Embolizasyon, bir damarın hedefli olarak kapatıldığı bir girişimsel radyoloji prosedürüdür. Bu işlem, kanama, tümör hastalıkları, anevrizma veya kronik enflamatuar şikayetlerde uygulanır. İnce bir kateter yardımıyla özel embolizasyon maddeleri bir artere verilir. Embolizasyonun amacı, patolojik değişikliklere uğramış dokulara kan akışını hedefli bir şekilde azaltmaktır.
Kronik eklem ağrıları ve artroz tedavisinde transarteriyel periartiküler embolizasyon modern bir uygulama yöntemidir. Özellikle diz ekleminde bu tedavi ağrının hafifletilmesine katkıda bulunabilir. İşlem genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve cerrahi yöntemlere alternatif, minimal invaziv bir yöntem olarak kabul edilir. Hastalar genellikle tedaviden sonra hızlı bir şekilde iyileşir.
Embolizasyon nedir?
Embolizasyonda, kan damarlarına özel etken maddeler (tıbbi terimle embolizatlar) enjekte edilir ve bu sayede damarlar içeriden tıkanır. Embolizasyon sayesinde, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kanamalar durdurulabilir ve tümörler küçültülebilir.
Somut olarak,
- sertleşen sıvılar (örneğin Ethibloc, Histoacryl, etilen-vinil alkol kopolimeri),
- küçük metal spiraller (coil'ler) veya
- plastik parçacıklar (Gelfoam, polivinil alkol, jelatin)
embolizasyon maddesi olarak kullanılır. Alkol içeren sıvıların kullanılması durumunda buna kemoembolizasyon da denir.
Enjekte edilen embolizasyon maddesi kan akışıyla taşınır ve daha sonra o bölgede kalır. Bu sayede bu damarlar (çoğunlukla arterler) tıkanır veya yapışır ve kanama durdurulur. Embolizasyon, hastalıklı dokuların (örn. tümörler) kan akışını durdurmak için de kullanılabilir. Böylece doku ölür.
Ayrıca embolizasyon, kan akımı bol olan bir tümörün cerrahi olarak çıkarılması sırasında kan kaybını azaltabilir. Bunun için besleyici kan damarlarının önceden tıkanması gerekir.
Hangi hastalıklarda embolizasyon uygulanabilir?
Embolizasyon aşağıdaki hastalıklarda uygulanabilir:
- Kanamalar
- Kaza sonucu oluşan damar duvarı yırtıkları (damar rüptürleri)
- doğuştan veya sonradan oluşan bozukluklar (anjiyomlar)
- Damar duvarındaki genişlemeler (anevrizmalar)
- İki kan damarı arasındaki doğal olmayan bağlantılar (fistüller) veya
- kanser tümörlerinde
Embolizasyon yoluyla kanser tedavisi
Embolizasyon yoluyla fistüller ve iyi huylu rahim tümörleri (uterus miyomları) tedavi edilebilir. Bu durumda embolizasyon, bağımsız bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilir.
Çoğu kanser hastalığı ve damar anomalisinde embolizasyon, kapsamlı bir tedavi planının bir parçasıdır. Bu durumlarda embolizasyon genellikle
- ameliyat veya radyoterapi için uygun koşulları sağlamak ya da
- patolojik olarak değişime uğramış damarların sayısını en aza indirmek amacıyla uygulanır.
Normal dokular gibi kanser tümörleri de besin maddelerine ve oksijene ihtiyaç duyar. Bunlar, kan damarları aracılığıyla sağlanır. Kanser hücreleri özellikle hızlı bölündükleri için çok iyi bir kan akışına ihtiyaç duyarlar. Embolizasyon yoluyla besleyici damarların tıkanmasıyla, tümörün kan ve dolayısıyla besin maddesi alımı kesilir.
Kanser hücreleri bu şekilde “aç bırakılır”. Büyüme durur ve bazı durumlarda kanser tümöründe belirgin bir küçülme meydana gelir. Tümörün yayılması nedeniyle ortaya çıkan şikayetler azalır.
Her tümör embolizasyona uygun değildir. Embolizasyon özellikle aşağıdaki kanser türlerinde uygulanabilir:
- iyi huylu rahim kanseri
- Karaciğer kanseri ve karaciğere yayılmış diğer kanser türleri
- Omurga kanserleri
- böbrek hücreli kanser
- kanser benzeri damar oluşumları (hemanjiyomlar)
Bunun yanı sıra, embolizasyon belirli iyi huylu prostat büyümesi (benign prostat hiperplazisi) türlerinde umut verici sonuçlar vermektedir. Ancak bu tedavi henüz deneysel aşamadadır ve sadece klinik çalışmalar kapsamında önerilmektedir.
Damar şişkinlikleri ve kanamalarda embolizasyon nasıl işler?
Anevrizmalar, damar duvarlarında meydana gelen genişlemeler veya şişliklerdir. Patlayarak (örneğin beyinde) hayati tehlike arz eden kanamalara neden olabilirler. Beyin arterlerindeki anevrizmalar (serebral anevrizmalar olarak adlandırılır) ayrıca yüksek bir ameliyat riski taşır.
Tıp uzmanları, embolizasyon kapsamında anevrizmaları giderek daha fazla metal spirallerle tedavi etmektedir. Özellikle cerrahi olarak tedavisi zor olan beyin anevrizmalarında embolizasyonun etkinliği kanıtlanmıştır.
Damar tıkama yöntemleri,
- ciddi kazalar,
- cerrahi müdahalelerden sonra veya
- belirgin bir nedeni olmayan şiddetli burun kanaması (epistaksis) durumunda
geçici veya gerekirse kalıcı olarak kanamayı durdurmak amacıyla gerekli olabilir.
Embolizasyon nasıl yapılır?
Embolizasyon,
- bir kateter (ince tüp) kullanılarak veya
- deri üzerinden (perkütan) doğrudan ponksiyon (iğneyle hedefe yönelik delme) yoluyla
yapılır. Kateter embolizasyonunda, lokal anestezi altında kasık arterine bir kanül ile delik açılır. Ardından, röntgen kontrolü altında önce bir kılavuz tel, sonra da bir kateter sokulur ve kapatılması gereken kan damarına ilerletilir.
Son olarak, kan akışını geçici veya kalıcı olarak engellemesi amaçlanan embolizasyon maddesi kateter aracılığıyla verilir. İşlem sonunda kontrol röntgeni çekilir ve ardından kateter çıkarılır.
Doğrudan ponksiyon yönteminde ise tıkanacak damar, bir oyuk iğne ile doğrudan delinir. Doktor, tıkanmaya neden olacak maddeleri veya parçacıkları daha sonra doğrudan bu oyuk iğne aracılığıyla enjekte eder.
Kemoembolizasyon tam olarak nedir?
Transarteriyel kemoembolizasyon (TACE) olarak adlandırılan yöntem, embolizasyonun özel bir türüdür. Bu yöntem, karaciğer kanseri ve karaciğer metastazlarında uygulanır. Bu işlemde, kanser tümörüne lokal kemoterapi uygulandıktan sonra tümöre giden kan akışı engellenir.
Geleneksel kemoterapide kanser ilacı (sitostatik olarak adlandırılır) ağızdan veya kol damarından verilir. Ardından ilaç tüm vücuda yayılır.
Kemoembolizasyonda ise ilaç doğrudan tümör bölgesine enjekte edilir. Tümörün geri kalan kan dolaşımından ayrılması nedeniyle, ilaç kanser hücreleri üzerinde daha uzun süre etki edebilir. İlaç, kan dolaşım sistemi tarafından uzaklaştırılmaz. Böylece kanser hücrelerinde birikir ve bunları etkili bir şekilde yok eder.

Embolizasyonun riskleri ve yan etkileri nelerdir?
Tüm invaziv tedavi yöntemlerinde olduğu gibi, embolizasyonda da komplikasyonlar veya yan etkiler ortaya çıkabilir. Bunlar öncelikle enjekte edilen maddelerin yayılması ve diğer organlar üzerindeki etkilerinden kaynaklanır. Kateter kullanımı, diğer şeylerin yanı sıra kanamalara veya morarmalara yol açabilir.
Sıklıkla “postembolizasyon sendromu” olarak adlandırılan bir durum gözlemlenir. Bu durum, aşağıdakiler gibi grip benzeri şikayetlerle kendini gösterir:
- mide bulantısı,
- ateş,
- eklem ağrıları ve
- karın ağrısı
ile kendini gösterir ve ilaçlarla kolayca tedavi edilebilir. İşlem sırasında da lokal ağrılar ortaya çıkabilir; bu ağrılar uygun ağrı kesicilerle hafifletilebilir.
Bunun yanı sıra, çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara rahim kanserinin embolizasyonu bazen tavsiye edilmez. Henüz yeni sayılan bu tedavi yönteminin uzun vadeli etkileri şu ana kadar net bir şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu nedenle, rahmin sağlıklı bölgelerinin zarar görmesi ihtimali tamamen göz ardı edilemez.
Embolizasyon sonrası süreç nasıl ilerler?
Tedavi sonrasında 24 saat yatak istirahati gereklidir. Başka bir cerrahi müdahale planlanıyorsa, bu işlem embolizasyondan kısa süre sonra gerçekleştirilir.
Planlanan tedavi hedefine ulaşmak için kemoembolizasyonun genellikle düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekir.
Kanser hastalıklarında, embolizasyon sonrası
- manyetik rezonans görüntüleme (MRG),
- bilgisayarlı tomografi (BT) veya
- ultrason
gibi görüntüleme yöntemleriyle düzenli takip kontrolleri yapılmalıdır.
Bazı kanser türlerinde (örneğin iyi huylu rahim kanseri), işlemden sadece 1 ila 2 hafta sonra sonuç görülmeye başlar. Doktorlar bu sayede tedavi edilen kanser tümörünün yok edilip edilmediğini kontrol edebilirler.
Kanser hücrelerinin yok olması, artık tespit edilemeyen kan akışından (devaskülarizasyon olarak adlandırılır) anlaşılabilir.
SSS
Embolizasyon nedir?
Embolizasyon, bir veya birden fazla kan damarının hedefli olarak kapatıldığı bir girişimsel radyoloji prosedürüdür. Bir kateter aracılığıyla özel partiküller, spiraller veya diğer embolizasyon maddeleri etkilenen artere ulaştırılır. Bu sayede kan akışı azaltılır ve patolojik olarak değişime uğramış doku tedavi edilir. Bu tedavi, kanama, tümör, anevrizma veya varis gibi durumlarda uygulanır.
Embolizasyon nasıl yapılır?
Embolizasyon işlemi genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. İnce bir kateter sıklıkla kasık bölgesinden veya kasık arterinden sokulur ve kontrast madde yardımıyla anjiyografik kontrol altında istenen bölgeye ilerletilir. Daha sonra mikrokateter aracılığıyla partiküller, metal spiraller veya diğer malzemeler yerleştirilebilir. Embolizasyon, hedefe yönelik olarak gerçekleştirilir ve çevre dokulara zarar vermez.
Transarteriyel periartiküler embolizasyon nedir?
Transarteriyel periartiküler embolizasyon, kronik eklem ağrılarının tedavisinde kullanılan modern bir yöntemdir. Bu yöntemde, eklem çevresindeki küçük, patolojik değişikliklere uğramış kan damarları hedefli bir şekilde tıkanır. Özellikle gonartroz ve diz eklemi artrozu vakalarında, iltihaplı bölgelerin kan akışının hedefli olarak azaltılması ağrının hafiflemesine katkıda bulunabilir. Bu yöntem, girişimsel radyoloji alanında uzmanlaşmış merkezlerde uygulanmaktadır.
Hangi hastalıklarda embolizasyon uygulanır?
Embolizasyon, tümör hastalıkları, kanamalar, anevrizma, varisler ve kronik ağrılarda kullanılır. Örneğin onkolojide, tümörlerin tedavisi için kemoembolizasyon gibi yöntemler kullanılır. Ayrıca damarların tıkanması, kanamaları durdurmaya veya bir tümörün kan akışını hedefli bir şekilde azaltmaya yardımcı olabilir. Kronik eklem ağrıları da bu tedavi ile hafifletilebilir.
Embolizasyonun avantajları nelerdir?
Embolizasyon, birçok cerrahi veya ameliyatla gerçekleştirilen prosedüre minimal invaziv bir alternatiftir. İşlem genellikle sadece küçük girişler gerektirir ve çoğu zaman hızlı bir iyileşme sağlar. Açık cerrahiye kıyasla hastalar için yük daha az olabilir. Ayrıca tedavi, şikayetleri hafifletmek ve eklem fonksiyonunu iyileştirmek için çok hedefli bir şekilde uygulanabilir.
Tıp yazarı hakkında
Prof. Dr. med. Susanne Regus
Tıp alanında uzman yazar
