Kalın bağırsak cerrahisi (cerrahi koloproktoloji), viseral cerrahi (karın cerrahisi) alanının bir parçasıdır. Bu alan, genel ve özel proktoloji hastalıklarının tedavisini kapsamaktadır. Aynı zamanda, ülseratif kolit gibi kronik inflamatuar bağırsak hastalıklarının disiplinlerarası tedavisinin de bir parçasıdır. Genellikle, kesin bir tanı koymak için ameliyattan önce kolonoskopi yapılması gerekir. Bu, cerrahın hangi müdahalenin gerekli olduğuna karar vermesini sağlar.
Burada daha ayrıntılı bilgilerin yanı sıra seçkin kalın bağırsak cerrahisi uzmanları ve merkezleri hakkında bilgi bulabilirsiniz.
Kalın bağırsak cerrahisi hangi işlemleri içerir?
Kalın bağırsak cerrahisi, aşağıdakilerin tedavisini kapsar:
- Apandisit
- Bağırsak duvarında oluşan çıkıntılar (divertiküller)
- Kalın bağırsak (kolon) ve anal bölge (rektum, anüs) tümörlerinin rezeksiyonu
- Kronik iltihaplı bağırsak hastalıklarına yönelik ameliyatlar
- Doğuştan gelen hastalıkların (örn. anal atrezi) ameliyatları
Cerrahi müdahaleler ya geleneksel (konvansiyonel) ya da minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilir.
Geleneksel yöntemlerde karın boşluğu açılır (çoğunlukla orta hattta uzun bir kesi ile, bazen de enine bir kesi şeklinde) ve böylece tamamen ortaya çıkarılan bağırsak ameliyat edilir. Minimal invaziv tekniklerde ise aletlerin sokulması için sadece küçük kesiler yeterlidir.
Kalın bağırsak cerrahisi yapılmasının nedenleri nelerdir?
Kalın bağırsak ameliyatı, aşağıdakiler nedeniyle gerekli hale gelir:
- iltihaplı hastalıklar,
- enfeksiyonlar,
- tümörler,
- yabancı cisimler veya
- konjenital anomaliler
bağırsak duvarında normal işlevin bozulmasına ve ilaç tedavisiyle iyileşmenin artık mümkün olmamasına neden olacak kadar ciddi değişiklikler veya hasarlar meydana gelmişse. Bağırsak duvarında perforasyon (delinme) tehlikesi varsa veya perforasyon zaten meydana gelmişse, acil (birkaç saat/gün içinde) veya acil durum (hemen/birkaç saat içinde) ameliyatı gereklidir.
Cerrahi tedavide, hastalıklı bağırsak bölümleri çıkarılır ve işlevselliğin yeniden sağlanması amaçlanır. Bunun için genellikle geçici (bazen de kalıcı) bir yapay bağırsak çıkışı oluşturulur.

Hangi kalın bağırsak hastalıklarında hangi ameliyatlar yapılır?
Aşağıdaki hastalıklarda cerrah, kalın bağırsak üzerinde ameliyatlar gerçekleştirir:
- Kolorektal tümörler ve anüs tümörleri: Tümörlerde, etkilenen bağırsak bölümü, geri kalan dokuya yeterli bir güvenlik mesafesi bırakılarak çıkarılır. Kanser erken teşhis edilirse, tedavi genellikle küratiftir, yani hasta iyileşir.
- Apandisit: Kör bağırsağın uzantısı olan apandisin iltihaplanması durumunda, kısaca apandisit olarak adlandırılan bu durumun tedavisi için apandis çıkarılır. Kişi apandisiz de sorunsuz bir şekilde yaşayabilir. Eskiden cerrahi olarak karın kesisi yoluyla yapılan apandisit ameliyatı, günümüzde genellikle laparoskopik (yani karın içi görüntüleme yoluyla) olarak gerçekleştirilmektedir. Ancak her iki durumda da genel anestezi gereklidir.
- Kronik iltihaplı bağırsak hastalıkları: Ülseratif kolit, Crohn hastalığı, enterit ve irritabl bağırsak sendromu: Bağırsaklardaki kronik iltihaplanmalar bağırsak kanserine yol açabilir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen kronik iltihaplı bağırsak hastalıklarında cerrahi olarak çıkarılması endikedir. Günümüzde ameliyat her zaman yapay bağırsak çıkışına yol açmaz ve sfinkter korunabilir veya yeniden oluşturulabilir. Laparoskopik rezeksiyon da mümkündür.
- Yabancı cisimler ve kalın bağırsak veya anüs yaralanmaları: Cerrahi olarak çıkarılmasıyla, perforasyon ve buna bağlı peritonit önlenir.
- Kronik kabızlık: Kabızlık, dışkı boşaltım bozukluğudur ve ağır vakalarda cerrahi tekniklerle tedavi edilir.
- Divertikül: Bağırsak duvarındaki çıkıntılar. Tıbbi terimle divertikülit olarak adlandırılan şiddetli iltihaplanmanın eşlik ettiği kronik şikayetlerde, etkilenen bölümün çıkarılması iyileştirici olabilir.
- Bağırsak polipleri: Bağırsak kanalına doğru çıkıntı yapan, bağırsak mukozasındaki iyi huylu büyümelerdir. Kolonoskopi sırasında bunların çıkarılması, bağırsak kanseri önleme tedbirleri arasında yer alır.
- Dışkı kaçırma: Dışkı kaçırma durumunda, dışkılamayı kontrol etmek mümkün değildir. Nedenleri arasında iltihaplanmalar, tümörler, pelvik taban veya sinir hastalıkları sayılabilir. Cerrahi tedavi, nedene göre belirlenir.
- Hemoroid: Anal kanala doğru çıkıntı yapan damar yapılarıdır. İltihaplanıp şiştiğinde dışkılamayı zorlaştırır ve ciddi ağrılara neden olabilirler. Ayrıca, perianal (yani dışkılama sırasında) kanamaların nedeni olmaları da nadir değildir. Hemoroid ameliyatındaki cerrahi tedavi, kanamayı durdurmaya veya hemoroidlerin çıkarılmasına odaklanır.
- Anal fistüller: Anal kanaldan dışarıya uzanan ve iltihaplanma sonucu oluşan kanallar veya kanal ağıdır. Tedavi, kesme, eksizyon veya drenaj şeklinde cerrahi müdahaledir.
- Anal fissürler: Anüs çevresindeki deri veya mukoza zarında oluşan yırtıklar. Kronik hastalık durumunda, anal fissür ameliyatı ile cerrahi olarak çıkarılması endikedir.
- Rektum prolapsusu: Rektum prolapsusu, rektumun dışarıya doğru sarkmasıdır. Rektum, açık cerrahi veya laparoskopik yöntemle kısmen rezeke edilir, geri yerleştirilir ve sabitlenir.
- Enfekte pilonidal sinüs: Kalça kıvrımında görülen, çok büyük ve ağrılı hale gelebilen kronik enflamatuar bir hastalıktır. Ayrıca sıklıkla pürülan akıntı ile seyreder ve nadiren kendiliğinden düzelir. Sonuç olarak, tercih edilen tedavi yöntemi cerrahi eksizyondur.
- Anorektal malformasyonlar: Kalın bağırsak ve rektum bölgesinde görülen doğuştan gelen malformasyonlardır; örneğin anal atresi. Bu durumda rektum ve anüs yetersiz gelişmiştir veya bağırsak çıkışı tamamen eksiktir. Ameliyatın amacı, malformasyona uğramış bağırsağı yeniden yapılandırmak ve bir bağırsak çıkışı oluşturmaktır. Ancak bu yeniden yapılandırma genellikle doğal duruma uymaz ve bağırsak çıkışı karın duvarının ön tarafında yer alır (buna yapay bağırsak çıkışı veya stoma denir).
Kalın bağırsak hastalıklarının tedavisinde hangi ameliyat yöntemleri vardır?
Kalın bağırsak cerrahisi, geleneksel veya minimal invaziv olarak gerçekleştirilir. Tedavinin seyri, müdahalenin türüne göre değişir. Genellikle genel anestezi gereklidir.
Hasta, ameliyattan birkaç saat önce hiçbir şey yememelidir. Ayrıca bağırsak temizliği de gereklidir. Çoğu durumda ameliyattan önce kolonoskopi (bağırsak endoskopisi) yapılır veya aynı gün gerçekleştirilir.
Kalın bağırsak ameliyatları ortalama olarak 15 dakika ile beş saat arasında sürer.
Kalın bağırsak cerrahisinde kullanılan yöntemler:
- Apandektomi: Apandektomi, apandisin (kör bağırsağın uzantısı) çıkarılmasıdır. Bu işlem geleneksel veya laparoskopik olarak gerçekleştirilir.
- Kolektomi ve proktokolektomi: Kolektomi, kalın bağırsağın geri dönüşümsüz olarak çıkarılması anlamına gelirken, proktokolektomide kalın bağırsak ve rektum rezeke edilir. Kalın bağırsağın tamamen çıkarılması durumunda, sfinkter kasının ve anüsün korunması her zaman mümkün olmayabilir ve yapay bir anüs oluşturulması gerekebilir.
- Hemikolektomi: Hemikolektomide cerrah, kalın bağırsağın sadece bir kısmını (Hemi = yarısı) çıkarır. Buna bağlı olarak, kalın bağırsağın yükselen sağ kısmı mı yoksa alçalan sol kısmı mı rezeke edildiğine bağlı olarak sağ taraflı veya sol taraflı hemikolektomi yapılır.
- Laparoskopik Kolektomi: Kalın bağırsağın çıkarılması laparoskopik yöntemlerle de gerçekleştirilebilir. Bu yöntemlerin kullanılıp kullanılmayacağı, bulgulara bağlıdır. Bu tekniğin avantajı, yapışıklık riskinin daha düşük olmasıdır.
- Kolostomi: Kolostomi, yapay bir bağırsak açıklığının oluşturulmasını ifade eder. Cerrah, bağırsağın ucunu karın duvarından dışarı çıkarır, deriye bağlar ve böylece dışkı akışını başka bir yöne yönlendirir.
Kalın bağırsak ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Kalın bağırsak ameliyatından sonra, özellikle büyük bölümler çıkarılmışsa, peltemsi ila sıvı kıvamında dışkı ve şişkinlik görülebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası bağırsağı yormayan bir beslenme önemlidir. Yulaf ezmesi, psyllium tohumu, buğday kepeği, patates veya muz gibi kabızlık yapıcı gıdalar, dışkı kıvamını sertleştirmeye yardımcı olabilir.
Ancak dışkı sıklığının tekrar normale dönmesi bir yıla kadar sürebilir. Bu nedenle şişkinliğe neden olan gıdalardan kalıcı olarak kaçınılmalıdır.
Ayrıca, su kaybını telafi etmek de önemlidir. Günde iki ila üç litre sıvıyı bitki çayı, siyah çay veya gazsız maden suyu şeklinde içmek en önemli öneriler arasındadır.
Kalın bağırsak ameliyatından sonra hangi komplikasyonlar ortaya çıkabilir ve prognoz nasıldır?
Rezekisyon uygulanan bir kalın bağırsak ameliyatından sonra, hasar görmüş ve muhtemelen yeniden birleştirilmiş bağırsak bölümlerinin iyileşmesi gerekir.
Vakaların yaklaşık yüzde 5’inde sızıntılar (tıbbi terimle “leke”) görülür. Bu sızıntılar nedeniyle bağırsak içeriği karın boşluğuna ulaşırsa periton iltihabı ortaya çıkar. Bu durumda yeniden ameliyat gerekir; aksi takdirde kan zehirlenmesi meydana gelir.
Başlangıçtan itibaren bağırsağın kötü iyileşme riski yüksekse, hastalıklı bağırsak kısımlarını ve dikiş yerlerini korumak amacıyla önlem olarak (proaktif olarak) yapay bir bağırsak çıkışı oluşturulmalıdır. Bununla birlikte, yapay bağırsak çıkışı (stoma) da enfekte olabilir, kötü iyileşebilir veya dikiş yerlerinde yırtılma görülebilir. Bu durumda stoma tekrar ameliyat edilmeli ve gerekirse yeniden oluşturulmalıdır.
Diğer bir komplikasyon olarak, komşu yapıların (örneğin idrar yolu, ince bağırsak veya sinirler) hasar görmesi söz konusu olabilir.
Her türlü ameliyatta ortaya çıkabilecek komplikasyonlar şunlardır:
- enfeksiyonlar,
- kanamalar veya
- anestezi ile ilgili sorunlar.
Kalın bağırsağın büyük bölümlerinin çıkarılması durumunda, sıvı ve tuz dengesinde kalıcı bozukluklar da ortaya çıkabilir.
Kalın bağırsak ameliyatları küratif (yani tamamen iyileştirici) olsa da, prognoz büyük ölçüde
- altta yatan hastalığa,
- genel sağlık durumuna,
- ameliyat yöntemine ve
- ameliyatın seyrine
bağlıdır.
Tıp yazarı hakkında
Prof. Dr. med. Susanne Regus
Tıp alanında uzman yazar
