belirtilerine yol açar.
Buna ek olarak, belirli organların etkilenmesinden kaynaklanan belirtiler de vardır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.
Cilt:
- Ciltte kızarıklık ve yanma hissi, genellikle yüzde yanaklar ve burun üzerinde (kelebek eritem),
- genellikle güneş ışığına karşı cilt hassasiyeti,
- sık sık saç dökülmesi
Eklemler:
- Eklem ağrıları ve
- eklem iltihabı (artrit)
Kaslar:
- Kas ağrıları,
- nadiren kas iltihabı
Böbrekler:
Hafif böbrek ağrısı; genellikle hasta böbrek iltihabını hissetmez! İdrar tahliliyle kırmızı kan hücreleri (eritrositler) ve protein varlığının saptanması önemlidir
Akciğer:
Plevral iltihap (nefes alırken ağrı)
Kalp:
- Kalp ritim bozuklukları,
- perikardit,
- Kalp kası iltihabı vb.
Merkezi sinir sistemi (MSS):
- Migren,
- kelime bulma güçlüğü,
- Depresyon,
- Psikozlara kadar uzanan saldırganlık,
- Nöbetler
Kan damarları:
- Sıklıkla parmaklarda ani solma (Raynaud),
- daha nadiren de damar iltihabı (vaskülit), çoğunlukla parmaklarda cilt kanamalarıyla birlikte
Kan:
- beyaz kan hücrelerinde (lökositler),
- kırmızı kan hücrelerinde (eritrositler) ve
- trombosit sayısında azalma.
Hasta bu değişiklikleri genellikle fark etmez. Ancak kan sayımı incelemesinde kan pıhtılaşmasında bozukluklar ve artan tromboz vakalarıyla ortaya çıkarlar. Bazı durumlarda tükürük ve gözyaşı bezlerinde iltihaplanma da görülür (Sjögren sendromu). Genellikle bir hasta, bu olası hastalık belirtilerinin sadece bir kısmını gösterir (örn. cilt ve eklemler).

Sistemik lupus eritematozun seyri nasıldır?
SLE genellikle alevlenmeler şeklinde seyreder; bir alevlenme birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilir. Alevlenmeler arasında bazı hastalar tamamen semptomsuzdur. Diğerlerinde ise performans düşüklüğü ve eklem ağrıları gibi hafif hastalık belirtileri görülür. Sadece çok az sayıda hastada SLE sürekli aktiftir.
Bazı hastalarda semptomlar daha şiddetlidir. Deri iltihapları ve eklem ağrıları çok rahatsız edici olmakla birlikte, hayati tehlike oluşturmaz.
Bazılarında ise neredeyse hiç belirti görülmese de ciddi risk altında olabilirler. Bu durum, örneğin böbrek iltihabı olan hastalar için geçerlidir. Böbrekler hayati öneme sahip organlardır; bu nedenle nadir durumlarda SLE, hayatı tehdit edici bir seyir izleyebilir.
Çoğu durumda SLE, hastanın kişisel olarak deneyimlediği şekilde seyrini sürdürür. Hasta, yeni bir alevlenme durumunda aynı organların da etkileneceğini bekleyebilir. Hastalığın şiddeti yıllar içinde azalır; alevlenmeler daha seyrek ve daha hafif hale gelir.
Sistemik lupus eritematozusun tedavisi
İki tedavi şekli arasında ayrım yapılır:
- halihazırda devam eden bir alevlenme döneminde uygulanan akut ilaç tedavisi ve
- yeni bir alevlenmeyi önlemeyi amaçlayan profilaksi (önleme).
Sistemik lupus eritematozusun ilaç tedavisi
İlaç tedavisinin amacı,
- hastanın semptomlarını hafifletmek, örneğin eklem ağrılarına karşı bir ilaçla, ve
- hastalığa düzenleyici bir etki uygulayarak, dengesini kaybetmiş bağışıklık sisteminin yeniden dengeye kavuşmasını sağlamaktır.
Çok hafif vakalarda bir antiromatizmal ilaçla tedavi yeterlidir. Ancak çoğu zaman kortizon kullanılması gerekir. Alevlenme döneminde doz daha yüksektir, sonrasında ise azaltılabilir. Mümkünse, kortizon bir süre sonra tamamen kesilir. Hasta bundan fayda görürse, genellikle düşük bir sürekli doz da verilir.
Kullanılan diğer ilaçlar şunlardır:
- Özellikle cilt ve eklem iltihaplarında kullanılan sıtma ilaçları (örn. Resochin®) ve
- yanlış programlanmış bağışıklık sistemini baskılama amacı taşıyan immünosüpresifler.
En bilinenleri Imurek® ve Endoxan®'dır. Bunların kullanılıp kullanılmayacağı, SLE'nin iltihaplanma aktivitesine ve organ tutulumunun ciddiyetine bağlıdır. Kronik poliartritte etkili olan Gold ve Azulfidine®, SLE'de kullanılmamalıdır.
SLE'nin nüksetmesini önlemeye yönelik önlemler
Uygun davranışlar sergilenerek hastalığın seyri olumlu yönde etkilenebilir.
1. Fiziksel ve psikolojik stres
SLE hastalarının bağışıklık sistemi çok dengesizdir ve aşırı strese dayanamaz. Bu durum yeni alevlenmelere neden olabilir. Bu nedenle, ılımlı bir yaşam tarzı en önemli kuraldır.
Bu, hem fiziksel hem de psikolojik stres için geçerlidir. Hafif spor faaliyetlerine izin verilir. Yorgunluğa yol açan sporlar ise sakıncalıdır. Gereksiz çatışmalardan kaçının ve mesleki hırsın sizi tüketmesine izin vermeyin. Her şeyde doğru dengeyi bulun.
2. Beslenme
“Doğru ölçü” beslenme için de geçerlidir. Mümkün olduğunca az yiyin. Aşırı kilo çok sakıncalıdır. Tek taraflı beslenme biçimlerinden kaçının, bunun yerine mümkün olduğunca çeşitli beslenin.
Çok fazla meyve ve salata da zararlı olabilir – ölçülü tüketin! Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kadar protein alın. Ancak, bu hastalığı iyileştiren özel bir diyet yoktur.
3. Bulaşıcı Hastalıklar
Virüs veya bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar, SLE alevlenmelerinin en sık nedenidir. Mümkün olduğunca enfeksiyon riskini artıran tüm durumlardan kaçının. Hastalandığınızda hemen doktora gidin, böylece yeni başlayan bir enfeksiyonun önlenmesi sağlanabilir.
Bazı antibiyotikler SLE alevlenmesine neden olabilir; örneğin sülfonamidler kesinlikle verilmemelidir. Bu nedenle bunları almamalısınız. Kortizon kullanıyorsanız, enfeksiyon sırasında dozu azaltmamalısınız. Çoğu zaman dozu artırmak bile uygun olabilir.
4. Güneş ışığı
Güneş ışığı, daha doğrusu ultraviyole ışınlar, bir SLE alevlenmesini tetikleyebilir. Güneşe karşı hassas cilde sahip kişiler buna özellikle yatkındır. Bu nedenle güneş ışığından kaçının ve cildinizi özel güneş koruyucu kremlerle koruyun. Doktorunuz bu konuda size tavsiyede bulunabilir.
Aynı şekilde solaryumlara da gitmemelisiniz.
5. Hamilelik
Hamilelik sırasında SLE kötüleşebilir. SLE'li kadınlar, sağlıklı kadınlara göre daha sık düşük ve erken doğum yaşarlar. Bununla birlikte, doğum kusuru riski daha yüksek değildir.
Hastalık en az 6 aydır inaktif durumdayken hamileliği planlayın. Ayrıca sadece düşük dozda kortizon almalısınız. Örneğin böbrekler gibi organların ciddi şekilde etkilendiği bir dönemi atlatmış hastalarda, SLE'nin 1 ila 2 yıl boyunca sakinleşmiş olması daha uygun olacaktır.
6. Gebelik önleme
Bazı kadın cinsiyet hormonları (östrojenler) SLE’yi tetikleyebilir. Bu nedenle doğum kontrol hapı kullanırken östrojen içermeyen, sadece progesten içeren preparatları (sözde “mini hap”) tercih edin.
Başka doğum kontrol yöntemlerini de kullanabilirsiniz. Ancak rahim içi araç (IUD) kullanırken, iltihaplanma riskinin artabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.
7. Ameliyatlar
Ameliyat olmanız gerekiyorsa, cerraha hastalığınızı ve tedavinizi bildirmeniz gerekir. Cerrah, ilaç tedavisi konusunda görüşmek üzere bir iç hastalıkları uzmanıyla iletişime geçecektir.
SSS
Sistemik lupus eritematozda hangi belirtiler görülür?
Sistemik lupus eritematozda belirtiler çok çeşitli olabilir. Sık görülen belirtiler arasında yorgunluk ve bitkinlik, eklem ağrısı, cilt değişiklikleri ve ışığa karşı artan hassasiyet yer alır. Tipik olarak, burun ve yanaklarda kızarıklıkla birlikte kelebek şeklinde eritem görülebilir. SLE ayrıca böbrekleri, kan hücrelerini, akciğerleri, kalbi veya diğer organları da etkileyebilir. Hangi belirtilerin ortaya çıkacağı, büyük ölçüde bireysel organ tutulumuna ve hastalık aktivitesine bağlıdır.
Lupus tanısı nasıl konur?
Lupus tanısı tek bir teste dayalı değildir. Şikayetler, klinik olarak saptanabilir değişiklikler ve çeşitli laboratuvar bulguları tıbbi açıdan bir arada değerlendirilir. Bunlar arasında ANA ve daha spesifik otoantikorların yanı sıra kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde veya trombositlerdeki değişiklikler de yer alır. İç organların tutulduğu şüphesi varsa, ek tetkikler gereklidir. Tanı, aynı zamanda organ tutulumunu ve hastalığın aktivitesini değerlendirmek için de kullanılır.
Sistemik lupus eritematozus nasıl tedavi edilir?
Sistemik lupus eritematozusun tedavisi, hastalığın bireysel seyrine ve organ tutulumunun ciddiyetine göre belirlenir. Hidroksiklorokin, birçok hastada SLE’nin uzun vadeli tedavisinde önemli bir rol oynar. Hastalığın seyrine bağlı olarak kortikosteroidler, metotreksat, azatioprin, siklofosfamid, belimumab veya diğer immünosüpresifler gibi ilave ilaçlar kullanılabilir. Ciddi böbrek tutulumu olan ileri vakalarda diyaliz gerekebilir. Lupusun somut tedavisi romatoloji uzmanı tarafından yönetilmelidir.
SLE’nin prognozu nasıldır?
Erken tanı ve modern tedavi sayesinde SLE’nin prognozu önemli ölçüde iyileşmiştir. Günümüzde birçok hasta neredeyse normal bir yaşam beklentisine ulaşabilmektedir. Organ tutulumunun derecesi, hastalık aktivitesi, olası enfeksiyonlar ve tedaviye yanıt, prognozu belirleyen faktörler arasındadır. Özellikle böbrek, sinir sistemi veya diğer önemli organların tutulumu, sıkı bir takip gerektirir.
Sistemik ve kutanöz lupus arasındaki fark nedir?
Sistemik lupus eritematozus, kollajenozlar grubuna aittir ve çok sayıda organ sistemini etkileyebilir. Buna karşılık kutanöz lupus ise ağırlıklı olarak cildi etkiler ve diskoid lupus da dahil olmak üzere çeşitli formları içerir. Bununla birlikte, SLE’de de cilt değişiklikleri görülebilir. Bu nedenle, özellikle eklemler, kan, böbrekler veya diğer organlar da etkilenmişse, kesin bir tanısal sınıflandırma önemlidir.
Yazıyı paylaş
