Periodontitis, dişlerin, diş etlerinin ve tüm diş destek sisteminin kronik, çoğunlukla bakteriyel nedenlere bağlı iltihaplanmasını ifade eder. Almanya’da milyonlarca kişi bu hastalıktan muzdariptir. Tedavi edilmezse kemik erimesi ilerler ve uzun vadede diş kaybı riski bile ortaya çıkar.
Eskiden bu hastalığa sıklıkla periodontoz denirdi, çünkü iltihaplı bir neden olduğu düşünülmüyordu. Günümüzde ise bunun iltihap kaynaklı bir hastalık olduğu bilimsel olarak kesin olarak kanıtlanmıştır. Periodontitis ve periodontoz terimleri günlük hayatta hâlâ eşanlamlı olarak kullanılmaktadır, ancak tıbbi açıdan doğru olan sadece periodontitis terimidir.
Periodontitin oluşumu genellikle diş üzerindeki bakteriyel plaklarla başlar. Diş plağı, düzenli ve kapsamlı ağız hijyeni ile temizlenmezse mineralize olarak diş taşına dönüşür.
Bunun sonucunda genellikle ilk olarak diş eti iltihabı, yani gingivit gelişir. Gingivit ile periodontitin arasındaki geçiş belirsizdir. Gingivit diş etinin yüzeysel kısmıyla sınırlı kalırken, periodontitteki iltihap daha derin yapılara yayılır.
Diş eti dişten ayrılır ayrılmaz diş eti cepleri oluşur. Bakteriler bu ceplerde korunarak çoğalabilir. Periodontit genellikle fark edilmeden başlar.
Tedavi uygulanmazsa periodontitin seyri ilerler: Çene kemiğinde kemik erimesi meydana gelir, bazı dişler gevşer ve nihayetinde periodontit, tüm diş tutunma sisteminin tahribatına yol açabilir.

Periodontitin Türleri ve Evreleri
Alman Periodontoloji Derneği (DG PARO), periodontitin farklı türlerini ayırt eder. Kronik seyrin yanı sıra, daha hızlı ilerleyen ve genellikle gençleri etkileyen agresif periodontit de mevcuttur.
Periodontitin evreleri, erken dönemdeki iltihaplı değişikliklerden, belirgin kemik kaybının görüldüğü şiddetli periodontite kadar uzanır.
İleri evre periodontitte, kemiğin büyük bir kısmı zaten etkilenmiştir. Periodontitin bireysel seyri, genel sağlık faktörlerine ve tedavinin ne zaman başlatıldığına büyük ölçüde bağlıdır.
Periodontitin Nedenleri
Periodontitin oluşumu çok faktörlüdür; periodontitin en önemli risk faktörleri arasında şunlar sayılabilir:
- yetersiz ağız hijyeni
- belirgin diş plağı ve diş taşı
- genetik yatkınlık
- zayıflamış bağışıklık sistemi
- diyabet gibi sistemik hastalıklar
- Temel risk faktörü olarak sigara içme
Bu faktörler periodontiti tetikleyebilir ve periodontit riskini önemli ölçüde artırır. Periodontiti olan kişilerde genellikle bu etkenlerden birkaçı bir arada görülür.
Periodontitin belirtileri ve bulguları
Periodontitin tipik belirtileri şunlardır:
- kızarık, şişmiş diş eti
- tekrarlayan diş eti kanaması
- ağız kokusu
- diş etlerinde çekilme
- Bazı dişlerde gevşeme
Erken dönem belirtileri genellikle ağrısızdır. İşte bu nedenle hastalık sıklıkla geç teşhis edilir. Parodontit, genellikle kemik erimesi ortaya çıktıktan sonra teşhis edilir.
Periodontit çoğunlukla yavaş ilerleyen bir hastalıktır, ancak bazı durumlarda hızlı bir seyir de gösterebilir.
Hastalığın teşhisi – diş hekiminde yapılan sistemli muayene
Teşhis, her diş hekimliği tedavisinin temelidir. Diş hekimi öncelikle diş ve diş etinin klinik bulgularını değerlendirir.
Periodontitte röntgen incelemeleri
Periodontitte röntgen muayeneleri, çene kemiğindeki kemik erimesinin değerlendirilmesini sağlar. Ancak değişiklikler, hastalık zaten ilerlemiş olduğunda görünür hale gelir. Bu nedenle günümüzde röntgen, özellikle hastalığın seyrini değerlendirmek için kullanılır.

Periodontal Tarama Endeksi (PSI)
Bu endeks, Alman Periodontoloji Derneği tarafından oluşturulmuştur. Diş hekimi, özel bir WHO sondası kullanarak diş eti ceplerinin derinliğini ölçer.
Tanımlanmış kodlar yardımıyla hastalığın ciddiyet derecesi belirlenebilir. PSI, erken teşhisi mümkün kılar ve yasal önleyici bakımın bir parçasıdır.
Periodontitte aMMP-8 Hızlı Testi
Aktif iltihaplanma süreçlerinin tespit edilmesini sağlayan aMMP-8 hızlı testi, modern bir yöntemdir. Bu enzim, doku yıkımı sırasında salınır ve hastalık aktivitesinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesini sağlar.
Periodontitin Diş Hekimliği Tedavisi - Sistematik Yaklaşım
Periodontitin tedavisi, periodontitin sistematik tedavisine ilişkin güncel kılavuza göre aşamalı olarak gerçekleştirilir. Amaç, patojenik bakterilerin sayısını azaltmak ve diş tutunma sistemini stabilize etmektir.
Başlangıç aşaması
İlk olarak kapsamlı bir diş temizliği yapılır. Bu işlem sırasında sert ve yumuşak diş plağı temizlenir. Yüzeysel plağı ortadan kaldırmak için profesyonel diş temizliği şarttır.
Daha derin bölgelerde kök yüzeylerinin mekanik temizliği yapılır. Bu önlemler, aktif periodontitis tedavisinin bir parçasıdır.

İleri Tedavi
Daha ciddi bulgular söz konusu olduğunda, daha kapsamlı bir tedavi gerekebilir. Sistematik tedavi olarak adlandırılan bu yöntem, subgingival aletle temizlemeyi içerir ve gerekirse antibiyotik tedavisiyle desteklenir.
Bu yapılandırılmış tedavi, güncel kılavuzlara uygundur ve tamamen diş hekimi tarafından gerçekleştirilir.
Periodontit tedavi edildiğinde kemik kaybı sıklıkla durdurulabilir. Ancak başarılı bir tedavi, tutarlı bir takip sürecini gerektirir.
Takip Tedavisinin Önemi
Aktif tedavinin tamamlanmasının ardından, periodontitin seyrinin düzenli olarak kontrol edilmesi hayati önem taşır. Destekleyici önlemler alınmazsa, mevcut periodontit yeniden aktif hale gelebilir.
Tedavi edilmeyen periodontitis, uzun vadede ilerleyen doku tahribatına yol açar. Bu nedenle, diş hekimi tarafından sürekli takip edilmesi kaçınılmazdır.
Risk Gruplarında Periodontitis
Periodontitis ile sistemik hastalıklar arasındaki ilişki bilimsel olarak incelenmiştir. Periodontitis ile kardiyovasküler hastalıklar arasındaki bağlantı özellikle önemlidir. Dokulardaki kronik iltihaplanma süreçleri, damar iç duvarlarında değişikliklere yol açabilir ve bu da örneğin felç veya kalp krizi gibi durumlara neden olabilir. Romatizma ile periodontitis arasında yakın bir ilişki vardır, çünkü her iki hastalık da kronik iltihaplanma süreçleriyle karakterize edilir ve doku tahribatına benzer immünolojik mekanizmalar katkıda bulunur.
Ayrıca, periodontitis diyabet gibi metabolik hastalık riskini etkiler; tersine, iyi kontrol edilemeyen diyabet de iyileşmeyi zorlaştırır.
Bu da periodontitin genel sağlık üzerinde de etkileri olabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Hamilelikte periodontitis
1990’lı yıllardan beri, hamilelik sırasında şiddetli diş eti iltihaplanmalarının doğmamış bebeği tehlikeye atabileceği bilinmektedir. Hormonal değişiklikler, diş etlerine kan akışını artırdığı ve bakteriyel kolonileşmeye karşı daha duyarlı hale getirdiği için periodontiti tetikler. Patojenler kan yoluyla rahme ulaşırsa, düşük ve erken doğum riski önemli ölçüde artar; tedavi edilmeyen periodontitis bu riski önemli ölçüde artırır.
Bu nedenle hamile kadınlar, düzenli ağız hijyeninin yanı sıra, periodontiti erken aşamada önlemek ve tedavi ettirmek için hem jinekologlarına hem de diş hekimlerine düzenli olarak başvurmalıdır.
Önleme - Periodontitin önlenmesi
Periodontiti önlemek için titiz bir ağız hijyeni hayati önem taşır. Günde iki kez diş fırçalama, diş aralıklarının temizlenmesi ve düzenli kontroller, bakteriyel yükü kalıcı olarak azaltır.
Düzenli profesyonel diş temizliği de önlemeyi destekler. Bu önlemlere uyan kişiler, periodontiti aktif olarak önleyebilir ve periodontit hastalığına yakalanma riskini azaltabilir.
Sık Sorulan Sorular
Diş eti iltihabı ile periodontitis arasındaki fark nedir?
Diş eti iltihabı, diş etlerinde görülen yüzeysel bir iltihaptır. Periodontitis ise diş tutucu dokuyu da etkiler ve kemik erimesine yol açabilir.
Periodontit tedavi edilebilir mi?
Tahrip olmuş kemiğin tamamen yenilenmesi genellikle mümkün değildir. Ancak periodontitin başlangıcı erken teşhis edilip tedavi edilirse, hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve durum stabilize edilebilir.
Tedavi nasıl yapılır?
Öncelikle dişler profesyonel olarak temizlenir ve diş plağı giderilir. Ardından, güncel kılavuzlara uygun olarak yapılandırılmış bir periodontit tedavisi uygulanır.
Tedavi edilmezse ne olur?
Tedavi edilmeyen periodontitis, ilerleyen kemik erimesine, dişlerin gevşemesine ve nihayetinde diş kaybına neden olur.
Yazıyı paylaş
