İçeriğe geç
Leading Medicine Guide logosu

Hastalık · İç Hastalıkları Onkolojisi

Mide kanseri: Mide karsinomunun belirtileri, risk faktörleri ve iyileşme şansı

Makalenin yazarıLeading Medicine Guide editör ekibiICD-10: C16

Kısa özet — önce en önemlisi

Mide kanseri, genellikle mide mukozasının bez hücrelerinde gelişen, mideye özgü bir kötü huylu tümördür. Erken evrede hastalık sıklıkla herhangi bir belirti göstermez; bu nedenle mide kanseri çoğu zaman erken teşhis edilemez. Kesin tanı genellikle doku örneği alınarak yapılan endoskopik incelemeyle konur. İlk tercih edilen tedavi yöntemi, kemoterapi ve radyoterapi ile desteklenen midenin cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Mide kanseri, diğer adıyla mide karsinomu, midede görülen kötü huylu bir hastalıktır. Bu hastalık, midenin belirli hücrelerinin kötü huylu (malign) bir şekilde değişime uğrayıp kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkar.

Burada mide kanseri hakkında daha ayrıntılı bilgilerin yanı sıra, bu alanda uzmanlaşmış doktorlar ve merkezler hakkında seçilmiş bilgiler bulabilirsiniz.

Tanım: Mide kanseri nedir?

Mide tümörleri çoğu durumda mide mukozasında gelişir. Bu tümörlerin %95’i bez dokusundaki hücrelerden kaynaklanır. Tıp uzmanları, bez hücrelerinden kaynaklanan bu klasik mide karsinomlarını adenokarsinom olarak da adlandırır.

Ancak nadir durumlarda mide tümörleri, midenin diğer hücrelerinden, örneğin 

  • lenf dokusu hücrelerinden (MALT lenfomları) veya
  • mide duvarının kas veya bağ dokusundaki hücrelerden (sarkomlar veya gastrointestinal stromal tümörler (GIST)) kaynaklanabilir.

Midenin Anatomisi ve İşlevi

Mide, sindirim sisteminin bir parçası olan, tüp veya kese şeklinde bir içi boş organdır. Sol üst karın bölgesinde, diyaframın altında ve dalak ile karaciğer arasında yer alır. Üst ucunda yemek borusu (özofagus) mideye açılır. Alt ucunda ise mide, oniki parmak bağırsağına (duodenum) geçer.

Midenin görevi, alınan yiyecekleri kabul etmek ve ilk sindirim aşamalarını başlatmaktır. Mide suyu yardımıyla, gıda kütlesi bağırsakta sindirime devam edebilmesi için hazırlanır ve ardından porsiyonlar halinde oniki parmak bağırsağına aktarılır.

Mide beş farklı bölüme ayrılır. Bunlar şunlardır:

  • yemek borusu ağzı (kardia),
  • sol diyaframın altındaki mide kubbesi (Magenfundus),
  • mide gövdesi (Corpus),
  • mide çıkışından önceki bölüm (Antrum) ve
  • midenin duodenuma açılan çıkışındaki kapı kası (Pylorus), bu kas gıda yığınının bağırsağa geçişini kontrol eder.

İki ila üç milimetre kalınlığındaki mide duvarı dört tabakadan oluşur; bunlar

  • mide mukozası,
  • bir bağ dokusu tabakası,
  • bir kas tabakası ve
  • mideyi dıştan çevreleyen peritondan oluşur.

Die Speiseröhre und der Magen
İnsan vücudunda midenin konumu © peterschreiber.media | AdobeStock

Mide kanseri sıklığı

Robert Koch Enstitüsü verilerine göre, Almanya'da her yıl yaklaşık 17.000 kişi mide kanserine yakalanmaktadır. Erkeklerde mide kanseri, kadınlara göre biraz daha sık görülmektedir. Böylece mide kanseri, erkeklerde en sık görülen altıncı, kadınlarda ise sekizinci tümör hastalığıdır.

Genellikle ileri yaştaki kişiler bu hastalıktan etkilenmektedir. Erkeklerde ortalama hastalık başlangıç yaşı 69, kadınlarda ise 72'dir. Orta yaştaki kişilerde mide kanseri görülme sıklığı belirgin şekilde daha düşüktür. Genç yetişkinler ve çocuklar ise neredeyse hiç etkilenmez.

Almanya’da mide kanseri vakalarının sayısı 30 yılı aşkın bir süredir azalmaktadır. Ancak bu azalan vaka sayılarına rağmen, mide kanseri en sık görülen tümör kaynaklı ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni, mide kanserinin çoğunlukla geç teşhis edilmesidir.

Mide kanserinin nedenleri ve risk faktörleri

Mide kanserinin ortaya çıkmasına yol açan kesin nedenler ve ilişkiler henüz tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Ancak, kötü huylu bir mide tümörünün oluşumunu kolaylaştıran bazı risk faktörleri bilinmektedir. Bunlar arasında özellikle

  • bir dizi mide hastalığı,
  • belirli beslenme alışkanlıkları ve
  • genetik yatkınlık.

Mide kanserinin en önemli risk faktörü, midenin Helicobacter pylori bakterisiyle enfekte olmasıdır.

Mide hastalıkları

Mide kanseri riskini artıran mide hastalıkları arasında şunlar yer alır:

  • Helicobacter pylori bakterisinin neden olduğu mide mukozası iltihabı (gastrit),
  • tekrar tekrar ortaya çıkan ve iyileşmesi zor mide ülserleri,
  • adenomatöz mide polipleri ve
  • kronik atrofik otoimmün gastrit; bu, vücudun kendi savunma sisteminin hatalı çalışması (otoimmün hastalık) sonucu ortaya çıkan bir mide iltihabı türüdür.

Bunun yanı sıra, daha önce geçirilmiş mide ameliyatları da mide kanseri riskini artırabilir.

Beslenme alışkanlıkları

Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı da bu konuda rol oynar. Örneğin

  • aşırı tuzlu, salamura edilmiş, tütsülenmiş veya aşırı kızartılmış yiyeceklerin sık tüketimi,
  • taze sebze ve meyve tüketiminin az olması ve
  • aşırı alkol tüketimi ve
  • sigara içmek

mide kanserine yakalanma riskini artırır.

Genetik yatkınlık

Ailede mide kanseri vakalarının sık görülmesi durumunda, mide kanserine genetik yatkınlık söz konusudur. Birinci derece akrabalar, yani ebeveynler, çocuklar veya kardeşler arasında mide kanseri vakası varsa, kişinin kendi hastalık riski de artar.

Mide kanserinin belirtileri

Mide kanseri, erken evrede genellikle hiç belirti göstermez veya çok belirsiz şikayetlere neden olur. Bu nedenle mide kanseri genellikle geç teşhis edilir. Hastalığın başlangıcında ortaya çıkabilecek karakteristik olmayan belirtiler arasında şunlar yer alır

Bunun yanı sıra

  • üst karın bölgesinde baskı hissi,
  • ağız kokusu,
  • siyah renkli dışkı,
  • istenmeyen, şiddetli kilo kaybı,
  • hafifçe yükselmiş vücut ısısı,
  • gece terlemesi,
  • yutma güçlüğü,
  • anemi ve
  • belirli gıdalara, tipik olarak ete karşı ani bir isteksizlik,

mide kanserine işaret edebilir.

Mide Kanseri – Teşhis

Mide kanseri şüphesi varsa, tanıyı kesinleştirmek için çeşitli tetkikler gereklidir. İlk adımda, anamnez adı verilen süreç kapsamında hastanın tıbbi geçmişi alınır. Bu süreçte doktor, hastanın şikayetlerinin ayrıntılarının yanı sıra beslenme ve yaşam alışkanlıkları hakkında sorular sorar.

Bunu genellikle gastroskopi olarak da bilinen mide endoskopisi izler. Bu sayede doktor mideyi içeriden inceleyebilir ve mide mukozasındaki değişiklikleri tespit edebilir. Gastroskopi sırasında herhangi bir anormallik saptanırsa hemen bir doku örneği (biyopsi) alınır. Daha sonra bu örnek, laboratuvarda mikroskop altında incelenerek kötü huylu kanser hücreleri açısından doku incelemesi yapılır. Bu inceleme sırasında kötü huylu, anormal hücreler tespit edilirse “mide kanseri” tanısı konur.

Magenspiegelung
Mide endoskopisi böyle yapılır © bilderzwerg | AdobeStock

Teşhisin ardından doktorlar,

  • kanser hücrelerinin mide duvarına ne kadar derine nüfuz ettiğini ve
  • mide kanserinin mide dışına yayılıp yayılmadığını belirlemelidir.

Bunun için ek tetkikler gereklidir. Endoskopik ultrason (endosonografi) yardımıyla

  • tümörün mide duvarına nüfuz etme derinliği ve
  • bölgesel lenf düğümlerinde metastaz olup olmadığı belirlenir.

Diğer organlardaki tümör yayılımları, yani uzak metastazlar, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans tomografi (MRG) ile tespit edilebilir. Çoğu zaman bunlar karın boşluğunda ve göğüs kafesinde bulunur.

Karın boşluğundaki ince nodüler tümör yayılımı, laparoskopi ile araştırılır ve umarız ki dışlanabilir.

Mide Kanseri Tedavisi

Mide kanserinin tedavisi genellikle iç hastalıkları onkolojisi ve onkolojik cerrahi alanlarındaki uzmanlar tarafından gerçekleştirilir.

Bu uzmanların mide kanserinin tedavisi için çeşitli yöntemler mevcuttur; bunların arasında

Hangi tedavi yönteminin uygulanacağı, öncelikle hastalığın evresine göre belirlenir.

Mide kanserinin cerrahi tedavisi

Ameliyat, kanser tedavisinde en önemli seçeneklerden biridir. Aşağıdaki durumlarda ameliyat düşünülür:

  • mide tümörü tamamen çıkarılabiliyorsa ve
  • mide kanseri henüz diğer organlara yayılmamışsa.

Mide kanseri ameliyatının amacı, tümörü ve tüm kanser hücrelerini cerrahi olarak çıkarmaktır.

Ameliyatın kapsamı, mide tümörünün büyüklüğüne ve türüne bağlıdır. Bazı durumlarda tüm kanser hücrelerini ortadan kaldırmak için midenin tamamının, bazılarında ise sadece bir kısmının çıkarılması gerekir.

Ayrıca, çevresindeki bağ dokusu ve lenf düğümleri de hassas ve radikal bir şekilde çıkarılmalıdır (buna D2 lenf düğümü diseksiyonu denir). Cerrahın prognoz açısından belirleyici bir rolü vardır. Bu nedenle, yeterli vaka sayısı, eğitim ve deneyime sahip olması gerekir.

Mide Kanserinde Kemoterapi

Kemoterapi, hücre büyümesini engelleyen ilaçlar (sitostatikler) aracılığıyla kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlar. Mide kanserinde genellikle ameliyata destek olarak kullanılır. Tedavi planı kapsamında ameliyattan sonra uygulanırsa, adjuvan kemoterapi olarak da adlandırılır.

Lokal ve bölgesel olarak ilerlemiş mide kanserlerinde kemoterapi, neoadjuvan, yani ameliyattan önce de uygulanır. Bu durumda amaç, mide tümörünü küçültmek ve böylece ameliyatla daha kolay ya da hiç ameliyatla çıkarılabilir hale getirmektir.

Diğer organlarda metastazlar oluşmuşsa, iyileşme artık mümkün değildir. Bu durumda kemoterapi, yalnızca tümörün büyümesini belirli bir süre için yavaşlatmak ve şikayetleri hafifletmek amacıyla kullanılır.

Bu tür kanser tedavisi, palyatif kemoterapi olarak da adlandırılır.

Mide Kanserinde Radyoterapi

Mide kanserinde radyoterapi, aşağıdaki durumlarda değerlendirilir:

  • mide kanseri ameliyat edilemez durumdaysa ve/veya
  • tümör kemoterapiye yanıt vermiyorsa.

Radyoterapinin temel amacı, ağrıyı hafifletmek için mide tümörünü ve metastazları küçültmektir.

Mide kanseri uzmanlarını ayıran özellikler nelerdir?

Mide kanseri hastalarının tedavisi, mide kanseri uzmanlarının eline bırakılmalıdır. Tedavi, mide kanseri konusunda kapsamlı deneyime sahip hastanelerde gerçekleştirilmelidir.

Alman Kanser Derneği, bu onkoloji tedavi merkezlerini sertifikalandırır ve bu da mide kanseri hastalarının bakımında yüksek kaliteyi garanti eder.

Mide kanseri uzmanları, aşağıdaki alanlarda uzmanlaşmış hekimlerdir:

Bu uzmanlar, tümör konferanslarında hastalarının bireysel kanser vakalarını görüşürler. Bu süreçte, güncel kılavuz önerilerini dikkate alarak hastaya özel bir tedavi stratejisi geliştirirler.

Mide kanseri uzmanları, tüm tanı ve tedavi yöntemlerine son derece aşinadır. Bunu, ilgili vaka sayıları ve başarı raporlarıyla kanıtlayabilirler.

SSS

1. Mide kanserini tetikleyen faktörler nelerdir? Helicobacter bakterisi
enfeksiyonu en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilir. Epstein-Barr virüsü enfeksiyonu, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlık da mide kanserini tetikleyebilir. Özellikle 50 yaşın üzerindeki kişiler bu hastalıktan daha fazla etkilenir.

2. Mide kanseri tanısı nasıl konur? Fizik muayene ve tıbbi öykü alınmasının
ardından, tümörün konumunun değerlendirilmesi ve doku örneklerinin alınması amacıyla gastroskopi yapılır. BT ve MRG gibi görüntüleme yöntemleri, metastaz oluşup oluşmadığını gösterir.

3. Mide kanseri nasıl ameliyat edilir? Bulgulara
göre, tüm kanser hücrelerini ortadan kaldırmak amacıyla mide tamamen veya kısmen çıkarılır. İleri evre mide kanserinde ek olarak kemoterapi uygulanır; metastaz yapmış mide kanserinde ise palyatif tedavi ön plandadır.

4. Erken teşhis ve tedavi neden çok önemlidir?
Mide kanseri teşhisi ancak ilerlemiş bir aşamada konulursa, iyileşme şansı önemli ölçüde azalır. Bu nedenle Helicobacter pylori enfeksiyonu zamanında tedavi edilmeli ve risk altındaki hastalar düzenli olarak muayene edilmelidir.

Yazıyı paylaş

Tıbbi spektrum

Tıbben ilişkili konular

Hastalıklar, anatomi, tedavi, tanı ve ilgili tıbbi uzmanlık alanları hakkında ek bilgiler.